LAİKLİK TARTIŞMALARI VE DİN EĞİTİM ÖĞRETİMİ
-
Tarih: 9.5.2016 21:45:05 / 1063okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)

LAİKLİK TARTIŞMALARI VE DİN EĞİTİM ÖĞRETİMİ

TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman´ın "Yeni anayasada laiklik olmamalıdır" sözüyle laiklik tartışması gündeme gelmiş, ardından Kahraman "Şahsi düşüncelerimi ifade ettim. Yeni anayasada laiklik kavramı kötü niyetli yorumlara yol açmayacak şekilde açık ve net bir biçimde tarif edilmeli, istismar edilmenin önüne geçilmelidir" demişti.

AKP hükümet sözcüsü Ömer Çelik konuya açıklık getirmiş ve satırbaşlarıyla şu açıklamaları yapmıştı:

"Geçmişte devlet otoriter bir yaklaşımla, militan bir laiklik tanımı ortaya koyuyordu. Laikliğin toplum içerisinde kazanım olarak elde ettiği aykırı bir şeydi. Bu militan laiklik anlayışı gerçek manada laiklik anlayışıyla çatışıyordu. Laikliğin ne anlama geldiğiyle ilgili tartışmalar var…

"Ak Parti laikliğin yanında olmuştur. Cumhurbaşkanımızda açıklama yaptı. Cumhurbaşkanımızın genel başkanlığı, başbakanlığı döneminde Mısır´da yaptığı ziyaret sonrasında laiklikle ilgili çarpıcı değerlendirmeler yapmıştır.

"…Laiklik, demokrasi gibi kavramlar eski Türkiye´de birbiriyle çatıştırılan kavramlardı. Biz bu kavramların birbirleri arasında sinerji üreten kavramlar olduğunu düşünüyoruz. Laikliği toplumsal barış ilkesi, bütün inançlar karşısında devletin eşit mesafede durduğu bir tarafsızlık ilkesi olarak düşünüyoruz. Bizim yaşadığımız problemler, bu kavramların kendi bağlamlarından çıkarılıp ideolojik kavramlara dönüştürülmesidir."

"…Laikliğin yeni anayasa metinlerimizde de var. AK Parti özgürlükçü bir laiklikten yanadır. Biz laikliği din ve vicdan özgürlüğünün garanti altına alınmasında bir güvence olarak görüyoruz." 

Hükümet sözcüsü Sayın Ömer Çelik´in bu açıklamalarına rağmen ana muhalefet, Muhalefet partilerince, bazı sivil toplum kurumlarınca tartışmalar devam ediyor…

Bu tartışmalar yeni anayasa değişikliğine kadar devam edeceğe benzer…

Gerçekten son aylarda Türkiye´nin gündemi değişmiştir.

AKP´nin 22 Ocakta olağanüstü kongre yapacak olması ve Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu´nun başbakanlıktan ayrılacak olması, MHP´deki kongre belirsizliği, CHP´nin ve HDP´nin Anayasa değişikliği ve dokunulmazlıklarla ilgili tutumları nedense LAİKLİK tartışmasını gündeme taşımıştır.

 Laiklik tartışmasının tek sebebi din´dir, din Eğitim ve öğretimidir…

…Ve inananlarla inanmayanların mücadelesidir…

 Türban, başörtüsü derken Lise ve dengi okullardaki, askeri liselerdeki zorunlu din dersleri tartışılmaya devam ediyor…

 Üniversitelerdeki kız öğrencilerin başörtüsüyle derse girip giremeyecekleri konusu sorun olmaya devam ediyor…

 Bugün sizlere LAİKLİK TARTIŞMALARI´nın ışığı altında Cumhuriyetten önce ve sonra Din eğitiminin nasıl olduğu ile ilgili bilgileri paylaşmaya çalışacağım:

 Bu bağlamda şu sorular akla gelebilir;

 İslam´da din eğitimi ne zaman başlamıştır?

 Peygamberimiz zamanında, Osmanlılar döneminde ve Cumhuriyet döneminde, Cumhuriyetten günümüze gelinceye kadar din eğitiminin geçirdiği safhalar nasıldır? 

 Laiklik ile din eğitimi nasıl bağdaşmaktadır?

 İslam´da din eğitimi ilk defa Hz. Peygamber (SAV.) Efendimiz zamanında Mekke´de başlamış, zaman içerisinde Medine´de ve diğer merkezlerde gelişmiştir.

 "Talibü´ül-ilim", "Fakih", "Ehl-i Kurra", "Kibarüs-Sahabe" denilen zevat, başta Hz. Peygamber (SAV.) Efendimiz olmak üzere çeşitli alim, fakih, muallim ve ilim ehlinden; evlerde, işyerlerinde, çarşı-pazarda, sofalarda din eğitimi görmüşlerdir.

Hz. Peygamber (SAV.) başta olmak üzere; Abdullah ibni Mes´ud, Urvetübn-ü Mes´ud, Demmem Bin Sa´lebe, ve diğer bazı sahabenin ilk din eğitimcileri oldukları söylenebilir.

 Hazreti Peygamberin ikamet ettiği Mescid-i Nebi, Küba Mescidi ve diğer kabile mescitleri ile bazı sahabenin evleri okuma yazma öğretilen yerlerdi.

 Peygamberimizin vefatından sonra İslam dini kısa zamanda ve süratle yayılmıştır.

 Hülefa-i Raşidin, Emeviler ve Abbasiler zamanında askeri fütuhat yanında ilmî fütuhat da vardı.

 İlim adına "Beyt´ül-Hikme"ler, "Darül-Hikme"ler kurulmuştu.

 Gazneliler, Büyük Selçuklular ve Osmanlılar zamanında din eğitimi, medreselerde serpilip gelişmiştir.

 İznik, Bursa, Edirne ve İstanbul´daki Osmanlı medreseleri kendi kendini yenileyememiş, yerini değişen ve gelişen şartlarda yeni ilim merkezlerine bırakmıştır.

 Medreselerde din eğitiminin yanında matematik, astronomi, kimya, fizik, hukuk, edebiyat, tıp ve felsefeye de yer verilmiştir.

 Osmanlı İmparatorluğu´nun yıkılmaya yüz tuttuğu ve imparatorluğu kurtarmak için yeni fikir hareketlerinin doğduğu günlerde şartlar icabı bu eğitim sistemi yerini modern eğitim sistemine bırakmıştır.

 Osmanlı Devleti´nin son 20 yılında bugünkü ortaokul ve lise karşılığı "Mektebi Sultaniye","Rüştiye", "İdadiye", "Darü´l Muallimin"lerde "Ulûmu Diniyye ve Ahlakiyye" adıyla din eğitimine yer verilmiş, bu modern eğitim kuruluşlarındaki din eğitimi Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar devam etmiştir.

 Cumhuriyet döneminde din eğitim ve öğretimi değişik boyutlara ulaşmıştır. Medrese kuruluşlarındaki modern düzenleme bir süre devam etmiş fakat genel eğitim ve din eğitimi 1924 yılında yürürlüğe konulan 430 sayılı "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" ile yeni bir hüviyet kazanmıştır.

 Medreseler tarih sahnesinden silinirken, Cumhuriyet´in kuruluş yıllarında din eğitimi konusunda köklü bir çözüm aranmıştır.

 1920 yılında TBMM´de görüşülen eğitim programında öğrencilere verilecek eğitimin "Dini ve milli" hale getirilmesi gerektiği doğrultusunda karar alınmıştır. 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde yaptığı konuşmanın eğitimle ilgili bölümünde Atatürk; Cumhuriyet Türkiye´sinde din eğitimine mutlaka yer verileceğini vurgulamıştır.

 Tevhid-i Tedrisad Kanunu ile bütün okullar Milli Eğitim bakanlığına bağlanmış, ilkokula dayalı 4 yıllık İmam Hatip Okulları açılmış, bu okulu bitirenler ortaokul mezunu sayılmışlardır.

 Tevhid-i Tedrisat Kanunu´nun 4. maddesi ile Dar´ül Fünun bünyesinde yüksek din tahsili yapmak isteyenler için İlahiyat Fakültesi açılması öngörülmüştür. 1924 yılında ilkokul, ortaokul ve liselerde din dersleri bulunmaktadır.

 Aynı yılın müfredat programlarında 5 yıllık ilköğretim okullarının İbdidai Darülmuallimin ve Darül Muallimatlarında da din bilgisi dersleri vardır.

 1931 yılında öğretmen okullarının müfredat programından din dersleri çıkartılmış, 1932-1933 öğretim yılında İmam Hatip Okulları ile İlahiyat Fakülteleri öğrenci yetersizliği gerekçesiyle öğretime kapatılmıştır.

 Resmi okullarda din eğitim ve öğretimi ihtiyacı resmen karşılanamayınca vatandaşlar, kendi imkanlarıyla din adamı yetiştirme yoluna başvurmuşlardır. Bu durum kargaşalara sebep olmuş ve vatandaşın din eğitimi ihtiyacını devletçe karşılamak üzere çareler aranmıştır.

 Bu sebeple 1948-49 Öğretim yılında Ankara Üniversitesi´ne bağlı İlahiyat Fakültesi açılmış, aynı yıl ilkokullara din dersi konmuş, on aylık İmam Hatip Kursları devreye sokulmuştur.

 İlkokullardaki 10 aylık İmam Hatip kursları 1968 yılında İmam Hatip Okuluna dönüştürülmüş, 1971-72 öğretim yılında müfredat programlarında değişiklik yapılarak İmam Hatip Liseleri haline getirilmiştir.

 1956 yılında Ortaokullara, 1967 yılında liselere isteğe bağlı din bilgisi dersleri konmuş, 18.10.1982 tarihinde kabul edilen T.C. Anayasasının 24. maddesine uygun olarak lise ve dengi okullarda, Anadolu liselerinde, meslek liselerinde, askeri liselerde mecburi din dersleri uygulaması başlatılmıştır.

 Bugün LAİKLİK tartışıladursun Cumhuriyet Türkiye´sinde resmi din eğitimi Anayasa teminatı altındadır.

 1959 yılında "Yüksek Din Tahsili" yapmak isteyenler için 4 yıllık Yüksek İslam Enstitüleri açılmaya başlanmıştır.

 Zamanla bu yüksek okullarımızın sayısı yediye yükselmiş ve son yıllarda isabetli bir kararla Yüksek İslam Enstitüleri, İlahiyat Fakülteleri´ne dönüştürülmüştür.

 1971-72 öğretim yılında açılan Erzurum İslami İlimler Fakültesi de ilahiyat Fakültesi haline getirilmiştir.

 Tevhid-i Tedrisat Kanunu yürürlüğe girdiği zaman, Kur´an kursları Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinde bırakılmıştır.

 Bugün, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı beş binin üzerindeki Kur´an Kurslarında eğitim sürdürülmektedir.

 Kur´an Kurslarında yaklaşık 3 bine yakın erkek, 2 bine yakın bayan öğretmen tarafından yaklaşık 70 bine yakın erkek, 90 bin´e yakın kız öğrenciye Kur´an-ı Kerim dersleri ve din eğitimi verilmektedir.

 Okulların tatil olduğu yaz aylarında da ilk, orta, lise ve üniversite çağındaki çocuklardan ve gençlerden isteyenlere 70 bine yakın camide yine 70 bine yakın din görevlisi tarafından din eğitimi yaptırılmaktadır.

 Türkiye Diyanet Vakfı, yurt dışında trilyonlarca lira değeri olan yüzün üzerinde gayrimenkul satın almıştır.

 Bu gayrı menkuller üzerinde külliyeler hizmete sokulmuş, bilgisayar merkezleri açılmış, kütüphaneler tesis edilmiş, bu suretle yurt dışındaki 3 milyona yakın insanımızın din eğitimleri ele alınmıştır.

 Türkiye´de din eğitim ve öğretiminin daha sağlıklı yürütülebilmesi için 1961 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Din Eğitimi Müdürlüğü kurulmuş, aynı müdürlük bu tarihten 3 yıl sonra Din Eğitimi Genel Müdürlüğü haline getirilerek geliştirilmiş, son bir düzenleme ile adı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü yapılmıştır.

 Bu güzide kuruluşumuz; Bugün sayıları 400´e yaklaşan İmam Hatip Liseleri´nin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır.

 Eğitim-öğretim programlarını geliştirmektedir.

 İmam Hatip Liseleri ve İmam Hatip Ortaokulları arasında dini ve kültürel yarışmalar düzenlemektedir.

 Yurt dışındaki işçi çocuklarımızın eğitimi için çalışmalar yapmaktadır.

 Yurt dışındaki lise ve muadili okullarda okutulan din bilgisi dersleri için gerekli olan öğretmen ihtiyacını karşılamaktadır.

 Yurt içindeki bütün orta-dereceli okulların din kültürü ve ahlak dersi öğretmenlerinin istihdamı konusunda başarılı çalışmalar yapmaktadır.

 Ülkemizde laiklikle din eğitim ve öğretimi öyle kaynaşmıştır ki, Türkiye´de bugün artık tartışılan konu laisizm içerisinde din eğitimine hangi şekilde ve şartlarda ve ne ölçüde katkıda bulunabileceğidir.

 Türkiye Cumhuriyeti Devleti´nde din eğitimi fert meselesi olmaktan çıkmış, bir cemiyet ve devlet politikası olarak ele alınan önemli bir konu olmuştur.

 Bu anlayışla hareket edildiği takdirde Üniversitelerimizdeki kız öğrencilerimiz daha rahat bir şekilde rahatça başörtülü olarak derslerine girebileceklerdir.

 Bazı dernek ve kuruluşlar istemese de lise ve dengi okullarımızdaki zorunlu din dersleri güncelleştirilmiş olarak devam edecektir.

 Hoşça kalınız.

Yazarın Diğer Yazıları
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.8113
EURO
6.7288
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12