MEVLANA´NIN 745.VUSLAT YIL DÖNÜMÜ ŞEB-İ ARUS TÖRENİNİN ARDINDAN
-
Tarih: 18.12.2018 06:33:18 / 173okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)
MEVLANA´NIN 745. VUSLAT YIL DÖNÜMÜ ŞEB-İ ARUS TÖRENİNİN ARDINDAN……
Bu yıl "Selam Vakti" temasıyla gerçekleştirilen Hz. Mevlana´nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri programı
7-17 Aralık tarihleri arasında Konya´da muhteşem programlarla gerçekleştirildi.
Program kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi´nde düzenlenen Sema gösterisi için Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu üyelerinin programı dinleyenlerin büyük beğenisini kazandı.
Bu yıl da Vuslat yıl dönümü için Konya´dayız…
Konya´dan Mersin´e selamlar… Sevgiler…
Hz. Mevlânâ´nın 745´inci Vuslat yıldönümü törenleri Türkiye´nin tüm il ve ilçelerinde, dış temsilciliklerde, Türk dünyasında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de muhteşem etkinlerle gerçekleştirildi…
Her yıl olduğu gibi yurt içinden ve yurt dışından özel araçlarıyla ya da tur´larla yüz binlerce kişi Konya´ da Mevlânâ´yı anma törenlerine katıldı.
Evet…Çağrı üzerine biz de oradaydık…
Törenlerin son gününde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi´nde Hz. Mevlana´nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Şeb-i Arus Programı´na katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın konuşması törenlere damgasını vurdu.
Cumhurbaşkanı özetle şunları söyledi:
"Dünyanın farklı köşelerinden, ülkemizin farklı vilayetlerinden Mevlana´nın ´gel´ çağrısına uyarak, gönüller sultanının manevi şemsiyesi altında toplanan siz dostlarıma hoş geldiniz diyorum. Hz. Mevlana´nın düğün gecesinde böylesine müstesna bir muhabbet ikliminde bir ulu zatın, bir ulu çınarın gölgesinde kalplerimizi birleştiren herkese şükranlarımı sunuyorum. Celaleddin-i Rumi Hazretleri´ne bir kez daha Allah´tan rahmet diliyorum."
"Hazret-i Pir, ölümü bir son değil, yeniden doğuş, diriliş vesilesi olarak görmüştür." diyen Erdoğan, "Hakkın rahmetine erdiği o gün kendisi için bir vuslat, kavuşma günü, kendi deyimiyle Şeb-i Aruz, yani düğün gecesidir.
Bizler de onun vasiyetine, onun tavsiyesine uyarak 745 yıllık Hz. Mevlana´nın vefatını, hasretin son bulduğu, aşığın maşukuyla kucaklaştığı bir düğün günü olarak idrak ediyoruz.
Bizler de yüreklerimizi bir araya getiriyor, birbirimize şahitlik ediyor, sevginin, aşkın, muhabbetin meşalesini yüceltiyoruz.
Bu seneki törenlerin tıpkı Hz.Pir´in buyurduğu gibi gönüllerdeki kiri gidereceğine, onun çağları aşan özgün mesajının layıkıyla anlaşılmasına vesile olacağına inanıyorum.´´
Şebi Arus töreni nedeniyle bugünkü sohbetimizin konusu Mevlâna ve Mevlânâ sevgisi…
Mevlânâ ile ilgili olarak pek çok soru akla geliyor…
Her yıl Konya´da yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Mevlânâ Türk müdür?
Nerede doğmuş, nerelerde yaşamıştır?
Mesnevî adlı kitabını Farsça yazdığı söyleniyor.
Türk ise niçin kitabını Türkçe yazmamıştır?
Sadece din ilimleriyle mi uğraşmıştır?
Müspet ilimlerle ilgisi var mıdır?
Müslüman olmayan binlerce kişi niçin yurt dışından Şeb-i Arus törenleri için geliyor?
Müslüman olmayanlar Mevlânâ´nın neyinden etkileniyorlar?
Anlamını bile bilmeden insanların katıldığı semâ ayini nedir?
Şeb-i Arus ne demektir?
Bir de Mevlevilik var. Bu nedir? Tarikat mıdır yoksa bir inanç şekli midir? İnsanın aklına Mevlânâ ile ilgili pek çok soru geliyor…
Bugün bu soruların cevaplarını anlatmaya çalışacağım:
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî´nin asıl adı Muhammed Celâleddin´dir.
Efendimiz manasına gelen Mevlânâ adı kendisine Konya´da ders okutmaya başladığı zaman verilmiştir.
Rûmî; Anadolu demektir.
O´nun Rûmî diye tanımlanması daha önceki yıllarda “Diyâr-ı Rum” denilen Anadolu ülkesinin bir vilayeti olan Konya´da uzun süre oturması, ömrünün büyük bir bölümünü Konya´da geçirmesi ve Türbesinin Konya´da bulunmasındandır.
30 Eylül 1207 yılında Horasan´ın Belh şehrinde doğmuştur.
Babası Belh şehrinde “Sultan´ül Ülamâ=Bilginlerin Sultanı” unvanını alan Hüseyin Hatîbî oğlu Muhammed Bahaddin Veled´dir.
Soylu bir ülema ailesine mensuptur.
Muhammed Bahaddin, Belh şehrinde bilgisi, iyi ahlakı ile tanınmıştır.
Halka dinin gerçeklerini sade bir dille anlatıyordu.
Evi çeşitli dini konuların tartışıldığı bir akademi gibi idi. Bu yüzden kendisine "Sultan-ül Ulema" denilmişti.
Annesi Belh emiri Rukneddin´in kızı Mümine hatundur.
Babası Sultan-ül Ulema Bahadddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası sebebiyle 1213 yılında ailesiyle birlikte Belh´ten ayrılıp Nişabir´a gitmişlerdi.
Mevlânâ; Ailelesi ile birlikte yaptıkları seyahatlar esnasında Nişabur, Bağdat, Mekke, Medine, Şam, Halep, Malatya, Erzincan, Karaman, Konya gibi şehirlerde o çağın en ünlü bilginleri ile tanışmış, sohbetlerini dinlemişti.
Nişabur´da Feridüddin-i Attar ile karşılaşmış ve onun ilgisini çekmişti.
Şam´da Şeyh-ül Ekber Muhîddin-i Arabî ile görüşmüştü.
Babasının Maarif adlı eseri O´na rehber olmuştu. Ünlü Horasanlı şairler Senai ve Attar´ın şiirleri ile ilgilenmiş, onların fikirlerini benimsemişti.
1222 yılında bugünkü adıyla Karaman denilen Lârende´ye yerleşmişler burada 7 yıl kadar kalmışlardır.
Mevlânâ;18 yaşında iken 1225 yılında Şerafeddin Lala´nın kızı Gevher hatun ile evlenmiştir.
Bu evlilikten Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlarında 2 oğlu olmuştu.
Eşinin vefatından sonra Kerre hatun ile 2´inci evliliğini yapmış bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı 2 oğlu ile Melike hatun isimli bir kızı dünyaya gelmişti.
Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat babasını Selçukluların başşehri olan Konya´ya davet edince aile olarak 3 Mayıs 1228 yılında Konya´ya yerleşmişlerdir.
Mevlânâ´nın babası Konya´da İblikci medresesinde öğrenci yetiştirmeye başlamıştır.
Babası 12 Ocak 1231 yılında vefat edince babasının öğrencileri ve müritleri Mevlânâ´nın etrafında toplanmışlardı.
İplikçi medresesinde vaaz veren Mevlânâ´yı dinlemeye gelenlerin sayısı gittikçe artıyordu.
Mevlânâ 15 Kasım 1244´de Şems-i Tebrîzî ile karşılaşmış, bu karşılaşma hayatında bir dönüm noktası olmuştur.
Mevlânâ, çevresindeki tecrübe ve bilgi deryasından, devrinin bütün sanat ve ilim hareketlerinden haberdar olmuştu.
Kendisi TÜRK olmasına rağmen Mesnevi´sini Farsça olarak yazmıştı.
Matematik, astronomi, tıp ve simya ilimlerinin terminolojisini bir uzman derecesinde öğrenmişti.
Kur´an, Hadis, Fıkıh, Kelam sahalarında çağının rakipsiz bilgini olmuştu.
Yaşadığı hayatı;”Hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetlemişti.
17 Aralık 1273 Pazar günü vefat etmişti.
Mevlânâ; Ölüm gününe “doğum günü” veya “gelin gecesi” anlamına gelen“ŞEB´İ ARUS” diyordu.
Vefat ettiği zaman Müslüman olsun olmasın Konya´daki bütün insanlar cenazesine katılmıştı.
Müslüman olmayanların cenazeye katılışı Müslümanlar arasında şaşkınlık yaratmış ve onları cenazeye katılmaktan men etmek istemişlerdi.
Cenazeye katılan gayr-ı Müslimler ise; “Biz Musa´nın ve bütün Peygamberlerin hakîkatını onun sözlerinden anlayıp öğrendik.Kendi kitabımızda okuduğumuz olgun Peygamberlerin huy ve hareketlerini onda gördük.Sizler nasıl onun muhibbi ve müridi iseniz biz de onun muhibbiyiz....”demişler ve cenazeye katılmışlardı.
Bu yıl yapılan 744´üncü Vuslat Yıldönümü ve daha önceleri yapılan yıldönümlerine katılan Müslüman olmayan kimselerin Mevlânâ sevgisi ölümünden bu yana devam edegelmektedir.
Mevlevilik; Mevlânâ´nın ölümünden sonra oğlu Sultan Veled ve dostları tarafından tesis edilmiş bir tarikattır.
Mevlevilik; Sadece Anadolu´da değil, Asya´da, Avrupa´da, Afrika´da, Arap yarımadasında yaşayan insanları etkisi altına alan bir “Olgun insan” yetiştirme yolu olarak tanımlanmaktadır.
Mevlevilik: Altı yüz yılı aşkın bir süredir Mevlânâ´nın;“Allah´la birlikte olmak” diye nitelendirdiği “SEM”sıyla Müslüman olsun olmasın tüm dünya insanlarının gönüllerine girmeyi başarmıştır.
Mevlânâ´nın fikirlerine büyük önem verildiği gibi insanları en çok etkileyen SEM´sıdır. Sema etmek yani dönmek adeta Mevleviliğin sembolü olmuştur.
Bu yıl gerçekleştirilen törenlerde SELAM VAKTİ teması işlenmiştir…
Tüm İslam alemine ve Türk Dünyasına selam olsun.
Hoşça kalınız.
Yazarın Diğer Yazıları
ANAMUR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINA ÇAĞRI (13 Mart 2019 - Çarşamba)
İKİNCİ YARIYIL BAŞLARKEN... (03 Şubat 2019 - Pazar)
GENÇLERDE YARIYIL HEYECANI (18 Ocak 2019 - Cuma)
YENİ YILDA YENİ BİR AİLE MODELİ (01 Ocak 2019 - Salı)
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:

/resimler/2019-3/9/1138501358220.jpg

ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12