MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR
Tarih: 12.11.2014 07:08:46 / 1143okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR 
VASİ ve VESAYET NEDİR?

Velayet; velilik, güvenilen yetki, sorumluluk, otorite şeklinde tanımlanıyor.

Vesayet, velayetin sağladığı himayeden yoksun olan kişiler için velayetin yerini tutan ve

medeni kanunda düzenlenmiş bir kurumdur. Vasilik, küçüklerin ve mahcurların

menfaatlerinin korunması maksadıyla düzenlenmiş bir çeşit kurumdur. Vasi, bu kurum

tarafından atanan kişidir. Vasi, vesayet altındakilerin kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün

menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle sorumludur. Küçük olmak,

engelli olmak, cezalı olmak ve istek üzerine, vesayet gerekir. Bu hallerde, mahkemece vasi

tayin edilir.

***

Şahıslar dışında bir rejim olarak, siyaset ve iktidar açısından vesayet: Görünürde demokratik

olan seçimle gelen ve giden iktidarların olduğu ancak asıl iktidarın başka güç odaklarında

olduğu rejim modeli vesayet rejimidir. Bu odaklar, ordu, bir etnik grup ya da küçük bir

toplumsal sınıf olabilir. Seçimle iş başına gelmiş iktidarın aldıkları kararalar, güç odaklarının

istemedikleri kararlar olursa ilgili yerleri harekete geçirirler. Bazen de müdahale etmek

zorunda kalırlar. İslam ülkelerinin birçoğunda, maalesef Türkiye’de de vesayet rejimi vardı.

***

Vesayet rejimi, seçkinlerin siyaset üzerindeki kontrolüne dayanan bir yönetim biçimidir.

Vesayet rejiminde, bürokratların ve özellikle de askerlerin siyasete müdahalesi söz

konusudur. Türk Silahlı Kuvvetleri iç hizmet kanunun 35. maddesi bu müdahaleyi yani

vesayetin meşruluğunu oluşturmaktaydı. Bu madde şu an kaldırılmış durumda. 

***

Vesayet; Arapça emretme, buyurma anlamından türeyip bir işi başkasına yaptırma, tavsiye

etme, akıl verme anlamındadır. Bizim geçmişimizde askeri vesayet vardı ve 2010 anayasa

değişiklikleriyle bu durum sona erdi. Şimdi onun yerine, yargı ve bürokrasi vesayeti var.

Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı seçimi sürecine 27 Nisan muhtırası ile askeri ve 367

kararı ile yargısal bürokrasinin müdahalesi ile başlayıp AK Parti’ye karşı kapatma davasıyla

tırmanan 2007 sonrası zamanda vesayet, seçilmiş siyasi iktidarın temsil ettiği halk iradesinin

önünü kesecek şeklinde ortaya çıkmıştı.

***

Bakın Nazlı Ilıcak şimdi Bugün gazetesinde yazıyor ve daha önceki yazdığı Sabah

gazetesindeki yazdıklarının tam tersini yazıyor. İşte bir örnek. 18 Temmuz 2009 Cumartesi

günü köşesinde yazdığı üç başlıklı askeri vesayetle ilgili yazısının bir bölümü:

“El mi yaman bey mi yaman (Nazlı ılıcak sabah)

18 temmuz 2009 Cumartesi

Yargıyı devreye sokarak sonuca ulaşılan çok sayıda örnek var. Hiçbir demokratik ülkede,

halkın büyük çoğunluğunun talebine ve Meclis ekseriyetinin iradesine rağmen, başörtüsü

yasağı devam edemezdi. (Gazetelerde,“411 el kaosa kalktı” diye başlık atılmıştı. Bu kimlerin

emriyle Anayasa Mahkemesine iptal ettirildi. İşte vesayete en uygun örnek İ. K.) Ama bizde

sürüyor. Ya da, yüzde 47 oy almış bir iktidar partisini, bir yüksek yargı organı, "laiklik karşıtı

odak" diye damgalayamazdı. Bizde bu da yapıldı. Şemdinli`de halk, bombacıların peşine

düştü. Onları arabada kıstırdı. Van Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı Ferhat Sarıkaya iddianame

yazdı; mahkeme 39 yıl ceza verdi. Ama Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Ferhat Sarıkaya`yı

meslekten ihraç etti; mahkeme hâkimleri de başka yerlere atandı. Batı âleminde, bir örneği

var mı? Şimdi de, benzer bir işlevi Ergenekon savcı ve hâkimleri için gerçekleştirme hevesleri

gündemde. AK Parti direniyor. Sonucu merakla bekliyoruz. Pazartesi, el mi yaman, bey mi

yaman... Halkın istediği mi olacak, yoksa vesayet rejiminin mi, göreceğiz.” Diyor Nazlı Ilıcak.

***

Ben bunları niçin yazıyorum; son MGK toplantısının peşine düştük ve beklentiler var. Bundan

da rahatsız olduk galiba. İşte Etyen Mahçupyan’ın köşesinde yazdığı bir yazının

satırbaşlarından bir bölüm.

“Geçen haftaki 10,5 saat süren MGK sonrası demokrat kalemler haklı olarak bu kurumun

bizatihi önemli hale gelmesinin sakıncalarının altını çizdiler. Bir süredir normalleşmiş gözüken

sivil asker ilişkilerinin yeniden gündemin ana maddelerinden biri haline gelmesi durumunda,

başta çözüm süreci olmak üzere birçok değişim hamlesinin sıkıntıya gireceği açık.” Diyor.

***

MGK; Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma,

İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ve Jandarma Genel

Komutanı’ndan kurulur. Kurul, Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve

uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki

görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kararların uygulanması zorunlu ve bağlayıcı olmadığı

halde, askeri vesayet yıllarca, hükümete kararların uygulanması hususunda baskı yapmıştır.

Sanki Milli Güvenlik Kurulu Bakanlar Kurulu`nun üstünde bir kurul olduğu ortaya çıkmaktaydı.

Yıllarca bu böyle devam etmiştir.

***

30 Ekim 2014 tarihli MGK toplantısı 10 saat sürmüş ve son zamanların en uzun toplantısı

olmuştur. Bu toplantı önemsenmiş, bundan da endişe duyulmuştur. Yani; “iktidarları sarsılan

eski derin statüko, yeniden mi ipleri eline geçirdi? Laik-Kemalist kadrolar yeniden mi eski

güçlerine kavuşuyor, eski konumlarına yerleşiyor? Hem de eski derin statükonun iktidarını

sarsan bir Hükümet’in eliyle”. İşte duyulan endişe budur.

***

Bu endişeleri ve rahatsızlıkları en güzel ifadelerle dile getiren Gülay Göktürk’ün köşe yazısı.

Ve bu yazının bazı kısımlarını aynen alıyor takdirlerinize sunuyorum.

MGK TOPLANTISI SÜRERKEN (Gülay Göktürk – Akşam Gazetesi)  

“Haber siteleri 10’uncu saatine giren ve “tarihin en uzun MGK’sı” sıfatını kazanan toplantının

sonunda yapılacak açıklama için alesta bekliyor. Merak dorukta. Sosyal medyada

spekülasyonun bin bir para… Bu kadar uzun sürdüğüne göre, çok önemli bir şeyler olmuş

olmalı! Acaba çözüm süreci konusunda  askerlerle siviller mi anlaşamadı? Paralel’cilere karşı

alınacak önlemlerde mi fikir ayrılığı çıktı? 

Ne yazık… Her şey bana eski günleri hatırlatıyor. 

Bu merak, bu heyecan, verilen bu önem… Bütün bunlar çoktan geride kalmış olmalıydı. 

* * *

Aslında epey bir süre için böyle oldu da... MGK’nın toplanıp toplanmadığını bile fark

etmediğimiz, sonuç bildirgelerinin gazetelerde iki satırlık haber olarak yer aldığı bir dönem

yaşadık. 

Ama bakıyoruz, son zamanlarda vesayetin temel taşlarından biri olan bu kurumdan yeniden

diriliş işaretleri geliyor. Toplantılar yine önemli haber oluyor; günler öncesinden MGK

haberleri yapılmaya başlanıyor. 

Haksız da değil medya; çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan günler öncesinden yaptığı

konuşmalarda, “Paralel’e karşı çok daha farklı adımlar atacağız, Milli Güvenlik Siyaset

Belgesi’nde değişiklik yapacağız” diyerek, toplumun dikkatini bu toplantı üzerine çekmişti.

Daha sonraki günlerde Kobane, Güneydoğu’da yaşanan olaylar ve Çözüm Süreci’nin gidişatı

da gündeme dâhil olunca toplantı daha da ciddiyet kazandı. 

Ama asıl soru şu: 

Bütün bu kritik meselelerin;  yani siyasetin en hayati konularının konuşulup karara bağlandığı

yer MGK mı olmalıydı? 

Hükümet Paralel Yapı’yla mücadelede atacağı adımlar için neden MGK kararına ihtiyaç

duyuyor? Neden Kobani ya da Çözüm Süreci’nde yaşanan sorunlar konusunu Bakanlar

Kurulu’nda değil de MGK’da görüşüp karara bağlamayı tercih ediyor? Eğer görüşülen

konularda TSK’nın bilgi ve görüşüne ihtiyaç duyuluyorsa, Başbakan’ın her zaman ilgili

bakanlarla birlikte Genelkurmay Başkanı’yla toplanma ve görüş alış verişinde bulunma imkanı

var. 

O zaman MGK’ya verilen bu önemin sebebi ne? Daha kısa bir süre öncesinde anayasa

değişikliğiyle lağvedilmesi konuşulan bu kuruma şimdi neden ısrarla siyasal karar organı

muamelesi yapılıyor? Neden yürütmenin ortağı haline getiriliyor?   

Eğer seçilmişler hâlâ, ulusal güvenliğe yönelik tehditleri belirleme ve gerekli tedbirleri alma

görevini tek başına üstlenemiyorsa; bu kararlara askeri bürokrasiyi de katarak “devlet

politikası” haline getirme ihtiyacı duyuyorsa, demokrasimizin kalitesi hakkında ciddi olarak

düşünmemiz lazım.

Hükümet, kendi politikalarını bir de MGK’dan geçirip MGK kararı haline getirirse, bu

politikaların daha da güçleneceğini düşünüyorsa askere yine siyasi bir misyon biçiyor

demektir ki bu, sönüp gitmesi gereken bu kuruma can suyu verir. Bu sönüşü kabullenmek

üzere olanlar da yeni bir hevese kapılırlar. Yaratılan ortamı değerlendirme ve eski güçlerini

geri kazanma umudu doğar. Yeniden devlet politikalarından bahsedildikçe vesayet

geleneğinden gelen komutanların iştahı kabarır, cüretkârlaşırlar. Bakarsınız, ordu üst

kademeleri orada burada konuşmaya başlamış. Bazı politikalarınızı güçlendirmek için

yedeğinize aldığınızı sandığınız güç, sizin siyasi ortağınız gibi davranmaya başlamış.  

Yazı bitti, MGK henüz bitmedi. Ama zaten ben bu meseleyi MGK’dan çıkacak kararlardan

daha önemli buluyorum.” Diyor Gülay Göktürk. Hoş kalın. 

Anahtar Kelimeler: MGK, ve, VESAYET, REJİMİNE, GERİ, , DÖNÜLÜYOR
Yazarın Diğer Yazıları
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.6481
EURO
6.5039
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12