KIZILELMA ÜLKÜSÜ
Tarih: 17.2.2018 00:25:41 / 472okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

“Milleti ve milliyeti anlamak için öncelikle kendi geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerekir. Biz Millet-i İbrahim´den geliyoruz.”

Gitmezseniz onlar size gelirler… Biz girmezsek, onlar bizim topraklarımıza girerler…

Şükürler olsun ki, teröristlere karşı sınır dışında yapılan operasyonlarda gençlerimizde vatan millet duygusu bir hayli fazla. Türk Cihan Hakimiyeti mefkuresinin canlı bir şekilde genlerimizde saklı olduğunu gördük ve ihtiyaç olduğu zamanlarda ortaya koyabiliyoruz.
Bu duyguyu Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu “Malazgirit Marşı” adlı şiirinde şöyle anlatmış:
“Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya…
Kızılelma´ya hey… Kızılelma´ya!!!
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah… Bismillah… Allahuekber.”

Zeytin dalı harekatında bir askere bir muhabir “istikamet neresi” sorusunu sordu. Asker de, “Kızılelma” cevabını verdi. Bu ilginç, güzel ve yerinde cevabın karşısında, herkes “Kızılelma” hakkında bilgi edinmek istedi. Ben de birlikte olduğumuz bazı kişilere sordum,” Kızılelma” nedir? İlginç cevaplarla karşılaştım. “Savaşmaktır”, “gitmektir”, “kazanmaktır”, “almaktır”, vatandır”, “ülküdür” vb. Bunun üzerine değişik kaynaklardan; köşe yazarlarından, Ülkü Ocakları Vakfı sayfasından, Ömer Seyfettin´in “Kızılelma Neresidir?” İsimli hikayesinden istifade ederek ‘Kızılelma Ülküsü´nü´ anlamaya ve anlatmaya çalışacağım.

Milletimizi ve milliyetimizi anlamak için öncelikle geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerekir. “Kızılelma” bizim geçmişimizde var. Tarihimizin değişik zamanlarında “Kızılelma”nın anlamı nasıl tanımlanmış bilmemiz gerekir. Askerimiz istikametinin “Kızılelma” olduğunu neden söyledi. “Kızılelma” uğraşımızda önemeli ise ve diri tutmamız gerekiyorsa ne yapmalıyız. “Kızılelma”nın ne anlama geldiğini bilmeliyiz ve çocuklarımıza/gençlerimize öğretmeliyiz.

Bu amaçla haberlerimizi, köşe yazılarımızı bu bilgilerle ilgilendirmeye çalışmalıyız. Bununla ilgili değişik etkinliklerde bulunup bilgilenmemiz gerekiyor. Bir çok dedelerimizin askerlik şubelerine gidip harekata katılıp şehit olmak istediğini, bazı nenelerin ve anaların da askerlerin yemeklerini yapmak için harekata katılmak istediklerini görüyoruz. Gençler de “beni de alın askere” diye dilekçe veriyorlar. Bu ve benzeri düşünceleri temin etmek için etkinlikler yapmak gerekir.

İzmit´te Cuma Namazı çıkışında, Zeytin Dalı Harekatı´na destek için cemaate Türk Bayrağı ve ‘Kızılelma Ülküsü´nü temsilen kırmızı elma dağıtıldı. Elma kasalarının yanına da zeytin dalları konuldu. Cami Dernek Başkanı şöyle dedi: “… Kızılelma, Kelimetullah olarak zafer, gaza demektir…. Biz Türk halkı olarak Güneydoğu´da, Bosna Hersek´te, Arakan´da; Kızılelma bu gün Afrin´de, yarın inşallah Münbiç´te, öbür gün Allah´ın izniyle Kudüs´te olacak…” şeklinde konuştu.

Sözlükte “Kızılelma”; yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları, nerede olduğu bilinmeyen bir ülke şeklinde ifade ediliyor.
Ülkü Ocakları Vakfı sayfasında da “Kızılelma”; üzerinde düşündükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşlerdir şeklinde tanımı verilmiş. Ülkü birlikteliğinin sembolleşmiş şekli “Kızılelma”dır.

Türkler için, dünya hakimiyetini temsil eden, som altından yapılma kırmızı renkte bir küre “Kızılelma” olmuştur. Bu altın küre bazen zaferin işareti, bazen hakimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen toprakların sembolü olarak ifade edilmiştir. “Kızılelma” ulaşılmak istenen hedef, gidilmesi gereken bir yol ve adil bir yönetim kurma arzusudur.

Türklerde ‘kızıl´ kıymetli olan bir renk, ‘elma´ ise, gizemli olan, bolluk, bereket, şifa kaynağı olarak görülen meyvedir. Ancak ‘Kızılelma düşünün´ elmaya değil, eski Türklerde Güneş ve Ay´ı anlatan kızıl topa dayandığı düşünülür.

‘Kızılelma düşünün´ ilk kez Orta Asya Türkleri arasında doğduğu; Ergenekon Destanı´nda Ergenekon´dan dışarıya çıkma ve kaybedilmiş eski yurdu geri alma idealini düşlediği kabul edilir… Türkistan´dan Hazar Denizi´nin doğusuna gelen Oğuzların ise Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hakimiyetinin ifadesi olarak bulunan ‘altıntopu´ yani “Kızılelma´yı” ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.

‘Kızılelma düşü´ İran´da hüküm süren Türk boylarına, oradan da Osmanlılara geçmiştir. Osmanlılarda ‘Kızılelma düşü´ İstanbul´un fethinden sonra yaygınlaşmıştır. Osmanlı Devleti´nin fethetmek istedikleri yerlerde bir “Kızılelma´nın “varlığına inandığı ve bu uğurda uğraş verdikleri görülmektedir.

Avrupa´da fethedilmek istenen şehirler “Kızılelma” olarak anılmıştır. Askerlerin ”Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı´nın ötesine, Kızılelma´ya dek varırız” sözlerini dillerinden düşürmedikleri ifade edilir.

‘Kızılelma düşünün´ tam olarak ortaya çıkma zamanı, Osmanlı döneminde tarihe ve edebiyata mal olduğu, özellikle Batı medeniyetlerine doğru yürütülen cihadın bir sembolü olduğu yönündedir. ‘Kızılelma ülküsü´ özellikle yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve onların savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmıştır.

Afrin operasyonunda da askerlerin azmini yüksek tutmak için “istikamet Kızılelma” denmesi ya da Türk bayrağı ve kırmızı elma dağıtılması yerindedir.

“Kızılelma”, Türkler arasında, çok eski inanç ve töre ürünü olan cihan hakimiyeti düşüdür. Bazen Türklerin yaşadıkları yere göre daha batıda, ulaşılması gereken bir yer, bazen de bir ülkenin değerli bir yeri üzerine konulmuş, altından yapılma yuvarlak bir toptur. Bu top zaferin işareti, hakim olmanın veya fethedilmek için düşünülmüş yerin sembolü olarak ifade edilmiştir. Türklerde “Kızılelma” çok güçlü bir fetih idealinin sembolüdür. Buna örnek: Ergenekon Destanı´nda, Ergenekon´dan çıkma ve eski yurda yeniden sahip olma düşüncesidir. “Kızılelma” ulaşılması gereken, ülkeleri ele geçirmede fetihleri amaç haline getiren bir düş olmuş. Türkler gittikleri her ülkede, elde edecekleri zafere, ulaşmadan önce “Kızılelma” adı vermişlerdir.

Barlık suyu boyunca oturan Oğuzları, buradan hep batıya doğru yürüten güç ‘Kızılelma efsanesi´ olmuştur. Hazar Denizi´nin doğusundan gelen Oğuzlar, Hazar kağanının çadırının üzerinde duran egemenlik sembolü olan altıntopu ele geçirmeyi amaç edinmişlerdir. ‘Kızılelma ülküsü´ buradan Dran´daki Türklere, onlardan da Osmanlılara geçmiştir. Osmanlıların fethetmek istedikleri yerlerde bir “Kızılelma´nın” varlığına inandıkları ve bunu ele geçirmek için uğraştıkları görülür.
Sınırlarımızı teröristlerden korumak ve onların topraklarımıza girmelerini önlemek için, zamanımızın “Kızılelma´sı” olan İdlib´e, Afrine, Münbiç´e, hatta Musul- Kerkük´e gitmeliyiz dedik. Buralar bizim geçmişimiz; geleceğimiz geçmişimizde saklıdır… 
Hoş kalın. Şubat 2018, Anamur. İsmet Kadıoğlu

Anahtar Kelimeler: KIZILELMA, ÜLKÜSÜ
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3611
EURO
6.0997
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12