YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARİHTEN BİR ÖRNEK
YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARİHTEN BİR ÖRNEK
Tarih: 1.2.2015 15:04:04 / 970okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARİHTEN BİR ÖRNEK

Son  günlerde Ulusal ve Mahalli basında, medya kuruluşlarında YARGI ve YARGIǒlardan sıkça söz edilmeye başlanmıştır.

Özellikle YARGI BAĞIMSIZLIĞI ile ilgili yayın yapan basınımız ÖZGÜR BASIN ve  YANDAŞ BASIN diye 2’ye ayrılmış durumda…

Paralel yapı tutuklamaları sebebiyle Hakimler ve Savcılarımız mercek altında…

Son günlerde meydana gelen tutuklamalar,salıverilmeler hepimizin gözü önünde ceryan etmiştir.

Ben biraz tarihin derinliklerine giderek bazı okuyucularımın da isteği üzerine Osmanlılarda Yargılama konusunu anlatmaya çalışacağım:

Osmanlı Devletinde yargı denince akla ilk önce Hakim’ler gelirdi.

Yargılama görevini yürüten asıl memurlara da Hakim denirdi.

Hakim’in her yönüyle güvenilir olması, görevini yaparken maddi ve manevi baskılardan uzak olması gerekirdi.

Yargılamada ikinci derecede görev alan kişilerin başında Naib’ler gelirdi.

Sözlükte Naib; Bir kişinin yerini tutan ve yokluğunda işlerini yürüten kimse anlamına gelir.

Naib’ler;Hakim’in yerine görev yapan kimselerdi.

Osmanlılarda bir de Toplu Hakim Sistemi vardı; Kazaskerler, Kassâm-ı umûmî, İstanbul kadısı, yardımcısı, Mekke ve Medine kadıları ve müşavirler bu sistemin içerisindeydi.

Osmanlıların adaleti o kadar güçlü idi ki; bütün Hıristiyanlar o dönemlerde Osmanlıların egemenliği altına girebilmek için adeta birbirleriyle yarış etmişlerdi.

Bir örnek vermek gerekirse; Ukrayna’da yaşayan Normanlar Rusların baskısından o kadar bıkmışlardı ki kiliselerinin defterine şöyle yazmışlardı: "Ya Rabbi. Osmanlı’nın gücünü kuvvetini artır ki, gelip bizi de kurtarsın... Bize din hürriyeti versin... Can ve mal emniyetimizi sağlasın. Amîn..."

Normanlar; 1800 yıllarında Rus zulmünden Amerika’ya kaçmışlar ve yanlarında bu kilise defterini de götürmüşlerdi.

Bu gün bu defter adı geçen sayfa açılmış olarak Amerika’nın Utan bölgesindeki bir Norman kilisesinde teşhir edilmektedir.

"Yargı" örneğine geçmeden önce bu yargılamayı yapan, yargılanacak olan Padişah Fatih Sultan Mehmet’i mahkemeye çağıran “İstanbul Kadısı" hakkında da bilgi verelim.

Bu "Kadı" nın adı Hızır Çelebi’ydi.

Hızır Çelebi;1407 senesinde doğmuş 1453 senesinde İstanbul’da vefat etmişti.

Ülkenin ünlü alimlerindendi.

Fatih Sultan Mehmet’in padişahlığının ilk yıllarında Arabistan’dan gelen bir âlimin ilim ve fen konusunda sorduğu sorulara cevap veremeyen âlimlere kızan Fatih: "Ülkemde bu adama cevap verecek bir ilim adamımız yok mudur?" diye kükremiş kendisine o dönemde Sivrihisar medresesinde görev yapan Hızır Çelebi tavsiye edilmişti.

Hızır Çelebi’nin Arabistan’dan gelen ilim adamına verdiği mantıklı cevaplar ve Hızır Çelebi’nin sorduğu sorulara âlimin cevap veremeyişi Fatih’in çok hoşuna gitmiş ve kendisini İstanbul’un Fethinden sonra İstanbul Kadısı ve Belediye Başkanı yapmıştı.

Hızır Çelebi, İstanbul Kadısı ve Belediye Başkanı olarak göreve başladıktan bir müddet sonra bir Hıristiyan mimar gelmiş ve Fatih Sultan Mehmet’ten şikayetçi olduğunu söylemişti.

Şikayetin konusu şuydu: Fatih Sultan Mehmet Han Ayasofya’dan daha yüksek kubbeye ve daha üstün mimari hususiyetlere sahip bir cami yaptırmak istemiş, Hıristiyan mimar inşaatın yapımını üslenmişti.

Ancak, Hıristiyan oluşu nedeniyle Ayasofya’dan daha yüksek kubbesi olan bir cami yapmak istememiş ve Mısır’dan getirilen mermer sütunların uçlarını kestirmişti.

Fatih sütunların kasıtlı olarak kestirildiğini öğrenince çok kızmış ve mimarın elinin kesilmesini emretmişti.

Eli kesilen mimar Osmanlı’nın adaletini ölçmek için devrin "Kadı", "Hakim"i olan Hızır Çelebi’ye müracaat ederek şikayette bulunmuştu.

Hızır Çelebi olayı incelemiş ve şahitlerle birlikte Fatih Sultan Mehmet’i mahkemeye celp etmişti.

Fatih baş köşeye oturmak için yönelmiş fakat Hızır Çelebi: "Oturma Begüm!..." hasmınla yüzleşmek üzere, mahkeme huzurunda ayakta dur" demişti.

Fatih’i ayakta bekletmişti.

Mahkeme sonunda Hıristiyan Mimar haklı bulunmuş ve Fatih’in elinin kesilmesine karar verilmişti.

Hıristiyan mimar bu adil karar karşısında gözyaşlarını tutamamış, şahadet getirerek Müslüman olmuştu.

Fatih Sultan Mehmet Han da ölünceye kadar mimarın iki çocuğu ve hanımıyla birlikte bütün maişetini şahsi servetinden vererek rahat yaşamasını sağlamıştı.

Mimar, hanımı ve çocuklarıyla birlikte İslamiyet’in yayılması için ölünceye kadar gayret etmişti.

Birkaç gün sonra Hızır Çelebi’yi ziyarete giden Fatih kılıcını göstererek: "Eğer bana bir suçlu gibi değil de bir Padişah gibi muamele etseydin seni şu kılıcımla parçalardım’’ demişti.

Hızır Çelebi de paltosunun İki eteğinin altındaki 2 adet aslanı göstererek: " Eğer padişahlığına güvenip, dinin emri olan hükmüne karşı gelseydin seni bu aslanlara parçalatacaktım" demişti.

İşte Osmanlılarda yargılama usulleri ve Osmanlılar’dan bir yargı örneği...

Hoşça kalınız.

gazimert333@gmail.com 

 

Anahtar Kelimeler: YARGI, BAĞIMSIZLIĞI, VE, TARİHTEN, BİR, ÖRNEK
Yazarın Diğer Yazıları
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4625
EURO
6.1622
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12