HAZRETİ MEVLANA´YI ANMA TÖRENLERİNİN ARDINDAN
-
Tarih: 21.12.2015 22:57:59 / 950okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)

HAZRETİ MEVLÂNÂYI ANMA TÖRENLERİNİN ARDINDAN…

Hz. Mevlânâ´nın 742´ inci Vuslat yıldönümü törenleri Türkiye´nin tüm il ve ilçelerinde, dış temsilciliklerde, Türk dünyasında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde muhteşem etkinlerle gerçekleştirildi.

Her yıl olduğu gibi yurt içinden ve yurt dışından özel araçlarıyla ya da tur´larla yüz binlerce kişi Konya´ da Mevlânâ´yı anma törenlerine katıldı.

Önceden bilet alıp, yer bulup Semâ törenlerine katılanların sayısı neredeyse yetmişbinleri buldu.

15 adet Semâ ayini yapıldı.

Şeb-i Arus töreni Mevlânâ´nın “ Kandil Uyandırma Merasimi ” ile Konya´da başlatılmış ve 7 - 17 Aralık tarihleri arasında bütün il ve İlçelerde Semazen gösterileri ve çeşitli etkinliklerle devam etmiştir.

Bugünkü sohbetimzin konusu Mevlânâ…

Mevlânâ sevgisi…

Mevlânâ ile ilgili olarak pek çok soru akla geliyor…

Her yıl Konya´da yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Mevlânâ Türk müdür?

Nerede doğmuş, nerelerde yaşamıştır?

Mesnevî adlı kitabını Farsça yazdığı söyleniyor.

Türk ise niçin kitabını Türkçe yazmamıştır?

Sadece din ilimleriyle mi uğraşmıştır?

Müspet ilimlerle ilgisi var mıdır?

Müslüman olmayan binlerce kişi niçin yurt dışından Şeb-i Arus törenleri için geliyor?

Müslüman olmayanlar Mevlânâ´nın neyinden etkileniyorlar?

Anlamını bile bilmeden insanların katıldığı semâ ayini nedir?

Şeb-i Arus ne demektir?

Bir de Mevlevilik var. Bu nedir? Tarikat mıdır yoksa bir inanç şekli midir? İnsanın aklına Mevlânâ ile ilgili pek çok soru geliyor…

Bugün bu soruların cevaplarını anlatmaya çalışacağım:

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî´nin asıl adı Muhammed Celâleddin´dir.

mevlana ile ilgili görseller ile ilgili görsel sonucu

Efendimiz manasına gelen Mevlânâ adı kendisine Konya´da ders okutmaya başladığı zaman verilmiştir.

Rûmî; Anadolu demektir.

O´nun Rûmî diye tanımlanması daha önceki yıllarda “Diyâr-ı Rum” denilen Anadolu ülkesinin bir vilayeti olan Konya´da uzun süre oturması, ömrünün büyük bir bölümünü Konya´da geçirmesi ve Türbesinin Konya´da bulunmasındandır.

30 Eylül 1207 yılında Horasan´ın Belh şehrinde doğmuştur.

Babası Belh şehrinde “Sultan´ül Ülamâ=Bilginlerin Sultanı” unvanını alan Hüseyin Hatîbî oğlu Muhammed Bahaddin Veled´dir.

Soylu bir ülema ailesine mensuptur.

Muhammed Bahaddin, Belh şehrinde bilgisi, iyi ahlakı ile tanınmıştır.

Halka dinin gerçeklerini sade bir dille anlatıyordu.

Evi çeşitli dini konuların tartışıldığı bir akademi gibi idi. Bu yüzden kendisine "Sultan-ül Ulema" denilmişti.

Annesi Belh emiri Rukneddin´in kızı Mümine hatundur.

Babası Sultan-ül Ulema Bahadddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası sebebiyle 1213 yılında ailesiyle birlikte Belh´ten ayrılıp Nişabir´a gitmişlerdi.

Mevlânâ; Ailelesi ile birlikte yaptıkları seyahatlar esnasında Nişabur, Bağdat, Mekke, Medine, Şam, Halep, Malatya, Erzincan, Karaman, Konya gibi şehirlerde o çağın en ünlü bilginleri ile tanışmış, sohbetlerini dinlemişti.

Nişabur´da Feridüddin-i Attar ile karşılaşmış ve onun ilgisini çekmişti.

Şam´da Şeyh-ül Ekber Muhîddin-i Arabî ile görüşmüştü.

Babasının Maarif adlı eseri O´na rehber olmuştu. Ünlü Horasanlı şairler Senai ve Attar´ın şiirleri ile ilgilenmiş, onların fikirlerini benimsemişti.

1222 yılında bugünkü adıyla Karaman denilen Lârende´ye yerleşmişler burada 7 yıl kadar kalmışlardır.

Mevlânâ;18 yaşında iken 1225 yılında Şerafeddin Lala´nın kızı Gevher hatun ile evlenmiştir.

Bu evlilikten Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlarında 2 oğlu olmuştu.

Eşinin vefatından sonra Kerre hatun ile 2´inci evliliğini yapmış bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı 2 oğlu ile Melike hatun isimli bir kızı dünyaya gelmişti.

Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat babasını Selçukluların başşehri olan Konya´ya davet edince aile olarak 3 Mayıs 1228 yılında Konya´ya yerleşmişlerdir.

Mevlânâ´nın babası Konya´da İblikci medresesinde öğrenci yetiştirmeye başlamıştır.

Babası 12 Ocak 1231 yılında vefat edince babasının öğrencileri ve müritleri Mevlânâ´nın etrafında toplanmışlardı.

İplikçi medresesinde vaaz veren Mevlânâ´yı dinlemeye gelenlerin sayısı gittikçe artıyordu.

Mevlânâ 15 Kasım 1244´de Şems-i Tebrîzî ile karşılaşmış, bu karşılaşma hayatında bir dönüm noktası olmuştur.

Mevlânâ, çevresindeki tecrübe ve bilgi deryasından, devrinin bütün sanat ve ilim hareketlerinden haberdar olmuştu.

Kendisi TÜRK olmasına rağmen Mesnevi´sini Farsça olarak yazmıştı.

Matematik, astronomi, tıp ve simya ilimlerinin terminolojisini bir uzman derecesinde öğrenmişti.

Kur´an, Hadis, Fıkıh, Kelam sahalarında çağının rakipsiz bilgini olmuştu.

Yaşadığı hayatı;”Hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetlemişti.

mevlana ile ilgil görseller ile ilgili görsel sonucu

17 Aralık 1273 Pazar günü vefat etmişti.

Mevlânâ; Ölüm gününe “doğum günü” veya “gelin gecesi” anlamına gelen“ŞEB´İ ARUS” diyordu.

Vefat ettiği zaman Müslüman olsun olmasın Konya´daki bütün insanlar cenazesine katılmıştı.

Müslüman olmayanların cenazeye katılışı Müslümanlar arasında şaşkınlık yaratmış ve onları cenazeye katılmaktan men etmek istemişlerdi.

Cenazeye katılan gayr-ı Müslimler ise; “Biz Musa´nın ve bütün Peygamberlerin hakîkatını onun sözlerinden anlayıp öğrendik.Kendi kitabımızda okuduğumuz olgun Peygamberlerin huy ve hareketlerini onda gördük.Sizler nasıl onun muhibbi ve müridi iseniz biz de onun muhibbiyiz....”demişler ve cenazeye katılmışlardı.

Bu yıl yapılan 736´ıncı Vuslat Yıldönümü ve daha önceleri yapılan yıldönümlerine katılan Müslüman olmayan kimselerin Mevlânâ sevgisi ölümünden bu yana devam edegelmektedir.

Soruda bahsettiğiniz Mevlevilik; Mevlânâ´nın ölümünden sonra oğlu Sultan Veled ve dostları tarafından tesis edilmiş bir tarikattır.

Mevlevilik; Sadece Anadolu´da değil, Asya´da, Avrupa´da, Afrika´da, Arap yarımadasında yaşayan insanları etkisi altına alan bir “Olgun insan” yetiştirme yolu olarak tanımlanmaktadır.

Mevlevilik: Altı yüz yılı aşkın bir süredir Mevlânâ´nın;“Allah´la birlikte olmak” diye nitelendirdiği “SEM”sıyla Müslüman olsun olmasın tüm dünya insanlarının gönüllerine girmeyi başarmıştır.

Mevlânâ´nın fikirlerine büyük önem verildiği gibi insanları en çok etkileyen SEM´sıdır. Sema etmek yani dönmek adeta Mevleviliğin sembolü olmuştur.

7-17 Aralık 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen Vuslat yıldönümü törenlerinde yapılan “sema ayini”ni yetmiş binin üzerinde kişinin izlemesi ve yüz binlerce kişinin bu törenlere katılması Mevlânâ sevgisinin göstergesidir.

Şeb-i Arus gecesi kutlamaları Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre merkezinde saat 19.00´ da başlamış, Cuhhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan,  Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu, Bakanlar, Milletvekilleri, yurt dışından gelen misafirlerin katılımlarıyla gece geç saatlere kadar devam etmiştir.

Hoşça kalınız.

Düşünce, görüş, öneri ve sorularınız için: gazimert333@gmail.com

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4625
EURO
6.1622
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12