OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN)
Tarih: 27.5.2017 00:29:17 / 975okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Tanıdığım kadarıyla gayet sakin, sessiz ve Osmanlı duruşu olan; Mahmut Kömür´ün oğlu Osman Kömür´den (Köçek Osman) bahsedeceğim. Çevresi tarafından, yaşlandığı son zamanlarında Osman Goca denen kişide hiç köçekliğin ilgisi yoktu. Ama köylü kendisine “Köçek Osman” derdi. Selinti´den(Gazipaşa´dan) göç edip, Kükür´e yerleşen bu aileye ‘Köçekler Ailesi´ denmiş. Ben de bu takma isme kafayı taktım. Normal gelenek görenek oyunlarını bile oynamayan Osman Goca´nın ismi neden ‘Köçek Osman´dı? Sağ kalmış tek oğlu Gadı Kömür´e sordum neden size ‘Köçekler´ ya da babanıza “Köçek Osman” derler dedim. Mahmut dedesinin Selinti´den geldiğini ama ‘Köçek´ denmesinin nedenini bilmediğini söyledi.

Osman Goca rahmetli olduğunda 8-9 yaşlarındaydım. Hatırladığım kadarıyla aksakallı, tonton mu tonton bir adamdı. Sandaldan ve duttan yemek kaşığı yapardı. Bana “Oğul” derdi. Sakin gür sesli bembeyaz sakalları olan hoş bir insandı.

En büyüğümüz Feride ablam da, Osman Goca; hatırladığım kadarıyla, beş vakit namazını hiç geçirmeden kılar ve bunun üstüne de, kuşluk namazını kılardı. Kimseyi incitmezdi. Beyaz sarıklı bir dedeydi, şeklinde Osman dedeyi tarif etti.

Gadı dayı; Mahmut dedem Antalya tarafından Selinti´den gelme. Maşat´a gelmiş Maşat Ağası´na; güzel bir yere yerleşmek için bize bir eşek lazım demiş. Ağa eşeği vermeyince yakınındaki Köyceğiz´e yerleşmişler. Orada kalıp hayvancılıkla uğraşmışlar ve hayvanlarının sayısı 200´e ulaşmış. Bir şekilde, birkaç keçi edinmişler, sığır edinmişler. Yıllar geçince, iki keçi derken üç olmuş, dört olmuş… Hayvanlar çoğalmış kendileri de çoğalmış… Davarları genelde Çöceğen denen yerde Ümmü ebem güdermiş.

Anadolu´da inanış vardır; imdada hemen yetişenler Hızır´dır ve o kişiye Hızır gibi yetiştin denir. Adı Hızır´dır ve dara düşenler için her zaman hazırdır. Hızır; insanın peşi sıra geldi mi, bütün sorunları çözülür, işleri yoluna koyulur. İnanıştır bu, böyle. Hatta rivayet odur ki, İstanbul´un fethinde Fatih´in de imdadına koşmuş, Hızır gibi yetiştiğinden şehrin alınmasında katkısı olmuştur. Her kim dara düşse, Hızır orada olur, yoksulların, darda, zorda kalanların yardımına koşar. İnanış böyle.

Köçekler ailesi, hiçbir iaşe ve gelirleri olmadan, çok az akışı olan bir suyun başına yerleşmişler ama, yerleşik olanlar tarafından dışlanmışlar. Üç beş davarın yıllar sonra çoğaltılmasıyla; onların sütünden, yoğurdundan ve yağından geçimlerini sağlamaya başlamışlar. Şu anda Köyceğiz o sülalenin çocuklarına ait tapulu ekime müsait alanlar olduğuna göre, davarcılığın yanında bahçe ve ekim işleri ile de uğraşılmış olduğu anlaşılıyor.

Gadı dayı, Köyceğiz´deki yaşananlar hakkında bildiklerini şöyle anlattı: Ümmü ebem, çok sakin, hoş, sevilen bir kadınmış. Ermiş ya da evliya, belki de Allah dostu bir kadın. Hızır gelir ona görünür yaptığı her şeyi bereketlendirirmiş. Ve  yaptığı her şeyde bereket olurmuş. Dağda davar güderken abdest alacak su yok,  Hızır altın tasta su getirir ve aptesini al dermiş. Hızır; Ümmü ebenin yaptığı her işi hayırlar, bereket versin der gidermiş. Yemek pişirdiğinde, sırça parmağını yemeğin içine batırır, bereket versin der gidermiş. Böylece yapılan yemek ve diğer tüketim malları herkese yeter, bereketinden dolayı çok kişiyi doyurur bir türlü yiyecekler bitmezmiş. Sabah namazında Hızır Aliyhisselam ıbrık getirir ebeme abdestini al dermiş. Ümmü ebe kendisiyle böyle bir irtibatı olan kişinin Hızır olduğunu söylermiş. Ama aile buna inanmamış, senin kırığın (dostun) var demişler. Abdest alman için sana ıbrık getiren Hızır olamaz, o böyle gelmez, bu gelen senin kırığın (dostun) demişler. Başını aç demişler.

Bir gün Ümmü ebem davar güderken, Hızır ebemin parmağına yüzük takmış. Yüzüğü evde görmesinler diye çıkarıp saklarmış. Bir akşam Hızır kendisini salmamış ve davarlar kendisinden önce eve gelmiş. Böylelikle eve az geç gelmiş. Parmağındaki yüzüğü görenler olmuş. Gece yattığında yüzüğü yerinden almışlar.

Ümmü ebe Ev halkının, üstüne gitmeleri ve yüzüğünü almış olmaları sonucu, baskıdan rahatsız olmuş ve çevresini dinlemiş. Hızır ebeme, onun bunun lafına baktın olmadı demiş. Ve ebem Hızır´ı dinlemediği için görünmez olmuş. Hızır, iki ev arasında kısmetini verecektim zengin olacaktın ama olmadı demiş ve bir daha görünmez olmuş.

Bu bilgileri, 8 kardeşten en büyüğümüz Feride ablam doğrulamış ve onun verdiği bilgilerle daha düzenli hale getirmiş oldum.

Köyceğiz´de 12 kadar çivlik varmış. Davarlar bu çivliklerde kışlarmış. Geceleri kaldıkları yer. Hemen toprak üzerinde su basmanı olmayan, en fazla 2 metre yükseklikte olan damlara çivlik denir.

Köyceğiz´de su çok azmış. Gün içerisinde su tamamen kurur olmuş. Ve gündüzleri kuşluktan sonra kurur geceleri sicim kadar akarmış. Hatta bu konuda ‘Köçekler´ denen bu aile için:
“A köçekler, böyle midir huyunuz,
Gece akar gündüz kurur suyunuz” derlermiş.

Köçeklere, Maşatlılar zaman zaman huzur vermemişler. Davarlarını istedikleri yerlerde otlatamamışlar. O zamanın şartlarında nasıl yapılıyorsa, otlakiye koçanı çıkartmış, sınırlarını çizdirmiş ve rahat bir şekilde ancak otlatabilmişler.

Köyceğiz´de su yetersizliğinden dolayı, Enişbükü´ne gelip yerleşmişler. Babam Ümmühan ile evlenmiş. Osman Goca ve Ümmühan´dan dört kızları olmuş. Teslime, Ayşe, Fadime ve Kiraz kardeşler. Fadime´yi, Sazak´ta oturan Ahmet Duman´a (Namı diğer ismi, “Yağır Ahmet”) vermişler. Düğün öncesi oğlan tarafından akşam kına için kız evine gelmişler. Gelenek ve göreneklerine uygun şekilde kınası yakılmış ve gelen kişiler evden ayrılmışlar. Bu sevinç ve mutluluk üzerine, mutluluğun şekli gösterimi olarak damat adayı Ahmet; evden ayrılıp biraz uzaklaşınca, kız evine tüfeğin namlusunu döndürerek bilinçsizce rastgele ateş eder. Kız tarafı tahtalık dediğimiz (Tahtadan balkonu) yerden onları izlerken kızın anası Ümmühan ayaklarından vurulmuş. O günlerde doktor zaten yok. Doktora götürülmeden 40 gün sonra ölmüş. Korkudan kırk günde ölünür, vurulmamış ama korktuğu için ölmüş diyenler de var. Babam, anamla(Eşşe) evlenmiş. Ve Mahmut, Veli, Ümmü ve Kadı(ben) isimli 4 çocukları olmuş. (Not: Bu bilgileri Feride ablamdan düzelterek doğrulattım.)

Eşşe ebe biraz üvey kızlara baskı yapar ve onları iş güç konusunda biraz zorlarmış. Diğerlerini bilmiyorum ama Ayşe 14 yaşında iken nişanlamışlar ama evdeki üvey analık zorlamasından nişanlısına düğün dernek beklemeden kaçarak evlenmiş. (Not; yazının devamı gelecek.)
Hoş kalın. Mayıs 2017, Antalya. İsmet Kadıoğlu

 

Anahtar Kelimeler: OSMAN, GOCA, NAMIDİĞER, KÖÇEK, OSMAN
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12