SORUMLULUK DUYGUSU, SORUMLULUK BİLİNCİ, SORUMLULUĞUN NE OLDUĞUNU BİLMEK
-
Tarih: 31.7.2016 21:41:52 / 673okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)

SORUMLULUK DUYGUSU, SORUMLULUK BİLİNCİ, SORUMLULUĞUN NE OLDUĞUNU BİLMEK…

Darbe girişimcisi Darbeci askerlerin bir yemini var…

Askerlik yemini…

Yemin metni aynen şöyle:

‘‘Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyliyeceğime namusum üzerine andiçerim.´´

Şimdi darbeci üst düzey komutanlarına, bilinçli er ve erbaşlara sormak lazım; DARBE yemin metninin neresinde?...

Sorumluluk duygunuz, sorumluluk bilinciniz nerede?

Sorumluluğunuzun ne olduğunu biliyormusunuz?

İnsanlar olarak muhteşem sırlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz.

Dünyadaki sırları çözme ve anlayabilme kabiliyeti taşlara, ağaçlara, dağlara değil, insanlara verilmiştir.

Yine dünyadaki canlılar içinde sadece insanlara düşünebilme kabiliyeti verilmiştir.

Okyanusların derinliklerinde yaşayan balıklan düşününüz; Ömürleri boyunca karanlık bir alemde dolanıp dururlar.

Bunlar için gece, gündüz, mevsim, güneş, ay ve yıldızlar yoktur. Dünyada sadece 2 şey vardır. Yenilecek ve yenilmeyecek şeyler..

Güneşin doğup batması, günlerin, mevsimlerin ve bir ömrün geçmesi onlar için bir mana ifade etmez.
Yeryüzünde 5 milyarın üstünde insan yaşamaktadır.

…Ve kendimizi de ihmal etmemek kaydıyla çevremizi bir laborant dikkatiyle incelediğimizde pek çok insanımızın denizin karanlıklarında yaşayan balıklardan farksız bir hayat sürdüğümüz gerçeği ortaya çıkar.

Görememekte, düşünememekte ve hissedememektedirler.

Bütün gün güneşin altında dolaşıp güneşten haberdar olmayan milyonlarca insan vardır.“Güneş niçin doğar-batar? Günler niçin gelir-geçer?.. O güneş asırlardır nasıl yanar?.. Biraz yaklaşsa bizi yakacak, biraz uzaklaşsa her şey donacak… Kimdir onu orada tutan?..” sorusunu hayatında bir defa olsun kendi kendine sormamış veya cevap bulamamış milyonlarca insan…

İnsan yaratılmışların en mükemmelidir,

Haber kanalları durumunda olan duyu organları tekniğin başarılarıyla kıyaslanamayacak kadar mükemmeldir.

Gözün hassasiyetine sahip bir optik cihaz yoktur.

Hiçbir ses kontrol cihazı kulağa erişememiştir.

İnsan her bakımdan en harika cihazlarla donatılmıştır.

Fakat buna rağmen günübirlik his, heyecan ve düşüncelerin itişiyle “ gözleri olduğu halde göremeyen ” ,“ kulakları olduğu halde işitemeyenler ” ve “ derinlemesine düşünemeyen ” lerin sayısı hesap edilemeyecek kadar büyüktür.

Fakat insan görmek ve düşünmek zorundadır.

Dünyada yaratılan varlıklar içerisinde en mükemmeli olan insanlar; Doğruyu bulmak, gerçek hak din olan İslam dinine inanmak zorundadır.

Bugün yüzde 98´i Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz…

Türk milleti olarak Müslümanlığı ve onun inanç esaslarını benimsediğimiz için de şanslı bir milletiz.

Bu şansımızı iyi kullanmak ve Müslümanlığın gerektirdiği şekilde yaşamak durumundayız.

Müslüman örnek insandır.

Özü sözüne, sözü özüne uygun olandır.

Söylediğini yapan, yaptığını söyleyendir.

“İnsanlardan iyilik yapmalarını istersiniz de, kendinizi nasıl unutursunuz?..” ilahi ikazını bilendir.

Sözü ve işi birbirine uymayanlar, ayet ve hadislerle şiddetle ikaz edilmişlerdir.

“Ey iman edenler; Yapmadığınız şeyi niçin söylersiniz. Yapmadığınız bir şeyi yapar görünmeniz, Allah katında büyük öfke ve gazaba sebep olur” ayeti bunun içindir.

Hz. Peygamber: “Başkalarına iyilik emreden, fakat kendisi yapmayan, başkasını kötülükten nehyeden, fakat kendisi yapan” insanın kıyamet gününde azap göreceğini buyurmuştur.

Bu konuda başka hadisler de vardır: “Geçmiş ümmetlerin helak olmalarının sebebi, kötülük yapanları bir yandan o kötülükten yasaklarken, diğer yandan onlara arka çıkmalarıdır.”

Devlet adamlarının, devleti idari eden yöneticilerin, yargı adamlarının, adalet dağıtması gereken hakimlerin, savcıların, ilim adamlarının, din adamlarının, devlet yöneticilerinin, yerel yönetimde görev yapan kişilerin halka söylediklerini yapmamaları uzak ve yakın tarihte acı olaylara sebep olmuştur.

Devleti idare edenler, devlet adamları vadettiğini yapmazsa, ilim adamı, bilim adamı, yazar ve çizer takımı yazdıklarına uymazlarsa, hukuk adamı, hakim ve adalet dağıtma durumunda olan kişiler başkalarına dağıttıkları adaleti kendileri için bağlayıcı saymazlarsa; amir, memuruna söylediklerinin aksini yaparsa: din adamı cemaatine yaptığı vaazı kendi nefsinde duymazsa, yerel yönetimler yapmayı vadettiklerini yapmazsa, cemiyette kıymet hükümleri, insanların birbirine güven hisleri ortadan kalkar.

Tarih; Bilim adamlarının, devlet adamlarının, bildiklerini söylemedikleri, başkalarına söylediklerini yapmamalarından doğan acı dramları sergiler…

İleri milletler, medeni milletler, yükselen cemiyetler, büyüklerinin tutarlılıklarıyla yükselmişler, kendilerini idare edenlerin tutarsızlıklarıyla da yok olup gitmişlerdir.

Toplum sözle değil, işle ayakta durur.

İmam-ı Şafî Hz.lerinin; “ Bir iş bin lafa bedeldir ” sözü bunu vurgular.

Ünlü bir bilgin bu konuda şöyle söylüyor; “ Sen başkalarına iyilik yapmalarını tavsiye ettiğin halde, kendin o kötülüğü yapıp duruyorsun. Bilsen bu senin için ne büyük kusurdur, ”

“ İlmi ile amil olmak ” ibadette ihlasın şartıdır.

İlmi ile amil olmayanlar Kur´ân-ı Kerim´de üzerinde değerli kitaplar yüklü hayvana benzetilmişlerdir.

Söylediğini yapmak ve yapabileceklerini söylemek eğitimin ilk şartıdır.

Anne-babalar, Öğretmenler, eğiticiler, çocuklarına ve öğrencilerine söylediklerini kendileri yapmıyorlarsa, eğittikleri üzerinde sözleri geçerli olmaz.

Eğittikleri karşısında gülünç duruma düşerler… Onların ruh ve karakter yapılarında zıtlıklıklar oluştururlar…

Söylediklerini yapmayan politikacı ve yerel yönetime talip olanlar halktan kopar…

Seçmenin seçtiklerine, tabanın tavana itimadı sarsılır…

Yakın tarihte bunun acılarını da çektik…

Müslüman´ın özü sözüne, sözü özüne uygun olmalıdır..

Müslüman´ım diyen idarecinin, politikacının, yöneticinin ve bizlere hizmet verme vadinde bulunanların da özü sözüne-sözü özüne uygun olması gerekir.

Dili ile söylediğine kalbini inandırmayanlar, ibadet ve davranışlarında riyada olanlardır, gösterişte olanlardır.

Gösteriş yapmak Allah yanında da kulu yanında da kötü ahlâk örneğidir.

Müslüman yaptığını söylemeli, söylediğini yapmalıdır.

Ülkemizi bir düşününüz...

Geçmişimizi bir düşününüz...

Geleceğimizi bir düşününüz...

Çocuklarımızı ve torunlarımızın geleceğini bir düşününüz...

Ülkemizde yaşananları ve yaşanmakta olanları bir düşününüz...

Sınır komşularımızın içine düşürüldükleri acı tabloları bir düşününüz...

Dış güçlerin ülkemizi bölmek ve parçalamak için yaptıkları ve yapmakta oldukları entrikaları bir düşününüz...

Ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyenlerin emellerine muvaffak olmaları halinde ülkemizi terk etmek zorunda bırakılırsak yalın ayak baş açık, hangi çocuğumuzu ya da torunumuzu omzumuza alarak kaçabileceğimiz, bizi kabul edebilecek bir ülkenin olup olmadığını bir düşününüz...

Ey DARBECİLER ve DARBE YANDAŞLARI…

Sizleri “SORUMLULUKLARINIZLA” , “VİCDANLARINIZLA” baş başa bırakıyorum.

Hoşça kalınız.

Yazarın Diğer Yazıları
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:

/resimler/2018-7/13/1622485260052.jpg

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12