Madeni yağ ihracatının büyüme ivmesini koruyor olması, genellikle bir ülkenin ekonomik sağlığının ve uluslararası ticaretin bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu tür bir büyüme, birkaç faktörün bir araya gelmesiyle gerçekleşebilir: Ürün Kalitesi ve Çeşitliliği: Ülkenin madeni yağları yüksek kalitede ve çeşitli ise, uluslararası pazarda daha fazla talep görebilirler. Farklı kullanım alanları için uygun çeşitler sunmak, ihracatın artmasına katkı sağlar. Üretim Kapasitesi: Madeni yağlarını üreten ülkeler, yeterli üretim kapasitesine sahip olmalıdır. Düşük maliyetli ve etkili üretim, rekabetçi bir avantaj sağlayabilir. İhracat Pazarları: Ülkeler, madeni yağlarını ihraç etmek için çeşitli pazarlara odaklanmalıdır. Farklı coğrafi bölgelerdeki talepleri karşılamak, büyümeyi destekleyebilir. Ticaret Anlaşmaları: Ülkeler arası serbest ticaret anlaşmaları veya ticaret kolaylaştırıcı önlemler, ihracatı artırabilir. Düşük gümrük vergileri veya ticaret engellerinin kaldırılması, madeni yağların daha rekabetçi hale gelmesine yardımcı olabilir. Rekabetçi Fiyatlandırma: Madeni yağlarının rekabetçi bir fiyatlandırmaya sahip olması, diğer ülkelerle rekabet edebilirlik açısından önemlidir. Ülkenin Ekonomik Stabilitesi: İhracatın sürdürülebilir olması için ülkenin ekonomik istikrarının korunması önemlidir. Politik istikrarsızlık veya ekonomik dalgalanmalar, ihracatı olumsuz etkileyebilir. Madeni yağ ihracatındaki büyüme, ulusal ekonomik hedefleri destekleyebilir ve iş gücünün istihdamını artırabilir. Ancak bu büyüme, sürdürülebilir ve uzun vadeli olmalıdır. Ayrıca, çevresel ve sosyal sorumluluklar da göz önünde bulundurulmalıdır.Kimya ihracatının yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturan madeni yağ ihracatı büyümeivmesini koruyor. 2023 yılında yaşanan küresel sorunlara rağmen ihracatta kısmiyükseliş olduğunu kaydeden Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği(MAPESAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Koçak, ithal edilen ürünlere TSEzorunluluğu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) belli bir katılım payıödeme zorunluluğu getirilmesi ile haksız rekabetin ortadan kaldırılması gerektiğiniifade etti.Kimya içerisinde yer alan Madeni Yağlar ve Mineral Yakıtlar Sektörü ihracatı, 2022 yılındabir önceki yıla oranla yüzde 74 artışla 9,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Sektör, geçen yıl128 ülkeye ve 120 serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Sektörün, 2023 yılı Ocak-Temmuzdönemi ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 azalarak 3,9 milyar dolar olarakgerçekleşirken, 2023 yılında en fazla ihracat gerçekleştirilen ülkeler arasında ilk sıradaHollanda yer alırken, 2. sırada İspanya, 3. sırada Romanya, 4. sırada Lübnan, 5. sırada iseİtalya yer aldı.Madeni yağ ve petrol ürünleri ihracatında kısmi yükseliş olduğunu kaydeden Madeni Yağ vePetrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Koçak,ithalatta da hızlı artış olduğunu ve dünyanın birçok ülkesinden Türkiye'ye madeni yağgeldiğini belirtti. EPDK'ye bağlı bir sektör olduklarının altını çizen Koçak, Elbette bizimsektörde de lisans almayan, merdiven altı dediğimiz firmalar var. Bunlar haksız rekabetoluşturuyor. Bununla ilgili devletimiz gerekli denetlemeyi yapıyor ama halen lisans olmadanüretim yapan firmalar var. Haksız rekabetin ortadan kalkması bile sektörümüz için pozitif birgelişme. Biz haksız rekabet ortadan kalksın istiyoruz. Bize ekstradan bir şey vermeyin amaen azından şu haksız rekabet ortadan kalksın. İthal edilen ürünlere muhakkak TSEzorunluluğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) belli bir katılım payı ödemezorunluluğu getirilmesi şart. değerlendirmesinde bulundu.HEDEF DÜNYA PAZARINDAN DAHA FAZLA PAYBirçok sektörde kullanılan bir ürün olduğu için yıllık iş hacminin yaklaşık 5 milyar dolarolduğunu ifade eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB)Eski Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Koçak, “Sağladığımız katma değer daha fazla. Dünyadakimadeni yağ ihracatının 45 milyar dolar olduğunu düşünürsek bizim bunun içindenalabileceğimiz pay daha fazla. Şu an 1 milyar dolar civarında ihracatımız var.” dedi.2004 yılında EPDK'ye bağlandıktan sonra sektörün belli disiplininin olduğunu dile getirenKoçak, madeni yağ sektörünün on numara yağ olarak adlandıran ürünlerle anılmasına devletingerekli önlemleri sonrası sektörün hak ettiği yere geldiğini ifade etti.BASIN BÜLTENİMADENİ YAĞDA 'KATIK' SORUNUMadeni yağ sektöründe haksız rekabetten sonraki diğer bir sorunun katık olduğunu ve çokönemli katıkların özellikle Avrupa'dan ithal edildiğini ifade eden Koçak, Yağ üretimi aslındabir harmanlama. Madeni yağ içinde baz yağı var ve katık var. Katıkta her ne kadar bir kısımTürkiye'de üretilse de birçoğu Avrupa'dan geliyor. Yani katığın da Türkiye'de üretilmesi içindevletimizin ön ayak olması lazım. Çünkü katık üretmek çok maliyetli bir şey. Türkiye'deözel sektörün katık işine girmesi maliyetinden dolayı biraz zor gözüküyor. Belki özel sektördevlet iş birliğiyle katık üretimine bir yatırım yapabilir. Artık kendi uçağımızı, kendigemimizi, kendi helikopterimizi üretiyorsak kendi yağımızla birlikte o yağın komponentlerinide üretmemiz lazım. Yani işin kilit noktası katık. ifadelerini kullandı.Tayfun Koçak Türkiye'de yaklaşık 130 madeni yağ üreticisi firmanın olduğu bilgisinipaylaştı.İHA'LARDA YERLİ VE MİLLİ YAĞ KULLANILIYORMadeni yağı katma değeri yüksek yapan faktörlerin başında yerli üretimin olduğuna dikkatçeken Koçak, İnsansız hava aracı, helikopter veya makineli tüfek vb. Türkiye'deüretebiliyorsanız artık o ürün tamamen yerli ve milli olmuş oluyor. Madeni yağ sektörü olaraküzerimize düşen görev devletle iş birliği yaparak o yağları üretmek. Biz bunu becerdik,yaptık. Eksiklerimizi, noksanlıklarımızı hızlıca kapattık, kapatıyoruz. Şu anda firmam olaraksöyleyebilirim ki insansız hava araçlarının onaylanmış yağ firmasıyız ve bu alada tekfirmayız. Yani savunma sanayinde Türkiye'nin geldiği noktada her sektör üzerine düşengörevi yapıyor. Biz de kendi üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Az yağ kullanılıyor ama onuda biz üretebiliyoruz. Yani dışa bağımlı olmadığınız zaman yerlilik sağlamış oluyor. dedi.Türkiye'nin coğrafi konumundan dolayı madeni yağ üssü olabilecek bir ülke konumundaolduğunu belirten Koçak, Madeni yağ sektörü olarak da biz dünyada ham madde fasonüretim merkezi olabiliriz. Bu yağı Türkiye'de ürettiren birçok marka var, gelmeyi düşünenlervar, ülkemizden de civar ülkelere ihracat yapmayı düşünenler var. Onun için bizim bu fırsatıkaçırmamamız lazım. Bununla ilgili devletimizin de desteğiyle Türkiye'yi madeni yağ üssühaline getirebiliriz. dedi.MARKA OLMANIN ŞARTI KALİTELİ ÜRETİMKoçak Petrol olarak yaklaşık 35 yıldır madeni yağ sektöründe olduklarını belirten TayfunKoçak, Madeni yağ sektörüyle ilgili madeni yağ, gres, antifriz, oto bakım ürünleri üreten birfirmayız.” dedi. Savunma sanayiinin yağlarını tedarik eden Koçak Petrol, Milli SavunmaBakanlığı, Devlet Demir Yolları gibi önemli kurumlarla çalışıyor. İHA’ların da onaylıtedarikçisi olduklarını, bir çok önemli kuruluşla da görüşme halinde olduklarını belirtenKoçak, çalıştığımız kurumlar arasında Millî Savunma Bakanlığı, Devlet Demiryolları veMakine Kimya Endüstrisi’nin de olduğunu belirtti.Madeni yağda marka algısının dünya genelinde oturmasını hedeflediklerinin altını çizenKoçak, dünyada bir marka olmak için kaliteli üretimin yapılması gerektiğini söyledi.