YAĞMUR DAMLASI
Tarih: 28.7.2018 07:11:37 / 238okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Toros dağlarının eteğindeki köy evlerinden bir ev..
Evin çatısı toprakla örtülü, elektrik yok. Tahtadan yapılmış tahtalık ismi verilen balkonlu ev..
İki oda, derme çatma toprak damlı binanın dışında yapılmış, aralarından dışarısı görülebilen tahtalarla çevrilmiş yerde, sözüm ona banyolu ev..
Çatısı yağmur yağdığında sıklıkla akan, sert bir ağaç gövdesinden kesilmiş silindir şeklindeki yuvaklarla, toprak damın akmasını önlemek için yuvanan ev..

Bahsettiğim bu evde, Ayşe nene ve Mehmet amca 50 yıl birlikte yaşamaktadırlar. Evde bayramlarda gelebilecek çocuklarını bekleyerek günlerini geçiriyorlar. Kasabaya 50 kilometre ve bir derenin dibinde evleri. Derenin kenarında taş duvarla yapılmış toprak ev 800-900 metre yükseklikteki iki dağın arasında.. Kuş konmaz kervan geçmez bir yer. Arazi belki yüzde 80 meyilli. Evden/dereden 500 metre yukarıda orman yolu bulunmakta. Bu yoldan günlerce araba geçer mi diye evin tahtalık denen kısmından her gün yolu gözetler dururlar. Yol uzak, pelit (meşe), sakızlak (melengiç), tespih ağacı ve çam ağaçları arasında olduğu için geçen eşekli veya yaya insanları ve arabaları görmeleri zor.. Her şeye rağmen onların işi her gün o yolu gözetmek. Yol üzerindeki bahçeleri önünde yolda duran birilerinin kendilerine gelebileceği düşüncesiyle ya da uzaktaki çocuklarından birinin gelebileceğinin hesabını yaptıklarından gözlerini bu yoldan hiç ayırmazlar.

Ayşe nenenin beş yüz metre yukarıdaki bahçesinde bahçe sulama havuzu var. Havuza akan su sicim kadar ince.  Ayşe nene, üç günde dolabilen havuzu, birkaç adet, yüz- iki yüz metrekarelik mandal denen yerlerdeki patlıcan, biber, domates. vb. ekilmiş alanları sulamak için rampalı yolu yaşına bakmadan hızlı bir şekilde koşa koşa gidip salar. Bu rampalı yolu çıkana kadar nurlu güzel yüzü kıpkırmızı geçer ve nefes almadan havuzdaki su ile bahçeyi sular. Mandalların duvar başlarında erik, ayva, elma, asma, incir/bodrum inciri ve özellikle nar ağaçları da var. Meyvelerin olgunlaşmış olanlarından, hayıt ağacından ya da pelitten örülmüş sepetlere toplar ve keçi kılından örülmüş iple sırtına yüklenip çıktığı yokuşu hızlı bir şekilde derenin içindeki evine geri döner.

Bodrum incirini evin damı üzerine, dağdan toplanmış özel otların(borcak) üzerine incir olduğu gibi veya açılarak kakaç dediğimiz şekliyle kurutmaya bırakılır. Kakaç dediğimiz incirler pekmezle bakır tencerede kaynatılarak heleş(reçel) yapılır.

Ayşe nene, Enişbükü´nde yaşayan Ümmühan ile evli olan Osman Goca´nın dört kızından biri. Ümmühan bir düğünde, kaza kurşunu sonucu mudur yoksa kastlı olarak mıdır vurulur ve kırk gün yaşadıktan sonra ölür.  Osman dede de dört kızının üstüne Eşşe ile evlenir. Üvey ana kızlara eziyet eder iyi davranmaz. Yani köylerde söylenme şekliyle, analık değil üvey analık yapar. 14 yaşındaki Ayşe, 15 yaşındaki komşusunun oğlu Mehmet ile nişanlanır. Nişanlanmadan önce dağda birlikte davar otlatırlardı(güderlerdi). Hatta yukarıda bahsettiğim heleşten azıkları olur ve iki farklı heleşi karıştırıp beraber yerler iken, nişanlanma olayı olunca beraber olamaz olurlar. Örf adet gereği nişanlı olanların beraber olması yanlıştır. Ve dağdaki çamlar arasında davarları otlatırken, çamların arkasına saklanarak birbirlerini izlerlermiş.

Üvey ananın baskısı ve yüklenmesi sonucu Ayşe ile Mehmet kaçarak evlenirler. Ve Mehmet Hasanbükü´nde yerleşmiştir. Mehmet´in babası Kurtuluş Savaşı´nda ölmüş, anası ve kardeşleriyle birlikte yaşayan en küçükleridir. İki ablası ve üç abisi evlenip ayrı ev kurmuşlardır. Mehmet anası ile birlikte 15 yaşında evlenip geçimle baş başa kalmıştır. Hasanbükü derenin tam içinde ve iki tarafı denize paralel dağlardan oluşmakta. İki dağ sırası arasında vadi şeklinde bir yer. Sabahları güneşin çok geç doğduğu, akşamları da mevsimine göre saat 3´ten sonra güneşin battığı bir yer. Yukarı baktığında gökyüzünden başka, dağın yamaçlarında yerleşmiş, Akdeniz maki bitki topluluğundan başka bir şey görülmeyen yer. İnsanın yürüyerek zorlandığı, ancak keçilerin yürüyebileceği, ama onlar için bulunmaz bir yer.

Haytalarının 50 yılını burada/Hasanbükü´nde geçirmişler ve vatanın bir başka yerine gönderdikleri çocuklarını ya da bir başka yakınlarını bekleyip, yukarıdaki Havtçağız dedikleri bahçelerinin yanındaki yolu, pencerelerden gözetlerken Mehmet amca, yağmurun çiselemesi sonucu hayat arkadaşı Ayşe neneye; okudukları ve duydukları yağmurla ilgili şu bilgileri vererek sohbet ederler.

“Yağmur hayattır. Yağmuru çok seviyoruz ve sevmeliyiz. Yağmur damlalarının yüzümüze dokunması durumunda hepimiz hoş oluruz. Ve birçok kişi hafif hafif yağmur yağdığında, saatlerce yağmur altında yürümeyi ister. Bak penceremize; tıp tıp damlaların pencerede çıkardıkları ses yalnızlığımızı bize unutturuyor. Bak, çıkardıkları ses ne güzel. Yağmur sesini herkes dinlemek ister. Sanırım su sesinden daha rahat ve rahatlatıcı, daha huzur verici bir ses yoktur. Ve gökten düşen yağmur damlalarının seyri bir başkadır. Bir efsane gibidir. İşte böylece yağmur damlaları hayatımıza hoş değerler taşır. Şunu da iyi bilelim ki; yağmur damlaları ve yağmur hoş değerlerin de üstünde bir yerdedir bizler için. Yağmur/su olmazsa olmaz, hayat ve memat meselesi olan bir mevkidedir/konumdadır. Suyun olmayışı, hayatı imkansız kılan bir durumdur.

Bizim için bu kadar önemli olan suyun/yağmurun hikayesi ilginçtir. Bizim yüzümüze döküldüğü/dokunduğu zaman çok hoşlandığımız damlacıklar, çok büyük bir kütlenin parçalarıdırlar. Bu damlacıklar rahmet haline büründürülüp bize/yeryüzüne öyle sunulmaktadır” diyerek Mehmet amca Ayşe nene ile sohbet ederek dakikalarını, çiseleyen yağmuru izleyerek geçirirler.

Hayatımız için çok önemli olan su nasıl oluşur? Her yıl okyanuslardan milyonlarca metreküp su buharlaşır, bu buharla bulut haline dönüşür ve bu bulutlar rüzgarlar vasıtasıyla kara parçalarının üzerine taşınır. Ve hava şartları oluşunca yağmur yağar. Yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır. Su ister tuzlu denizlerden, ister göllerden ya da çamurlu bataklıklardan buharlaşmış olsun, yanında başka hiçbir yabancı madde taşımaz, dupduru ve tertemiz bir şekilde yere yağmur olarak iner. Yağmur suyu temiz ve tatlıdır. Şöyle de diyebiliriz; su, insanlar için özel olarak tertemiz kılınmış, arındırılmış bir sıvıdır. Yağmur damlaları düşerken çok hızlı değildirler. Ve hızlanarak düşmezler. Eğer yağmur damlaları hızlanarak düşmüş olsaydı, her yağmur yağdığında yeryüzü büyük bir felaketle karşı karşıya kalırdı.

Tüm bu bilgilere göre, Evrendeki her şey, tamı tamamına insanoğlu için, insanın hayatını olumlu etkileyecek ve hayatına faydalı olacak şekilde programlanmış. Bu projeyi ve üstün tasarımı yapan, insana bu kadar değer veren Yaratıcımıza tüm yağmur damlaları adedince şükür/teşekkür etmeliyiz.
Hoş kalın. Temmuz 2018, Ankara. İsmet Kadıoğlu.

Anahtar Kelimeler: YAĞMUR, DAMLASI
Yazarın Diğer Yazıları
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.6481
EURO
6.5039
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12