KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ
Tarih: 10.1.2017 00:37:38 / 845okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

EFSANE
Çok eskiden beri söylenegelen, olağanüstü olaylara ve kişilere yer veren, konuşma diliyle oluşturulmuş, hayali öykülere efsane denir. Konularını, belirli bir olay, yer veya kişi oluşturur. Efsaneler halk kültürüne dayalı ve gerçek gibidirler.

Atasözü; atalarımızın uzun denemelere dayanan yargılarını, tecrübelerini, öğüt olarak ifade eden ve alışılmış biçimleri olan toplum tarafından benimsenmiş anlamı olan sözlerdir.

Efsane mi yoksa atasözü mü deriz, iki söz ve anlamları üzerinde durmak istiyorum. Kullanırız ama tam anlamını bilmeyiz ya da yanlış anlamda kullanırız. Amacımız doğrusunu bilmek ve yerinde kullanmak.

Bahsedeceğim efsaneler zamanla halk arasında deyim haline gelmiş. İnceleyip baktığımızda bu iki deyimin hikayesi birkaç değişik şekilde karşımıza çıkıyor.

KARAMANIN KOYNU SONRA ÇIKAR OYUNU
Karaman´ın ‘koyunu´ sonra çıkar oyunu mu, yoksa Karaman´ın ‘koynu´ sonra çıkar oyunu mu?
Karaman Kalesi, Osmanlı ordusu tarafından, fethi için sarıldığında, kale içindeki halk, canını ve malını kurtarma telaşına düşer. Bir sürü sahibi de, sürüsünü kurtarmak için hazırlık yapar. Sürünün karanlıkta yolunu bulabilmesi için, keçilerin boynuzlarına yanan meşaleler takar ve bu şekilde dışarı çıkarlar. Kaleyi sarmış olan Osmanlı askerleri, arka tarafta ellerinde meşaleler bulunan bir ordunun kendilerine saldırmak üzere olduğunu sanıp, kuşatmayı bırakarak kaçarlar. Bunun bir sürü olduğunu, daha sonra iş işten geçince anlarlar. Ve bu söz bu olaydan sonra söylenir.

Bu sözün bir başka hikayesi şöyle:
Karamanoğulları ve Osmanlılar birbirleriyle yıllarca savaşmışlar. O zamanın ileri gelenleri toplanıp, “bu kardeş kavgasını bitirelim barış sağlayalım” diyerek; Karaman Bey´i ile Osmanlı Bey´ini Konya´ya çağırırlar. Her ikisini de dinlenir. Her iki beye de, bir daha savaş yapmamaları için söz alırlar ve yemin ettirirler. Karaman Bey´i yemin ederken, elini koynuna götürerek: “Bu can burada kaldıkça, Osmanlı´yı kardeş bilip, kılıç çekmeyeceğime söz veriyorum” der. Fakat toplantıdan çıktıktan sonra Karaman Bey´i kaftanının altından bir kuş çıkartıp salıverir. Ve “işte can çıktı söz bitti” der. Bunu gören saraylı bir zat; “Karaman´ın ‘koynu´, sonra çıkar oyunu” der. Daha sonra bu söz halk arasında “Karaman´ın ‘koyunu´, sonra çıkar oyunu” şekline dönüşmüştür.

Artık dış görünüşüne bakıp da aldanan kişiler “Karaman´ın koyunu, sonra çıkar oyunu” demeden edemiyorlar. “Bir şeyin iyi ya da kötü olup olmadığı sonradan anlaşılır” anlamında kullanımı da mevcuttur.

Yaptığımız bazı işlerin faydalı ve karlı gibi görünseler de zamanla pek düşündüğümüz gibi olmayabilir. Bizi zarara sokabilir. Her konuda karar verirken dikkatli olup tedbirli davranmalıyız.

Gizli saklı yapılan işler zamanla sır olmaktan çıkar ve herkes tarafından öğrenilir. Gizli olan şey eğer bir oyun ise, oyun olması sonradan çıkar.

ÖRT Kİ ÖLEM
Ört, ki ölem bir deyim. Genel manada anlamı; “artık elimden bir şey gelmez koyuver gitsin, benim derdimin dermanı yok..” diyenlerin, ümitsiz durumlarını anlatmak için kullanılır.

İnternette bu deyimin anlamının ne olduğuna baktığımda, farklı anlamlarla karşılaşıyorum. Ama hepsi de yaklaşık aynı anlamda ifadeler. Ve bunlardan bir kaçını, kendi ifadelendirmelerim şekliyle sizlerle paylaşmak istiyorum.

Karl Steuewald´in Almanca- Türkçe sözlüğü, “önünü sonunu düşünmeden verilen, boş ve kof sözler karşısında kullanılan bir deyimdir” diyor. Devamında, “ya bırakın da, iç huzuruyla ölüvereyim” şeklinde ifade ediyor.

Hikayenin anlamı Ekşi Sözlük´te şöyle anlatılıyor: Cimriliği ile meşhur bir zengin, beslenme eksikliğinden dolayı hastalanmış. Adamın parası var ama yemezmiş. Halk arasında “varyemez” diye adlandırılan ve kendi canını düşünmeyen bu adama oğulları, hastalandığından dolayı doktor getirmişler. Doktor adamı muayene ettikten sonra gıdasızlıktan dolayı hasta olduğunu ve güç verici gıdalar alması gerektiğini söylemiş. Pirzola, tereyağı, reçel, yumurta, süt, kaymak gibi şeylerle beslenmezsen ölürsün demiş. Bunun üzerine adamın küçük oğlu, doktorun tavsiye ettiği bu yiyecekleri almak için babasından para istemiş. Tuhaf bir şekilde oğlunun yüzüne bakan cimri zengin, “Hele oğul ört ki ölem! Öyle pahalı yaşamaktansa, böyle ucuz ölmek daha iyidir” demiş.

Yine Ekşi Sözlük´te; önemli bir konuda başarısız olunca sarf edilen ‘öleyim bari´ anlamında söylenen bir deyim olduğu yazılıyor.

Bir başka sözlükte bunun anlamı için şöyle deniyor:
Mehmet Akif Ersoy´un literatüre soktuğu bir deyimdir. Mehmet Akif, çevresindeki cahillikleri, hicveden bir şairdir. Dünyanın öküzün boynuzlarında veya balığın sırtında olduğunu iddia edenlere yönelik eleştirisinde “bu kadar da olmaz” anlamında kullanmış ve şöyle demiştir:

“Ben bu dünyayı gördüm de sanırdım sağlam
ne çürükmüş o meğer, sen şu benim bahtıma bak
tutalım şimdi öküz durdu, balık durmayacak
diyelim haydi balık durdu biraz buldu da yem
ya deniz…? Hiç dibi yokmuş bu işin
ört ki ölem.

Aynı sözlükte (itusozluk), yukarıdaki cimri zengin hikayesinin bir İncilli Çavuş ile ilgilendirilmiş şekli de var. Yatar vaziyette hasta olan İncili Çavuş´u iyileştirmek için, hekim ve imam gelmiştir. İncili Çavuş imama sorar; cenaze kaldırmak için neler lazım?  İmamın, “kefen, sabun, odun, mezar.. Hepsi, doksan akçe ediyor ağam” demesi üzerine, ölüm döşeğindeki İncili Çavuş, kesin bir tavırla şöyle demiş: “İyileşip ayağa kalkmam için dört yüz akça, cenazemin kalkması için doksan akçe gerekiyor. Hekim efendi, siz gidebilirsiniz. İmam efendi siz kalın. Yorganı da üstüme örtün ki öleyim” diyerek ziyarete gelen yakınlarını, imamı ve hekimi güldürür.
Cebiniz zengin olsun, ama gönül zengini olmanız dileklerimle..
Hoş kalın. Ocak 2017 Antalya.  İsmet Kadıoğlu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: KARAMAN, KOYNU, VARYEMEZ
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12