SURİYELİ SIĞINMACILAR VE AÇLIK TEHLİKESİNE KARŞI ALINACAK TEDBİRLER
-
Tarih: 28.4.2016 16:57:53 / 765okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)

SURİYELİ SIĞINMACILAR VE AÇLIK TEHLİKESİNE KARŞI ALINACAK TEDBİRLER

Suriye´de iç savaşın başladığı 15 Mart 2011 yılından bu yana çatışmalar nedeniyle Suriye´den komşu ülkelere sığınan on binlerce insan var…

2011-2012 Suriye çatışmaları sırasında halk gıda, yakıt, işsizlik ve barınak sıkıntısı yaşamıştı. Çatışmaların şiddetinden kaçan Suriye halkı Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak gibi komşu ülkelere sığınmıştır.

Çatışmalar uzadıkça ve şiddetlendikce, sivil insanlar 700-1000 kişilik büyük topluluklar halinde komşu ülkelere, günümüzde de devam eden bir göç dalgası başlatmıştır.

Mülteci sayısı her gün artmaktadır.

Türkiye, Ürdün, Lübnan, Irak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Ermenistan dahil toplamda 4 milyonun üzerinde sivil komşu ülkelere sığınmıştır, ayrıca Suriye içinde 3 milyonun üzerinde sivil de mülteci durumuna düşmüştür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağustos 2013´te yaptığı açıklamada, Türkiye´nin mültecileri barındırmak için iki milyar dolardan fazla harcama yaptığını açıklamıştı.

 Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı´nın (AFAD) verilerine göre, Türkiye´de yaşayan Suriyeli mültecilerin sayısı 600.000´i geçmiş bulunmakta ve bunların 400.000´den fazlası mülteci kampları dışında yaşamaktadır.

Suriye İç Savaşı´ndan kaçan mülteciler, çeşitli yollarla Avrupa ülkelerine gitmek istemektedir. Almanya´nın mültecileri kabul etmeye başlamasının ardından, bir yıl içerisinde yüz binlerce mülteci, bu yasa dışı yollardan bu ülkeye gitmiştir.

Sadece 2015 ekim ayında Almanya´ya gelen mültecilerin sayısı 180 bin olarak açıklanmıştır.

Mültecilerin kaçak Avrupa yolculuğu, güvenlik şartlarının sağlanamaması ve korsanların daha fazla para kazanma hırsı nedeniyle zaman zaman facialarla sonuçlanmaktadır.

Her hafta onlarca mülteci, bu yolculuk esnasında hayatını kaybetmektedir.

Avrupa Birliği,Avrupa´ya gelen mülteci akınlarının azaltılması karşılığında Türkiye´ye mülteciler için harcanmak üzere 3 milyar euroluk maddi yardım sağlanmıştı.

Avrupa Birliğine üye ülkelerle yapılan son anlaşmada alınan kararlar hepimizin malumu…

Dünya ülkeleri ve Avrupa Birliği Mülteci sorununu henüz çözebilmiş değil…

Ülkemizde Avrupa Birliği´ne girme hazırlıkları yapıyoruz. Avrupa Birliği ülkelerinde her yıl "Dünya Gıda Günü" kutlamaları yapılıyor. Buna rağmen dünyanın çeşitli yörelerinde açlıktan insanlar ölüyor.

Türkiye´mizde de yetersiz beslenmeden ölen çocuklarımız, insanlarımız var.

Bir de bunların üstüne Mülteci sorunu eklenmiş durumda…

1979 yılından bu yana geçen 31 yıllık süre içerisinde her yıl yapılmakta olan “Dünya Gıda Günü Kutlamaları” dünyadaki açlık tehlikesini ve yetersiz beslenme problemini henüz halledebilmiş değildir.

Yapılan istatistikler; problemin dünya çapında sanılandan daha büyük boyutlara ulaştığını göstermektedir.

Dünyada yaklaşık 500 milyondan fazla insan, açlık tehlikesiyle karşı karşıyadır.

“Gizli açlık” ve "dengesiz beslenme"nin etkisinde kalanların sayısı ise 1 milyara yaklaşmaktadır.

Bu rakam dünya nüfusunun dörtte birine eşittir.

300 milyona yakın çocuk, kötü beslenme sebebiyle gelişememiş durumdadır.

400 milyona yakın kişi Guatr hastalığı, 300 milyona yakın kişi kansızlık, 100 milyonun üzerinde kişi kör olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Geçmişte Kuzey Afrika, Bangladeş ve Hindistan´da yüz binlerce insan dünyanın aldırmaz bakışları altında açlıktan ölmüştü.

Bugün ise başta mülteciler olmak üzere pek çok yerde insanlar aynı tehlikeyle karşı karşıyadır.

Son yıllarda Depremler, Tusinamiler, terör olayları,mülteci sorunları ve tabiî afetler sebebiyle açlıktan ölenlerin sayısı ise on binleri bulmaktadır...

Ve dünya yine olaylara seyirci kalmaktadır.

Tedbir alınmazsa 2025 yılına kadar sadece Güney Asya´da 500 milyonun üzerinde insanın açlıktan öleceği tahmin edilmektedir.

2050 yılına kadar dünya nüfusunun 14 milyara ulaşacağı hesap edilerek karamsar tablolar şekillenmektedir.

Bu acı gerçeklere rağmen dünyada ölçüsüz ve dengesiz bir gidiş hüküm sürmektedir.

Gelişmiş ülkelerin çöplüklerine atılan yiyecek maddeleri dünyada açlıktan ölen insanların 15 katını besleyecek miktardadır.

Dünyada insanların açlıktan en çok öldüğü 1973-1974 yıllarında üretilen 1 milyar 200 milyon ton tahılın 500 milyon tonunu gelişmiş ülkeler hayvanlarına yem olarak vermişlerdir.

Acaba biz; “AÇLIK” insanlığı tehdit ederken, elimizdeki nimetlerin kıymetini biliyor muyuz?

Gıda maddeleri üretimi açısından, dünyada kendi kendine yeten sayılı ülkelerden biri olduğumuz halde, ölçüsüz ve kötü kullanım sebebiyle bu imkanı yeterince değerlendiremiyoruz.

Yurdumuzda yetiştirilen meyve ve sebzenin tüketiciye ulaştırılmasına kadar ortaya çıkan kayıp, neredeyse yabancı ülkelerden aldığımız dış yardıma eşittir.

Buğday ekiminde bilgisizlik sebebiyle boş yere attığımız tohum; yıllık buğday ihtiyacımızı karşılayacak kadardır.

Ülkemizde her yıl 300 bin tonun üzerinde ekmek çöpe atılmaktadır.

Bu israfların sebep olduğu yetersiz beslenme sonucunda yurdumuzda çocuk ölüm hızı binde 250´ye kadar çıkmaktadır.

Hamile kadınların yüzde 70´i,çocukların yüzde 25´i "ANEMİ" durumundadır.

Nüfusumuzun yüzde 35´i orta ve hafif kansızlık müptelasıdır.

Halbuki geleneklerimizde de, inançlarımızda da israf ve dengesizlik yasaktır.

Sağlığa zararlı her davranışı İslamiyet hoş karşılamamıştır.

Bir akarsu kenarında bulunsak bile, suyu ölçülü kullanmayı emreden Peygamberimizdeki anlayış azı çok, çoğu bereketli kılan ölmez bir prensiptir.

Müslüman-Türk geleneğinde “Ekmek bir nimettir”

Bu anlayıştır ki; Türk anası, kızı, gelini ekmeği sofradan çöpe atmamış, değerlendirilmiştir.

Yere dökülen ekmek kırıntıları süpürge ile süpürülmemiş itina ile ayakaltından kaldırılmıştır.

Yerde bulunan bir ekmek parçası, kurt-kuş yesin diye temiz bir köşeye bırakılmıştır.

İmkanı olanların, imkanı olmayanlara yardım elini uzatmaları zekat, fitre, kurban, kefaret... gibi bir çok müessese ile şekillenmiştir.

“Komşusu aç iken tok uyuyan bizden değildir” Peygamber sözü yardımlaşma konusunda cihan şumul bir yüce prensip getirmiştir.

Hicret´ten sonra Medine´de görülen dayanışma hamlesinin tarihte bir eşine daha rastlanılmamıştır.

Devletlerin “Dünya gıda Günü” kutlama noktasına gelmesi, İslamiyet´in gösterdiği hedeftir.

Açlık tehlikesi ve mülteci sorunu insanlığı tehdit ederken, elimizdeki nimetlerin kadrini bilmiyorsak bu yüce dinimizin hayat veren prensiplerini bilmememizdendir.

Hoşça kalınız.

Yazarın Diğer Yazıları
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12