-
BIST 100
15923,58%-1,25
-
DOLAR
44,37% 0,06
-
EURO
51,36% 0,10
-
GRAM ALTIN
6344,74% -1,22
-
Ç. ALTIN
10600,10% -3,21
Sinsi İlerleyen Hipertansiyona Dikkat
Dünyada her sekiz kişiden birinin ölümünden sorumlu olan Hipertansiyon, ülkemizde hızla artış gösteriyor.
Dünyada her sekiz kişiden birinin ölümünden sorumlu olan Hipertansiyon, ülkemizde hızla artış gösteriyor. Konya Kızılay Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Sami Şahin, birçok insan hipertansiyon hastası olduğundan habersiz olduğunu belirterek önemli açıklamalarda bulundu.
En sık görülen kronik bir hastalık olan hipertansiyon, küresel bir halk sağlığı sorunu olarak hayatımızdaki yerini koruyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre dünyada on kişiden yaklaşık üçünün tansiyonunun yüksek olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda hastaların yüzde 50’si durumlarından tamamen habersiz; haberdar olanların bir kısmı ise herhangi bir şey yapmamaktadırlar. Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan Hipertansiyon hakkında Konya Kızılay Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Sami Şahin, önemli açıklamalarda bulundu.
Birçok insan hipertansiyon hastası olduğundan habersiz
Hipertansiyonun genel olarak sinsi bir hastalık olduğunu başta kalp, böbrek, beyin ve göz olmak üzere damarsal yapılar içeren organların tahribatta hedef olduğunu belirten Uzm. Dr. Sami Şahin, “Diyabet, sigara, obezite, yaş, aileden gelen hastalık hikayesi ve hareketsizlik ise hipertansiyonun risk faktörleri arasında. Günümüz şartlarında genel olarak büyük tansiyon 140 mmHg, küçük tansiyon 90 mmHg üzeri değerler hipertansiyon tanımına girmektedir. Toplumda hipertansiyon ortalaması genel olarak %15 ile %30 arasında değişmektedir. Erişkin toplumumuzda ortalama 1/3 birey tansiyonunu hiç ölçtürmemiş olup hipertansif olanların 60% kadarı durumun farkında değil, hipertansif olduğunu bilenlerin yarıdan fazlası tedavi almıyor, tedavi alanların ise çok azında hedef kan basıncı değerlerine ulaşılmış olması ülkemizde toplum sağlığının ne denli sağlıksız olduğunun acı bir göstergesidir” dedi.
Yüksek kan basıncının tespiti basit bir şekilde genel olarak koldan ölçüm yapan cihazlar daha sağlıklı bir şekilde ölçülebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Şahin, “Bu sayede kalp-damar hastalığı ve ilişkili olarak ölüm oranını azaltılabiliyor. Hipertansiyon beyin kanaması, göz içi kanama gibi ani olaylarla ilişkili olabilir. Ancak genel olarak sinsi bir hastalık olup diğer kalp-damar risk faktörleri ile beraber vücutta sinsi bir düşman gibi yavaş fakat ilerleyici tahribat oluşturur. Kalp, böbrek, beyin, göz ve diğer damarsal yapılar içeren organlar tahribatın oluştuğu başlıca hedef organlardır. Yüksek kan basıncının düşürülmesinin yararları, yapılan çok merkezli büyük klinik çalışmalar tarafından ortaya konmuştur. Kan basıncındaki küçük düşmelerin dahi hastalığın sıklığı-şiddeti ve ölüm oranlarını dramatik şekilde azalttığı tespit edilmiştir. Örneğin, küçük tansiyon kan basıncının 5-6 mmHg düşürülmesi 5 yıl içinde inme riskinde %38, koroner kalp hastalığı riskinde %16 azalma sağlamıştır” dedi.
Tuzdan fakir diyet ve fiziksel egzersizin önemi
Hipertansiyonun hafif durumlarda tuzdan fakir diyet ve fiziksel egzersiz ile kontrol altına alınabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Şahin, “İlaç tedavisi başlandığında da ömür boyu tedavi gerekir. Tuzlu yemek, ilacı düzenli kullanmama, fiziksel veya ruhsal stres durumları, çeşitli tansiyonu etkileyebilecek ilaçların kullanımı vs. ile kontrol altında olan tansiyonda ani yükselmeler olabilir. Özellikle gençlerde ve dirençli hipertansiyonu olanlarda ise şok hipertansiyon düşünülmeli ve altta yatabilecek tedavi edilebilir hipertansiyon nedenleri dışlanmalıdır. Şok hipertansiyon nedenleri arasında en sık böbrek hastalıkları ve böbrek damarı darlığı olmak üzere tiroid veya iç salgı bezlerinden kaynaklanan hormon eksiklikleri veya fazlalıkları (endokrinolojik hastalıklar), uyku apnesi gibi durumlar yer alır. Ayrıca, bazı zayıflama ilaçları, bazı doğum kontrol hapları, kokain, aşırı alkol alımı ve aşırı obezite diğer şok hipertansiyon nedenleri arasında yer alabileceği gibi hastada ani tansiyon yükselmelerinin veya tedaviye yanıt vermeyen dirençli hipertansiyonun nedeni de olabilirler” dedi.
Yemeğin tadına bakmadan tuz dökmek yok!
Hipertansiyon tedavisinde ilaç tedavisine ek olarak alınabilecek önemler olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Şahin, “Bu yöntemler; sigara içiminin bırakılması, zayıflama, tuz kısıtlaması, Besinlerle yeterli potasyum, kalsiyum ve magnezyum alınması (yeşil sebze, meyve tüketiminin arttırılması), doymuş yağlardan kaçınılması, alkol kısıtlaması, fizik aktivitenin arttırılması ve streslerin azaltılması olarak sıralanabilir” dedi. Obezitenin, hipertansiyon ve kalp-damar hastalığının görülme sıklığını giderek artan bir risk faktörü olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Şahin, “. Düzenli dinamik egzersiz kan basıncının, kan şekerinin kontrolünü, iyi kolesterolün yükselmesini sağlar. Ayrıca kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Bu nedenle ilaç niyetine mümkünse her gün hiç değilse haftanın çoğu günü 30-60 dakika hafif tempolu yürümeyi sağlıklı yaşam için tavsiye diyoruz. Total ve doymuş yağ içeriği az olan, meyve, sebze ve az yağlı süt ürünlerinden zengin bir diyet şeklinin uygulanması çok önemli. Diyetine ve yürüyüşüne dikkat eden bir hipertansiyon hastası olan birçok bireyde kan basıncı yaşam tarzı ile kontrol altına alınabilir. Hastalıkların varlığına göre ise yaşam tarzı önerileriyle beraber derhal gerekli ilaçlar reçete edilir. Yakın dönemde tamamlanmış olan bir çalışmanın verileri ülkemiz için oldukça çarpıcıdır; toplumumuzda ortalama tuz tüketimi 18 gr olup önerilen 6 g sınır değerinin çok çok üstündedir ayrıca erişkinlerimizin üçte biri hipertansif bulunmuş olup hipertansiyon hastalarının üçte biri durumun farkında değil, hipertansiyon olup tedavi alanlarda ise hedef kan basıncı değerleri ancak üçte bir oranındadır. Yemeğin tadına bakmadan tuz dökmeye devam edersek geleceğimiz pek iç açıcı olmayacak gibi. Tuz dışında tuz oranı yüksek hazır gıdalardan, zeytin, turşu gibi tuzlu yiyeceklerden de uzak durulması gerekir” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Anamur’un Sultanları Değil, Efeleri Tarih Yazıyor: Yücelen Anamurspor Play-Off Yolunda!
Anamur’da "Geleceğe Nefes" Seferberliği: Orman Haftası Coşkuyla Kutlandı
MHP Mersin Teşkilatından “Omurgasızlar” İfadesine Sert Tepki
Mersin'de 3 Günlük Elektrik Kesiliyor Anamur, Bozyazı ve Aydıncık İlk Sırada!
Yörünge Olmasaydı Güneş sistemimiz Ne Olurdu?
Bozyazı-Aydıncık Yolunda Heyelan: Kaya Kütleleri Aracın Üzerine Düştü!
Devlet Erkanı ve Vatandaş Bu Seferde Bayram İçin Kucaklaştı
Ramazan Bayramı Mesajları
AK Parti Anamur İlçe Teşkilatının Bayramlaşma Programına Yoğun Katılım
ANTSO Başkanı Mehmet Tuna’dan Ramazan Bayramı Mesajı
Başkan Denizden Ramazan Bayramı Mesajı
Kaymakam Kemal Duru’nun Ramazan Bayramı Mesajı
ANAMUR'DA ÇANAKKALE RUHU YENİDEN CANLANDI: ŞEHİTLERİMİZ DUALARLA ANILDI
Kaymakam Kemal Duru’dan 18 Mart Mesajı: "Çanakkale Ruhu Birliğimizin Teminatıdır"
MHP MERSİN MİLLETVEKİLİ DR. LEVENT UYSAL, RAMAZAN BAYRAMI’NI KUTLADI
Anamur’da Narkotikten Sokak Satıcılarına Darbe
HAKLARINIZ BİR RİCA DEĞİL, DEVLETİN ÖDEVİDİR VE DİLEKÇE VATANDAŞIN DEVLETE OLAN ARZIDIR
Mersin’de Jandarmadan Yasadışı Bahis Operasyonu: 13 Şüpheli Yakalandı
Jandarmadan Telefon Kaçakçılığı Operasyonu: 800 Bin Liralık Kaçak Telefon Ele Geçirildi
TOKİ İnşaatındaki Hırsızlık Olayına Jandarmadan Operasyon: 5 Şüpheli Yakalandı
Anamur Korucuk’ta Tarım Aracına Ayağını Kaptıran Çiftçi Yaralandı
Anamur’da Hafızlık Öğrencileri İftar Sofrasında Buluştu
Mersinli Kuyumcular Dünya Mücevher Sektörünün Dev Buluşmasında Yerini Alıyor
Büyükşehir’in “Yaşlı Destek Hizmetleri” Yaş Almışların Hayatına Dokunuyor
Anamur’da Şehit Aileleri İftar Sofrasında Bir Araya Geldi
Toptan Ahşap Askı: Mağazalar İçin Şık ve Dayanıklı Askı Çözümleri
ANAMUR ORMAN İŞLETME’DE SELAHATTİN YILDIRIM DÖNEMİ HIZLI BAŞLADI
Kuzeyhan Dubaiye Gidebilecek
90’lı Yıllar Neden Yeniden Trend Oldu? Sosyal Medyada Nostalji Rüzgârı
Doktorlara Göre Bağışıklığı Güçlendiren 5 Besin
Yükleniyor


