OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA?
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA?
Tarih: 17.12.2014 10:11:48 / 1216okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Orta öğretimde okurken, yanlış hatırlamıyorsam, tarih kitaplarında Osmanlı İmparatorluğu

tarihi konu olarak daha fazlaydı. Üniversitede de sayısal bölümde okuduğum için son bir yıl

İnkılap Tarihi okuduk ve o tarihte Osmanlı’ya bağlantılı olarak öğretiliyordu. Zira İstiklal savaşı

Osmanlı İmparatorluğu döneminde başladı.

***

Ben, Fransızca, İngilizce derslerini, eğitim gördüğüm dönemlerde okudum. Bu dillerde

yazılmış kaynakları anlayabilmek için, bu diller bize öğretilmeye çalışıldı. Osmanlıcadan

bahsedilmedi ve Osmanlıca yazılmış kaynakta gündemimde olmadı. Milli Eğitim Şura

toplantısıyla gündeme gelen Osmanlıca dersin okullarda okutulması tartışması, beni yine

ilgilendirmedi ama bir türlü bitmeyen tartışmalar ve bunlarla ilgili yazılı ve görsel basında

çıkan yazıları okumak durumunda kaldım. İster istemez gündem konusuna ilgisiz kalamadım.

Ve bu konuda yazılanlardan, sizlerle illa kilerim olmadan anladıklarımı paylaşmak istedim.

Karşılaştığım bir ifade; “Osmanlıca, bağımsız bir dil değildir. Osmanlıca Türkçenin bir

dönemine verilen isimdir. Osmanlı Türkçesi ya da Osmanlıca, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk

anayasası olan Kanun-i Esasi’de geçtiği haliyle Türkçe, 13 ile 20. yüzyıllar arasında Anadolu`da

ve Osmanlı Devleti`nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmış olan, Arapça ve Farsçadan

etkilenmiş Türk dilidir.”

***

“Klasik devirde “Osmanlı Türkçesi” ayrı bir dil olarak algılanmış, üç dilden oluşan bir karışım

olarak görülmüştü. “Türkçe” ise, evde, sokakta ve köyde konuşulan basit dile verilen addı.

Ancak 19. Yüzyılda standart bir yazı dili ihtiyacının belirmesiyle birlikte Osmanlı dili

tartışmaları yoğunlaştı.

***

Bu dilin belkemiğini oluşturan Türkçenin güçlendirilmesi ve yazı dilinin Türkçe konuşma diline

yaklaştırılmasına ilişkin talepler, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa gibi yazarlarca dile getirildi. 19.

Yüzyıl sonlarında doğan Türkçülük akımı, Osmanlı yazı dilinin esasen Türkçe olduğu ve

“Türkçe” diye adlandırılması gerektiğini vurguladı.

***

“Cumhuriyet döneminde ise ,”Osmanlı Türkçesi” deyimi genellikle olumsuz bir anlam

kazandı. Dil devrimini izleyen kültürel ortamda, “Osmanlı Türkçesi”, Türkçeden ayrı ve yoz bir

dil olarak görüldü.

***

Türk Dil Kurumu’nda 1983’e dek bu görüş egemendi. Buna karşılık Osmanlı kültürüne yakınlık

duyan muhafazakar kesim, Osmanlı yazı dilinin de Türkçenin bir lehçesi olduğunu

vurgulamak amacıyla “Osmanlı Türkçesi” deyimini tercih etti (örneğin Faruk Kadri Timurtaş,

Mustafa Özkan vb.)”

***

Mehmet Doğan, Osmanlıcayla ilgili yazdığı köşe yazısında da şöyle demiş:

OSMANLICA BİLMEK KÖTÜ MÜ?

Bilmenin kötüsü olur mu? Sen bilmekten imtina etsen bile elin oğlu öğreniyor, geliyor ve

senin arşivlerinde kalabalığı onlar teşkil ediyor. Bu ülkede bütün vatandaşların hiç olmazsa

elifi görünce mertek sanmaması lazım. Çünkü bin yıl bu alfabe ile yazdık, kütüphaneler

dolusu eserler, arşivler dolusu malzeme ortaya koyduk. Sonra birden “sen bize lazım

değilsin” dedik. Bin yıllık kültürü bir anda müze malzemesine dönüştürdük diyor.

***

Osmanlıca ister dil ister Arap alfabeleriyle yazılmış Türkçe olsun, bin yıl bu alfabeyle

yazdığımız, kütüphaneler dolusu eserler, arşivler dolusu oluşturulan eserler, harf devrimiyle,

müze malzemesine dönüştürülmüş. Ama bu malzemeler benim geçmişim.

***

Geçmişi olmayanın geleceği olmaz. Yahya Kemal “Ben kökü mazide olan atiyim” der.

Tarihimizle ilgili olmamız, ilgilenmemiz gerekir. Mazisiz bir gelecek düşünülemez.

Geleceğimiz; köklerde, geçmişimizdedir, geçmiştedir.

***

Eğer geleceğe bakmak istiyorsak, gözümüz mâzide olması gerekir. Sanatımıza, kültürümüze,

çağdaş uygarlık seviyesine uygun bir şekilde, değerlerimize sahip çıkmalıyız. Eğer sahip

çıkmaz isek yetiştireceğimiz nesillerin Türk Milleti’nin, geleceğine sahip çıkmasını

bekleyemeyiz. İçinde bulunduğun zamanı kaliteli yaşayabilmenin bir adımı da geçmişten ders

alabilmektir. Geçmiş değiştirilemez ama şu anımıza ve geleceğimize iyi bir yol haritası olur.

Arşiv kelimesi, Türkçe’ de belgelik, dosyaların, bilgilerin saklandığı, muhafaza edildiği yer

anlamına gelmektedir. Ülkelerin bilgi birikiminin önemli bir kısmı arşivlerinde bulunur.

Geçmişteki yazılmış tarihin her parçası arşivlerde saklanır. Türkiye’nin arşivi denildiğinde, ilk

akla gelen Osmanlı Arşivleridir.

***

Arşivlerdeki belge ve bilgiler yastık altındaki saklanan altınlar gibidir. Bu altınlar ortaya

çıkarılmalıdır. Hiç kimse bu geçmişini tanımlayan hazinenin önemli olmadığından bahsetmez,

edemez. Bu hazine de kendiliğinden yastık altından dışarı çıkamaz. Arşive girmek gerekir ve

girdiğinde de hazineyi okuyabilmek gerekir.

***

Anamur’un geçmişini bilmek istiyorum. Osmanlı dönemi, varsa daha eski dönemlerde,

Anamur neydi, kimler yaşadı, hangi alimler vardı, eski Anamur’daki tarih nedir, buna benzer

daha bilmediğimiz tarihte yaşanmış ama yok olmuş şeyler. İşte bu ve benzeri bilgilerin

belgesi. Yani arşivi. Bize en yakın tarih Osmanlı Arşivleri.

***

Anamur’un geçmişini; Dil ve Edebiyat Derneği Mersin Şube Başkanı, Mersin Evlerini ve Tarihi

Yapıları Koruma Derneği Başkanı, Mersin Kent Tarihi Müzesi kurucusu Sayın Mustafa Erim

uzun yıllar, Osmanlı Arşivleri üzerine yaptığı çalışmalarla Anamur’un tarihini, “OSMANLI

BELGELERİNDE İÇEL SANCAĞI ANAMUR KAZASI “ isimli kitabıyla gün ışığına çıkarmış.

Kitabı, sağ olsunlar bana gönderdiler. Kitapta 100 tane Anamur’la ilgili Osmanlı Arşivlerinden

bulunmuş belge var. Ancak o belgelerin orijinal hallerini okuyamıyorum. Neden Osmanlıcanın

varlığından haberim yok. Osmanlıca yasak mıydı acaba?

***

Dünya imparatorluğu kurmuş, Osmanlı İmparatorluğunun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti

Devletinin, yeniden bir enerjiye bir merkeze ihtiyacı olabilir. Bu merkez Osmanlı’nın yeniden

keşfiyle oluşturulabilir. Bunun için ise Osmanlı’yı tanımamız gerekiyor. Bizi dünyaya örnek

yapan değerlerimizi görmemiz gerekir. Dilini alfabesini bilmeden keşfedemeyiz. Bundan

neden korkuyoruz, yabandan değil kendimizden geçmişimizden bahsediyoruz.

***

Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle aylardır ekranlarda izleyemediğimiz Kenan Işık, yarışma

programında çıkan bir soru üzerine, Osmanlıca üzerine bakın, “Keşke Osmanlıcaya bu kadar

gaddarca davranılmasaydı” demişti.

***

Bu tartışmalar, Osmanlıca yasak mıydı acaba sorusunu karşıma çıkardı. Ama iyi de oldu.

Tartışmaların, gerçekleri ortaya çıkaracağına inanıyorum. Hoş kalın. İsmet KADIOĞLU Aralık

2014.

Anahtar Kelimeler: OSMANLICA, YASAK, MIYDI, ACABA?
Yazarın Diğer Yazıları
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.6481
EURO
6.5039
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12