İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE
Tarih: 9.9.2014 10:03:01 / 1111okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, köşe yazılarını okuduğum takip ettiğim yazarlardan. Yazdığı bir yazı

köyü ile ilgili. Ve başlık “Yarım Asır Sonra Köyümde.” Bu yazıdakilerle kendi köyümde yarım

asır öncesi ve Ağustos 2014´dekileri bir karşılaştırmak istedim.

 

1962 yılında, Eylül ayı okul döneminden itibaren köyümden ayrıldım. Yaz ayları, kısa dönem

üniversiteyi bitirene kadar köye ailemin yanına gittim. İş hayatıma başladıktan sonra da

çok kısa sürelerle tatillerimde ve 1987 yılına kadar gittim. Annemin, köyden gübre getiren

traktörle şehre gelirken, traktörün devrilmesi sonucu, hayatını kaybetmesi ile, babam da belli

bir süre sonra Anamur´a gelip yerleşti ve köyle irtibatımız kesildi denecek seviyeye geldi.

Köyümüz, Anamur´un kuzeyinde “Anamur´un doğusu” ve Anamur´a ortalama 50 km. dir.

Ortalama diyorum, köyün bir ucundan diğer ucuna yürüme mesafesi 7- 8 saatte gidilirdi. !962

yılında köy içinde ve Anamur´a yol yoktu. Sanırım, Malaklar köyünün 5-6 km üstünde bir yere

kadar orman bir yol açmıştı.

 

Büyük ablam o tarihlerde evlendi ve Anamur´da oturan birine verildi. Düğünü yapıldı. O

bahsettiğim yolun bitimine kadar, at sırtında gelinliği ile getirildi. Ondan sonrasında da cip

geldi ve Anamur´a ciple götürüldü. Ebem (Babaannem) cipi ilk defa görmüş ve “bu ne yer ne

içer” diye sorduğunu hatırlıyorum.

 

Bahsettiğim köyümüz Kükür Köyü, Toros dağlarının eteklerinde, çam ormanın içinde

çok küçük çıkan su kaynaklarının her birinin başına 3-5 ev yapılmış ve 13 mahalleden

oluşmaktadır. Çiçeklice, Kayabaşı, Belensazak, Akbaş, Kızılcakaya, Maşat, Hasanbükü ve

Enişbükü, Sazak, Asmaca, Görpe, Karadere, Bakara ve Bulu şeklinde isimlendirilmiş 13

mahalle ve Kükür.

 

Benim köyden ayrıldım dediğim tarihlerde her mahallede ve her evde yaşayan insan

mevcuttu. Genelde geçim kaynakları hayvancılık(davarcılık). Kışları köyde yazları da yaylada

olunurdu. Köyde ilkokul bir yerde (Görpe´de) vardı. Okula gidip bitirenler davar gütmek için

genelde ortaokula gitmezdi. Zira hayvancılık yapabilmek için insana ihtiyaç vardı. Davarları

bir kişi, oğlakları bir başka kişi olmak üzere en az iki kişi otlatırdı.

 

Yol ve elektrik yoktu. Belki bazı evlerde gaz lambası ve 80´li yıllara doğru lüks dediğimiz

aydınlanma cihazı vardı. Şimdiki ismiyle şömine, bizim bildiğimiz ocaklık, evin bir köşesinde

ev yapılırken evin içinde bacasıyla birlikte yapılırdı. Isınma için, ocaklıkta meşe ve çam

odunları yakılır ve aydınlanma için de odunun üzerinde çıra yakılırdı.

 

Yol, Orman İşletmesinin, kesim yapıldığı zaman ağaçları getirmek için, orman yolu olarak

kısım kısım yapılmasıyla, çok sonraları, bazı mahallelerin yakın yerlerine gelmiş oldu. Tabi ki

toprak yol. Bu yollarda da kamyonlar ağaç çektiği için, kamyon izlerinden dolayı, taksilerin

çıkması oldukça zor şartlarda olurdu. Elektrik, yanlış hatırlamıyorsam, Özal dönemlerinde

geldi. Asfalt, köyün yukarı tarafından bir miktar aşağı tarafından da bir miktar olmak üzere

2005 yılından sonra yapıldı. O da yarım yolunmuş tavuk gibi bozuk durumda.

Köyümün bir mahallesi olan ve benim yaşadığım Hasanbükü(Enişbükün)den bahsedeceğim.

Toros dağlarının eteklerinden, başka bir ifadeyle B.k Durukmaz diye adlandırdığımız dağ

yamaçlarından küçük su kaynaklarının oluşturduğu dere Hasanbükünden geçer. Bu derede

dinamit atar böğede dalar ellerimizde balıkları çekerdik. Ya da tespih giliği dediğimiz tespih

ağacının meyvesiyle balığı zehirler avlardık. Kazan böğette yüzmeyi ilkokula gitmeden

öğrenmiştim. Bu derenin biraz yukarısından arkla, su getirip, su altı dediğimiz ve darı

ektiğimiz tarlamız sulanırdı. O dere kenarına sıralı şekilde yığma duvarla yani taşla yapılmış

evler vardı. En aşağıda bizim ev, sonra büyük amcam ve bitişiğinde oğlu Emin ağanın evi,

sonra Yaşar amcamın evi ve daha sonra İkizlerin evi(Çoban Osman Dayı, yani Osman Toprak

ve onun oğlu Ali Toprak, sonradan bekçi Ali adını alacak) vardı.

 

Hasanbükündeki bu evlerden, bizim evde 8 kardeş, ebem, anne baba olmak üzere 11 kişi

yaşamaktaydı. Osman amcamlarda, 6 çocuk anne baba, Yaşar amcamlarda 7 çocuk anne

baba, Çoban Osman dayılarda da 4 çocuk anne baba ve Ali toprak ve onun da en az 6 çocuğu.

Daha sonrası Emin Ağanın 12 çocuğu oldu ve bunların hepsi birlikte bu derenin kenarında

birlikte olup yaşayıp büyüdük.

 

Dere deyince biraz ondan bahsedelim. Bu derenin hemen kenarlarına evler yapılmış. Köyün

biraz yukarı mahallelerine gidiş yolu(yürüme yolu, şimdilerde asfalt olmayan araba yolu

olmuş) vardı. O yolla bizim eve sanırım %60 meyilli yolla inilir. Şimdi hala öyle. Evlerin olduğu

yerlerde güneş saat 3´ten sonra gider. Bahsettiğim tahmini meyil daha yukarılarda sanki

80- 90 derece açıyla herhalde Torosların 1000 metre yükseklikteki tepelerine ulaşıyorsun.

Derede, şu anda telefon çekmiyor. O zaman zaten hiçbir yerde telefon yoktu.

 

Namık Hocam, yarım asır sonra köyüne gelmiş ve köyünden bahsederken gelişmiş halini

görmüş ve onlardan bahsediyor. Köyde sanayi gelişmiş ve kirliliğinden bahsediyor.

Artık köylerde at, eşek ve develerin kalmadığını; bunların yerlerini, 3 tekerlekli ve kasalı

“Rus Motorları”nın, traktörlerin, taksilerin ve minibüslerin aldığı görülüyor ve köyüme

bilgisayarımla döndüm diyor.

 

İşte ben de köyüme, çocukluğumu geçirdiğim ve en çok 45, 50 kişinin yaşadığı küçücük

mahalleme koltuğumun altında bilgisayarımla 29 Ağustos 2014 Cuma günü gittim. Maalesef

mahallede hiç kimse yoktu, bilgisayarım da çekmedi. Sadece Çoban Osman Dayının torunu

tek başına kurbanlık birkaç davar beslemek üzere yaşıyor olduğunu duydum, kendimde

görmedim.

 

Babamın evi dış görünüşü yıkık değildi. Tahtadan yapılmış evin önündeki anamın ekmek attığı

dış ocaklık kapısı yarım açıktı. Ocağın hemen yanındaki kaplarını koymak için yapılmış tahta

dolabının kapağını açtım. Bakırdan tencere ve kapağı duruyordu, elimle kapağı kaldırdım,

içinde kıvrım kıvrım kıvrılmış boz bir yılan gördüm ve hemen kapattım. Evin içine girdim,

terkedilmiş bir çamaşır makinası ortada ve bir buzdolabından başka, evin üstü toprakla

yapıldığı için bütün topraklar evin içindeki tahtanın üstüne dökülmüş, ev yakında göçecek

görüntüdeydi. Oda denirse, öbür odasına baktım bir yarasa havada uçmakta. Ve terk edilmiş

ev. Evin önündeki tarlada (tarla olmaktan çıkmış hali var tabi) eskiden dikilmiş ama susuz ve

bakımsızlıktan çok az ve kaliteli olmayan elma ağaçları terk edilmişliğin hüznü içerisinde bana

bize niçin bakmıyorsunuz bakışlarıyla gözyaşlarının yağmur damlaları gibi aktığını gördüm ve

resimlerini çekip bende üzgün bir şekilde gözlerim dolu oradan ayrıldım.

 

Babamın evinin hemen yanındaki Osman Amcamın ve oğlu Emin Ağanın evleri dış görüntüsü

itibarıyla yıkılmış gibiydiler. Amcamın evinin kapıları açık ya da yoktu. Belki de birileri

sökmüşlerdi. Onun yanında Yaşar Amcamın evi tamamen değil ama yıkılmış durumdaydı. Eve

çıkmak için dıştan yapılmış ağaçtan merdiven bile yoktu ve artık evin içi varsa tabi çıkılamaz

olmuştu. Daha ilerde Çoban Dayının evine vardığımda evin tek bir cephesinin kaldığını

diğer duvarlarının yıkıldığını, o kalan cephenin de ortası delik bir duvardı, resmini çekip,

gözlerim sulu bir şekilde pınar olmadan ayrıldım. Enişbükünde Kadı Dayım, Ali Özkan(Kara

Jandarma) ve dere kenarından daha yukarda Ali Toprak vardı, oraya geçtim. 7 Kasım 2013

günü kaybettiğimiz, babamın mezarını yaptırmıştım onu bir ziyaret edip, Fatiha mı okuyup

dayımın evine gittim.

 

Dayımın karısı, Fadime nenem Allah razı olsun süt doğramaç ve bazlama, börekle beni bir gün

besledi. Ve ikinci günü sanayileşmemiş, Rus motorsuz, kimsesiz kalmış, bizi niçin terk ettiniz

sitemleriyle, gözleri dolu bakışlarla, beni seyreden, nasırlı ellerle yapılmış, emek ürünü,

harabeye dönmüş eserlerin, arkamda kaldığına şahit oldum. Hoşça kal Hasanbükü(Kükür).

İSMET KADIOĞLU Eylül 2014

Anahtar Kelimeler: İKİ, GÜNDÜZ, BİR, GECE, KÖYÜMDE
Yazarın Diğer Yazıları
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.6481
EURO
6.5039
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12