HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA
Tarih: 22.12.2016 01:03:44 / 715okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Rusya´nın sözünde durmaması ve sözüm ona Müslüman İran´ın sorumsuz davranışları sonucu; katil Esed kazandı. “Halep düştü..” diyerek sevinç çığlıkları atıyor katiller.. Amerika başta olmak üzere uygar sanılan Batı, laik Esed´in Sünni Müslümanları katletmesine göz yumuyor..

Halep´teki katliama içte ve dışta zafer diye sevinenler, bırakın dindar insan olmayı, ortak değerlerimizin dışına çıkmış kişilerdir.

Oralarda kim var..? İran´ın Şii milisleri, Rusya, Esed rejimi yani katiller.. Bütün dünya seyretti, mahkum edildi Halep.. Katiller Halep´te taş üstünde taş koymadılar.. Bu katiller; sadece Halep´i yok etmediler… İslami kimliği yok ettiler… Camileri yok ettiler.. Oradaki insanlığı yok ettiler… Herkes seyretti. Türkiye´den başka hiçbir ülkeden, hiç kimseden ses çıkmadı.. Birleşmiş Milletler teşkilatı ne işe yarar? Onlardan da ses seda yok… Halep ahhh Halep…

Şii milisler, Rusya ile, İsrail ile, Esed rejimi ile beraber olmuşlar, Halep´te Müslüman kanı içiyor… Tarihi, yerle bir ettiler… Camileri, kiliseleri, hastaneleri vurdular, çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden toplu kıyımlar yaptılar, insanları diri diri yaktılar. Bir milyondan fazla insanı katlettiler, milyonlarca insanı evlerinden barklarından ettiler.

Halep yanıyor. Yanmaya devam ediyor ve bir vahşet yaşandı. Suriye´nin ikinci en büyük şehri Halep, milyonlarca insanın yaşadığı bir tarih mirası idi… Halep kalesi, İslam dünyasının mimari harikalarından. Halep´te Selçuklu, Eyyubi ve Memlük eserleri çok. Elbette Osmanlı eserleri hepsinin üstünde.

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarih kürsüsü hocası Suriyeli Mahmud Zeynel Abidin, Bakın Halep için neler diyor:
“ Son kuşatmalarla Halep´te 200 tarihi eser tahrip edildi.
Halep mimarisinin %70´i Osmanlı eserlerinden oluşuyordu. Tamamı yok oldu. Tahrip edilen 200´e yakın eser var. Bu eserlerden 22´sinin Osmanlı´ya ait olduğunu, hatta 2´sinin Mimar Sinan´a ait olduğunu tespit ettim diyor.

Beşer Esad güçleri, 4 yıldır Halep´i birçok kez kuşatma altına aldı. Ve değişik dönemlerden kalma, özellikle Osmanlı dönemine ait 200´den fazla tarihi eser tahrip edildi. Esad güçleri ile muhalifler arasında çıkan çatışmalarda ve Esad´ın kendi halkının ve şehrin tarihi yapısının yok olmasını düşünmeden kendi halkı olan Haleplilere acımasızca saldırması sonucu şehir tam anlamıyla bir harabeye döndü” diyor Süriyeli Zeynel hoca.

Suriyeli muhaliflerin yalnız kalması sonucu kenti adım adım kuşattılar, yakıp yıkma stratejisiyle muhaliflerin kontrol ettiği bölgeleri bombalarla, ağır silahlarla insansızlaştırmaya çalıştılar. Hastaneler, okullar, pazar yerleri, camiler, fırınlar, sivil savunma merkezleri hedef alındı. Hayata dair her şey yok edilmeye çalışıldı. İnsanlar açlıkla, susuzlukla yok edilmek istendi. Çoğu çocuk ve kadın on binlerce insan hayatını kaybetti. Bazı Haleplilerin ailelerinin kirletilmesini önleyebilmek için alimlerden ölüm fetvası istemesi akılları durduracak davranış. Suriye´de, rejim ve destekçilerinin halkı sindirebilmek için tecavüzü silaha dönüştürdüklerine yönelik birçok rapor bulunmakta.

Halep birkaç gün önce Esed rejiminin eline geçti. Ama rejim öldürmeye devam etti. Sivillerin tahliyesi için uğraşan Türkiye, Rusya´nın işbirliği ile ateşkesi sağladı. Lakin Esed ve İran uymadı, insanları öldürmeye devam etti. Şehir düştüğü halde bunu neden yaptı?

Bir zamanlar Bosna´da yaşananların daha ağır bir şekli Suriye´de yaşanıyor. Esed ve müttefikleri sivillerin katlinden tecavüzlere kadar, insanlık dışı birçok suçu işlemeye devam ediyor. Türkiye bu vahşeti durdurmak için Rusya´yı ikna ederek Halep´in doğusunda sıkışıp kalan yüz binlerce insanın tahliye edilmesi için çaba gösteriyor. Ateşkes ilanından sonra İran ve Esed, ateşkesi ihlal etmeye devam etti. Sözüm ona zafer kazanmışsın, insanlar dışarıdan gelmemiş, kendi vatandaşın; askeri olarak kazanılmış şehirde, katliam yaparak ne elde etmek istiyorsun?

“Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz.” “Bundan iyisi Şam´da kayısı.” İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.” Gibi deyimler ve atasözleri günlük kullandığımız alışılmış sözlerdir. Sanırım Halep, bu manada hafızamızda kendisini en fazla hissettiren şehirdir. “Halep yolunda deve izi aramak.” “Ese dostum, Musa dostum/ Dolaştım Şam´ı Haleb´i/ Koynumdaki kese dostum.” Halep ile ilgili sözlerden bazılarıdır. Hafızalarda sürekli kayıtlı hiç silinmemiş sözlerden birisi de. “Halep orada ise, arşın burada.”

Arşın mesafe ölçümünde kullanılan bir birim ve Halep Türkiye´ye yakın mesafede olduğu için hadi iddianı ispatla, ölç görelim.. Hikayesi; palavracı  adamın birisi, ben Halep´te iken 8 arşın atladım demiş. Orada bulunanlardan  biri inanmadığı için, hadi atla görelim demiş. Palavracı ben Halep´te atladım, burada olmaz ki demiş. Diğer adam neden olmasın canım, “Halep orada ise arşın burada” demiş.

Günlerce Türkiye; Halep´teki facianın durdurulması için, Esed güçlerinin katlettiği sivil insanların kaderine seyirci kalınmamasına, haykırarak dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Rusya, İran, Amerika, BM, dünyanın dört bir yanını arayarak Halep´te ateşkes sağlanmış oldu. Halep´in mahsur ve zalimce ölüme terk edilen insanlarının kurtarılmasına neden oldu.

Halep Haleplilerden temizlendi. Doğu Halep´te, her yer ve birçok kurumlar yok edildi ve binlerce insan dünyanın gözleri önünde katledildi. Haleplilerin Halep´ten tahliyesi için, bir hayat koridoru açıldı ama, İran ve Esed buna da hücum ediyor.

Esed rejiminin muhaliflerinin bulunduğu, olayların başlama noktası olan Deraa´da duvarlara “Rejim er geç yıkılacak” diye yazan ve bedelini canlarıyla ödeyen çocuklar gibi, diğer Halepli çocuklar; üşümüş parmaklarıyla, hayat koridorunda bindirildikleri otobüslerin soğuktan buğulanmış camlarına “Bir gün geri döneceğiz” yazdılar. Bu çocuklar, Esed´in kabusu olmaya devam edecektir. Bunu bilesin Esed.

Seyretme zamanı değil… Birlik olalım, beraber olalım. Mazlum ve mağdurlara her türlü yardımı yapalım. Dua ile sabır, basiret ve ferasetle bu günler atlatılacaktır.
Bu konuda daha yazacak ve sizlerle paylaşacaklarım var. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere. Hoş kalın. Aralık 2016. İsmet Kadıoğlu. Antalya.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: HALEP, ORADA, İSE, ARŞIN, BURADA
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12