EKİZ GOCA ve FADİME NENE
Tarih: 23.6.2017 18:55:24 / 969okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Kükür´deki sülale isimlerinin bazıları: Kadılar, İmamlar, Nağımlar, Arslar, Hasan Nizamlar, Ekizler, Geyikçiler, Köçekler´dir. Tabi Osmanlı döneminde soy isim olmadığından sülale adlarıyla kişiler tanımlanırmış. Kükür ekime müsait olan arazisi olmayan köylerden. Dağlık, taşlık, sarp araziye sahip. Daha çok hayvancılıkla uğraşırlardı. Bu dönemlerde hayvancıkla da yetinilemediğinden okuma oranı bir hayli yüksek olan köylerdendir ve bu günlerde yaşlılardan başka kimse kalmamıştır.

100-120 yıl öncesi Osmanlı döneminde oldukça yokluk varmış. Osman Kömür´ün, Ekizler sülalesi yanında biraz daha varlıklı olduklarını sanıyorum. Buğday ya da arpa unu Osman Gocalar´da bulunurmuş. Değirmende un yapma olanağı da sanırım mümkün değil. Onun için her gün akşama yakın saatlerde, elle, yarma taşı denen taşta arpa öğütülür(Un elde etme. Ayrıca bu işleme taş yarma deniyor); elde edilen un saçta kalın ekmek halinde pişirilir, uygun katıkla da (kendilerinin yayıkla yaydıkları yayık ayranı ve bir kuru soğan, en iyi saçta pişirilen arpa ekmeğinin katığı olmalı) yenirmiş. Her gün Ekizler´den ‘Ekiz Goca´ da taş yarma saatinde gelir o da yemesine ortak olurmuş. Zira onlar daha
fakirmiş ve taşta un yarma onlarda olmazmış. Osman dedeler bir gün Ekiz Goca gelmeden taşı yaralım ve yiyelim demişler. Her günkü saatte ‘Ekiz Goca´ yine gelmiş. Ama bir türlü taş yarılmıyormuş. Goca, bugün siz taş yarmayacak mısınız diye sorunca, biz bugün erken yardık demişler. Goca bunun üzerine, sessizce kalkıp gitmiş. Bu hikayeyi babam rahmetliden dinlemiştim.

Fadime nene ve Gadı emmiyi Kükür- Enişbükü´ündeki babaları Osman Goca malikanesinde ziyarete gittim. Onları gözetlemek için evin üst tarafında bir tümseğe oturup izlemekteyken beni gördü ve “a İsmet gardaşım yeter, enderde hemen ne durun. Gelgeet gelgeet. Yanındaki eşeğimizi de, darı tarlasının üst tarafından getiregel. Geliken de Gadı dayına da sesleniver. Ben duyuramam, sen sesleniver. Orada hemen oturup boturmasın gelsin.”

Evlerinin altı ahır, ineklerin kaldıkları yer. Ahırın hemen üstünde ikinci bir oda daha var. O oda da kiler diyebileceğimiz bir yer. Yiyeceklerden kendi yetiştirebildikleri ya da dışarıdan temin ettikleri fazla olanların orada saklandığını görüyoruz. Daha sonra o odaya girip baktığımda bol miktarda kendi yetiştirmeleri kabakların olduğunu gördüm. Ben de kabak tatlısını severim. Fadime nene “gardaşım çok fazla oldu, sen içinden istediğini al götür, zaten ineklere vereceğiz” deyiverdi. Bu odanın üstünde de iki odalı bir kısım var. Bu tip evlere iki odalı salma ev deniyor. Dağ tarafındaki oda şimdiki şömine, eskilerin söyleminde taş duvar içine oyularak yapılmış ocaklık var. Diğer oda da yatmak için. Nene ve dayının serili durumda yatakları devamlı duruyor.

Üç katlı gibi görünen bu evin hemen çevresinde 100-200 metrekarelik mandallar halinde tarla var. Osman dedenin çocukları arasında bölüşülmüş herkesin payına 700-800 metrekare yer düşmüş. Fadime nenenin evinin hemen dibindeki tarlada darı ekili. Onun içinde de semiz otu(Onların söylemiyle toğmaken) var. Bununla da saç böreği yapılır. Darı unundan yapılan ve insanı uzun süre tok tutan saç böreği o ortamda yenmez mi?

Fadime nene beni karşısında görünce; a datlım gıymatlım iyi ki geldin, a gara gardaşım, nelerdesin, napan, eyi min? Şu an Gadı yok, o da gelince, horantacak eskilerden gonuşup conguldaşıverelim. Gelged gelged aha şuracığa bii inneşiver. Seni iddiba bii gucaklayım, cınnıdan Gadı da gelir, bereber oluruz.
Gardaşım bizi soracak olursan, Gadı´yla ikiciğimiz ocaklığın kenerinde işam odunun ataşına ayaklarımızı uzatıp çömüdüpbotururuz.
Ocaklığın kenerine ataşa yakın otur. Havalar daha soğuk, şu peşkiri de eyice çiğinciklerine sar, gızdırsın. Allah ocaktan ırak bizim yüzümüzden hasta olma.
Dün değel öndüğün, şırıl şırıl yamır yağdıdı, bi de ikiciğimiz zavrağın kenerine oturduyduk yamırı seyrederdik, meğersem dam delinivermiş. Anaaa başımıza bişey damlaa. Asbablarımız yamyaş oldu. Dambaşa çıktım güzelce bi yuvadım.
Acıkdidik undan iki patazınıhamır yoğuruverdim, gızgınca sıkım ve saç böreği eddik afiyetle yedik. Gardaşım bi de seninile börek yapıp yiyelim dedi.

Fadime nene bana diyor ki “a datlım ben ataşı yakıyorum ve hamuru oturduğum yerden yoğuracağım. Ben tarlaya inip toğmekeni toplamam çok zor. Çünkü ayaklarım çok ağrıyor. Sen de toğmeken getir, soğanlı, keşli, içini sen hazırlarsan börek yaparım dedi.” Ve benim yardımımla içini hazırlanması ve pişirmesi bana ait olmak üzere saç böreği yaptık. Börekleri tereyağı ile yağlayıp yanında tulukta yayılmış yayık ayranı ile yedik. Üstüne de darı unundan yapılmış bazlamayla, inek sütünün kaymağını balla karıştırarak yiyip karnımızı doyurduk. Ümmü, Ümmühan ve Eşşe ebelerin ve Mahmut ve Osman dedelerin ve diğer ölmüşlerin ruhuna varması için dua ettik.

Fadime nine şimdilerde dizlerinden ameliyat olmuş yürümekte bir hayli zorlanan hatta astım hastalığı da olan birisi. Şu anda kısa mesafelerde taşınması gereken çuval veya heğbe için bir eşekleri var. Benimle karşılaşınca ve bu sorduklarımı yazacağımı söyleyince eşekle ilgili bir iki hatırası olduğunu söyledi, ben de anlattırdım. Sözlerini değiştirmeden ifade ediş şekliyle sunuyorum.
Fadime nene ve Gadı dayı Enişbükü´nde otururlar. Bahsettiğim Osman Goca´nın oğlu ve gelini. Burası 2000 metre yükseklikteki Toros dağlarının tam dibinde, vadi diyebileceğimiz dere kenarında evleri. Gündüz saat üçten sonra güneş görmeyen dere kenarında. Buranın hemen 200 metre yükseklikte köyün bir mahallesi olan Sazak var.

Fadime nene, “a datlım gıymatlım” diye başlıyor: “Yukarı, Sazağa Gadı dayınla gittik, Gardaşım Ali Gazel´in Kur´anı vardı. Rahmetli oğlu için. Eşeğimize bindim. Gadı önde, ardıcın oraya geldiydik. Adı batmayasıcanın eşeği bir tünglüdü, menzilde taş vardı ve eşeğin üstünden düştüm. Kafam yere geldi, ağrım boynuma döküldü. Gızdım tekrar eşeğe binmedim ve eyi kötü eve geldik. İki üç gün hasta oldum.”

“Yulaf gökleği yolar, kurutur, sonra kışın ineklere vermek için çivliğe yerleştiririz. Çivliğin üstünde kuruması için serili otu karıştırırken bir cömrütledim aşağı düştüm ve bir şeyciğim olmadı. Bir iki gün korkulu olarak geçti.”

Fadime nene, çift sürmek için öküz ya da süt için inek beslerler. İneklere de ot ya da ağaçlardan dal kesip verilir.
“Belime keseri soktum, burunda bahçe var ve bahçedeki dut ağacından sığırlar için dal keseceğim. Elimde bıçkı keser vardı, sırığın üstünden dengemi sağlayamadım, aşağı tarlaya cömürtledim gittim. Ağrı sızım az oldu ama çok korktum. Birkaç gün korkulu bir şekilde devam ettim.”

Fadime nene, “a gardaşım bende eşekle ilgili başımdan geçen kazalarım çok” dedi ve şöyle devam etti: “Köyceğizden geliyorum Jandarma´dan(Ali Özkan´dan) eşeği aldım, dal gırdım eşeğin önüne goydum. Adı batmayasıca yemedi. Ben de eşeğe binmek için köprü g.tünün bu yakasında taşın üstüne çıktım. Taş sivrice. Eşeğe cüüyş dedim, hızlıca üstüne binmek için atladım. Ama çok hızlıca atlamışım ki, eşeğin öbür yüzüne geçiverdim ve düştüm.”

“Akçalan´da zeytin deşirmeye gittim. Gedik Yatağın bu yüzünde.  Gadı eşeği çekiyor bende biniliyim. Düve (yaşı küçük inek) önden gidiyor. Eşekte arkasından gidiyor. Eşek tünğlüdümü ben düştüm. Küstüm, döndüm geriye. Gadı bir sürü zeytun toplamış geldi.”

“Fadime nene” öyle bir yerde yaşıyor ki, iki dağın arasında havaya baktığında birbirine çok yakın iki dağın tepesini ve sadece mavi gökyüzünü görebiliyor. Yani bir “goyağın” içinde yaşıyor. Bu “goyak” ne televizyon ne de telefon çekiyor. Yıllardır bu Anamurluca ve yörenin gerçek Türkçesini kullanmanın dışına çıkamıyor. Eskilerimizi, anılarımızı yaşatan bu “Fadime Neneye” teşekkürler.
Hoş kalın. Haziran 2017. İsmet Kadıoğlu

RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Ramazan arınmanın, bereketin ve rahmetin kaynağıdır. Oruç ve bu ayda yapılanlar kalbi temizler. İyi kalpli kim olmak istemez ki. İnşallah oruç bitti kalplerimiz kinden, nefretten, her türlü kötü düşüncelerden temizlendi. Her güzel yapılan şey, insanlar arasındaki gönül bağını güçlendirir, sosyal dayanışmayı arttırır. Geçirdiğimiz Ramazan ayında; güzel duygularımız kalbimizden çıkarak sosyal hayatı düzenleyen bir uygulamaya dönüşmüştür inşallah.

Ramazanda dostlarımızdan, sevdiklerimizden, yakınlarımızdan uzak kalmadığımızı düşünüyorum. Umarım muhtaçların, yoksulların, ezilenlerin dertleriyle dertlenendik.

Ramazan´da, sakinleştik, yardımlaştık, birbirimizi sevdik, her şeye rağmen inadına sevgi dedik ve olumlu duygularla yüklendik. Bayramda da dost ve akrabalarla birlikte olup; ziyaretler, kucaklaşma, birlikte yemek yeme, piknik yapma gibi şekli gösterimlerle mutlu olduğumuzu görüntüleyeceğiz.

Ramazan Bayramı´nın barışa, huzura, dostluğa, paylaşmaya ve yakınlaşmaya vesile olmasını diler bayramınızı kutlarım.
Mutlu olun. Hoş kalın. Haziran 2017, Ankara. İsmet Kadıoğlu.

 

Anahtar Kelimeler: EKİZ, GOCA, FADİME, NENE
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12