-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,46% 0,28
-
EURO
51,25% 0,03
-
GRAM ALTIN
6454,94% 3,35
-
Ç. ALTIN
10535,37% -0,74
“İlk haftalarda deprem anını tekrar yaşamak doğal bir tepki"
Felaketlerden sonra aşırı korku, çaresizlik, dehşete düşme, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama, suçluluk, iştah sorunları, deprem anını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetmenin doğal olduğunu söyleye
Felaketlerden sonra aşırı korku, çaresizlik, dehşete düşme, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama, suçluluk, iştah sorunları, deprem anını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetmenin doğal olduğunu söyleyen Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Travmaya maruz kalan çoğu kişi için bu tepkiler çoğunlukla olaydan sonraki ilk haftalarda ortadan kalkacaktır. Bu süreçte pek çok kişi, bir tedaviye ya da müdahaleye gerek kalmadan doğal bir şekilde olay öncesi haline dönebilir. Doğal uyum sürecine saygı göstermek gerekir. İlk günlerde öncelikle temel ihtiyaçlar sağlanmalıdır” dedi.
Deprem gibi doğal afetlerin bireyi, aileyi ve toplumu etkileyen acı verici olaylar olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, böylesine acı olayların fiziksel olarak maruz kalanlar kadar izleyici olarak maruz kalanlarda da benzer etkiler yaratabileceğini söyledi.
Her bireyin bu üzüntü verici olaylar karşısında maruz kaldığı olayın büyüklüğüne, kendi kültürüne, geçmiş deneyimlerine, daha önce benzer travmatik olayları yaşayıp yaşamadığına, yaşı ve daha pek çok kişisel değişkene bağlı olarak farklı tepkiler verebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, önerilerde bulundu.
AŞIRI KORKU VE ÇARESİZLİK HİSSEDİLMESİ NORMAL
Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, yaşanan travmanın ardından akut dönemde ortaya çıkabilecek olağan ve bazı rahatsız edici tepkileri şöyle sıraladı:
“Aşırı korku, çaresizlik ve dehşete düşme hisleri, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama suçluluk, iştah sorunları, olayı tekrar tekrar anlatma ya da olayla ilgili konuşmayı istememe, deprem olayını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetme, deprem olayını hatırlatan yerlerden ya da durumlardan kaçınmak, Uykusuzluk, sinirlilik, çabuk öfkelenme, aşırı irkilme, çarpıntı, titreme, nefes almakta zorluk gibi aşırı gerginlik belirtilerini yaşamak.”Travmaya maruz kalan çoğu kişi için bu tepkilerin çoğunlukla olaydan sonraki ilk haftalarda zamanla ortadan kalktığının altını çizen Uzm. Dr. Kantekin, “Bu süreçte pek çok kişide bir tedaviye ya da müdahaleye gerek kalmadan doğal bir şekilde olay öncesi haline dönebilir. Doğal uyum sürecine saygı göstermek gerekir. İlk günlerde öncelikli olarak temel ihtiyaçlar sağlanmalıdır” diye konuştu.
DUYGULARINIZI BASTIRMAYA ÇALIŞMAYIN
Uzm. Dr. Kantekin, depremi bizzat yaşayan ya da tanık olan kişilere kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak şu önerilerde bulundu:
“Duygularınızı, üzüntünüzü bastırmaya çalışmayın. Çevrenizdeki insanlarla paylaşmaya çalışın. İlk günlerde uykusuzluk, çarpıntı, iç sıkıntısı gibi çeşitli kaygı belirtileri olabilir. Bu nedenle sakinleştirici, yatıştırıcı ilaç ya da alkol almayın, uykunuz günler içinde düzelecektir. Çok yoğun endişe hissediyorsanız, nefes ve gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz. Ancak bu yakınmalar bir iki hafta içinde azalmıyorsa, yaşamını güçleştiriyorsa, baş etmekte zorlanıyorsanız ruh sağlığı uzmanına başvurmalısınız. Bu süreçte kendinize kayıplarınız için yas tutma ve üzülmeye izin verin, bu en doğal hakkınızdır. Daha iyi hissetmek için biraz zamana ihtiyacınız olacaktır. Duygularınızla inişler çıkışlar olabilir. Bilin ki, yalnız değilsiniz, yaşadıklarınızın deneyimleyen herkes sizinle benzer duygular yaşıyor.”AİLENİN TEPKİLERİNE HAZIRLIKLI OLUN
Yakın akrabaların ilk tepkileri hissizlik, şok veya inanmama olabileceğini; sonrasında bu tepkilerin inkâr, öfke veya acı, suçlama, üzüntü ve suçluluk hissi gibi duygu ve davranışlara dönüşebileceğini belirten Uzm. Dr. Kantekin, “Aile üyelerinin duygusal tepkilerini yorumlamaktan, eleştirmekten ve söyleyebileceklerine karşı savunmaya geçmekten kaçının. Yakın akrabaya dokunmak ve sarılmak uygun olabilir, fakat onların rahatı veya rahatsızlığı konusunda uyanık olun, kültür, yaş ve cinsiyet farklarına saygılı olun. Yakın akrabanın özel odanın güvenli ortamında bu haberi sindirmesine izin verin” dedi.
‘GÜÇLÜ OLMALISIN’ GİBİ SÖZLERDEN KAÇININ
Yas sürecinde olan kişilere yaklaşırken de dikkatli olunması gerektiğini işaret eden Uzm. Dr. Kantekin, acıyı azaltmak için kişilere söylenen ‘Güçlü olmalısın’, ‘Hayat devam ediyor’, ‘Yakında geçecek, bitecek’, ‘Çocukların için ayakta kalmalısın’ gibi klişe sözlerden kaçınılması gerektiğini belirterek bunun yerine yaşanan duyguları içtenlikle anlamaya ve paylaşmaya çalışılması önerisinde bulundu.
HERKESİN BAŞA ÇIKMA YOLU FARKLIDIR
Kişilerin bu süreçte beden bakımlarına özen göstermeye çalışarak daha önce kendilerini rahatlatan şeyler neyse onları yapmaya çalışmalarının da etkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Kantekin, “Herkesin farklı ihtiyaç ve baş etme tepkileri vardır. Kimisi dua etme, meditasyon yapma, yürüyüş yapma gibi başa çıkma yollarına ihtiyaç duyarken; bir başkası sohbet etme yakınlarıyla bir arada olma ihtiyacı içinde olabilir. Hepsi kabul edilebilir, hepsi normaldir” dedi.
YANLIŞ BİLGİLENDİRMELERE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI
Yas sürecindeki kişileri zamanla olumlu etkileri dikkate alınarak çalışma yaşamına yönlendirmek, öğrencileri okula devam etmeleri için desteklemek, çalışmayanları, yaşlıları ve ev kadınlarını yeni ilgi ve uğraşı alanları bulmaları için teşvik etmenin de faydalı olabileceğini sözlerine ekleyen Uzm. Dr. Kantekin, “Afet ve travmalardan sonra insanlar bir suçlu arama eğiliminde olabilirler. Söylentilere, tek bir kişi ya da grup sebebiyle bu kişileri günah keçisi haline getirecek haberler ve dedikodulara karşı dikkatli olun. Bu tür basit dedikodulardan doğaüstü açıklamalara kadar geniş bir yelpazede olan bu söylentiler toplumsal bölünmelere neden olabilmektedir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı
Anamur’da Nevruz Ateşi Birlik ve Beraberlik İçin Yandı
Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Arşivi Yapay Zeka ile Dijital Dünyaya Taşınıyor
Anamur’un Sultanları Değil, Efeleri Tarih Yazıyor: Yücelen Anamurspor Play-Off Yolunda!
Anamur’da "Geleceğe Nefes" Seferberliği: Orman Haftası Coşkuyla Kutlandı
MHP Mersin Teşkilatından “Omurgasızlar” İfadesine Sert Tepki
Mersin'de 3 Günlük Elektrik Kesiliyor Anamur, Bozyazı ve Aydıncık İlk Sırada!
Yörünge Olmasaydı Güneş sistemimiz Ne Olurdu?
Bozyazı-Aydıncık Yolunda Heyelan: Kaya Kütleleri Aracın Üzerine Düştü!
Devlet Erkanı ve Vatandaş Bu Seferde Bayram İçin Kucaklaştı
Ramazan Bayramı Mesajları
AK Parti Anamur İlçe Teşkilatının Bayramlaşma Programına Yoğun Katılım
ANTSO Başkanı Mehmet Tuna’dan Ramazan Bayramı Mesajı
Başkan Denizden Ramazan Bayramı Mesajı
Kaymakam Kemal Duru’nun Ramazan Bayramı Mesajı
ANAMUR'DA ÇANAKKALE RUHU YENİDEN CANLANDI: ŞEHİTLERİMİZ DUALARLA ANILDI
Kaymakam Kemal Duru’dan 18 Mart Mesajı: "Çanakkale Ruhu Birliğimizin Teminatıdır"
MHP MERSİN MİLLETVEKİLİ DR. LEVENT UYSAL, RAMAZAN BAYRAMI’NI KUTLADI
Anamur’da Narkotikten Sokak Satıcılarına Darbe
HAKLARINIZ BİR RİCA DEĞİL, DEVLETİN ÖDEVİDİR VE DİLEKÇE VATANDAŞIN DEVLETE OLAN ARZIDIR
Mersin’de Jandarmadan Yasadışı Bahis Operasyonu: 13 Şüpheli Yakalandı
Jandarmadan Telefon Kaçakçılığı Operasyonu: 800 Bin Liralık Kaçak Telefon Ele Geçirildi
TOKİ İnşaatındaki Hırsızlık Olayına Jandarmadan Operasyon: 5 Şüpheli Yakalandı
Anamur Korucuk’ta Tarım Aracına Ayağını Kaptıran Çiftçi Yaralandı
Anamur’da Hafızlık Öğrencileri İftar Sofrasında Buluştu
Mersinli Kuyumcular Dünya Mücevher Sektörünün Dev Buluşmasında Yerini Alıyor
Büyükşehir’in “Yaşlı Destek Hizmetleri” Yaş Almışların Hayatına Dokunuyor
Anamur’da Şehit Aileleri İftar Sofrasında Bir Araya Geldi
Toptan Ahşap Askı: Mağazalar İçin Şık ve Dayanıklı Askı Çözümleri
ANAMUR ORMAN İŞLETME’DE SELAHATTİN YILDIRIM DÖNEMİ HIZLI BAŞLADI
Kuzeyhan Dubaiye Gidebilecek
Yükleniyor

