CEHENNEM SEVGİSİZ YÜREKLERDE YAŞANIR
Tarih: 19.10.2017 10:17:47 / 580okunma / yorum
Hanife Mert

/resimler/2017-10/19/1024284657151.jpg

Sevgi varlığı ile insana hayat veren özü hoş görü, şefkat, merhamet, güven, dostluk, kardeşlik, saygı gibi kaynağını Allah´tan alan yüce bir duygudur. Çünkü kâinatın yaratılış gayesi ve insanın mayasıdır sevgi. Allah insanı, dünyayı ve tüm evreni sevgi üzerine yaratmıştır.

    Bu kutsal duyguyu özünde barındıran insanın hayata bakışı, olayları değerlendirmesi, insanlara ve diğer canlılara davranışı sevgiyle olacaktır. Çünkü her insan, diğer insanlarla bir arada yaşamayı ve kendi yalnızlığından kurtulup, başkalarıyla birlikte olmayı ister. İnsan, kendini ve diğer insanlarla olan ilişkilerini anlayabilmek için sevme güçlerini geliştirebilmeli ve tüm canlılarla beraber sevgisini paylaşabilmelidir. Dünya ile olan ilişkisini düşünce ve sevgi üzerine kuran bir kişi kendini tüm evrenle bir olmuş gibi hisseder. Sevgiyle yaklaşır her şeye. Evrende yaşayan tek canlının kendisi olmadığını bilir, diğer canlılara yaklaşımı sevgi ile olur. Sokakta titreyen bir köpeğe merhamet edebilecek kadar, yaralı bir kediye merhem olacak kadar, aç bir kuşa yem, soğuktan titreyen bir yaşlıya ısı, kimsesiz yavrulara kimse, dalındaki çiçeği koparmaya kıyamayacak kadar şefkatli, yaratılanları Yaradan´dan ötürü sevecek kadar merhametli...
   Yaşam bu insanlar için tabiri caizse dünyada cenneti yaşamaktır. Zor durumda olanların yardımına koşmak, sıkıntıda olanların sıkıntısını paylaşarak gidermek, güçsüzlere, fakirlere, çaresizlere, dertlilere çare olabilmek insanı mutlu, huzurlu hissettirir. Özünde huzuru duyabilen insan, kendisi ile barışık, pozitif bir hayat yaşayan kimsedir..Böyle insanların sayıca çok olması o toplumda acı, gözyaşı,yakmak, yıkmak yok etmek anlamına gelen ölümlerin daha asgari düzeyde yaşanması anlamına gelmektedir. Sevgimizi ve onun özünde barındırdığı güzellikleri yaşamalı, göstermeli ve bu yaşantımız başkalarına da referans olmalı. 
Bu sayede İnsanlığın hak ettiği barış, kardeşlik ve adil bir düzenin hüküm sürdüğü bir dünyada rahat, huzur ve refah içinde yaşayanların çok olduğu bir düzen kurulabilsin...
   Sevgiyi yüreğinde hissetmeyi başaramamış insanlar, sevginin özünü oluşturan unsurlardan uzak kalmış demektir. Böylelikle kendilerinden ve toplumdan uzaklaşarak yalnız kalmak, kendisini zayıf ve çaresiz hissederek özgüven kaybı yaşarlar. Çünkü özgüvenin en önemli unsurlarından biridir,  sevgiye layık olabilmek. Kişi, kendisinin sevgiye layık olmadığı inancıyla baş edemez ve güçsüz düşer. Bu duygu ise insanı günden güne zayıflatır. Hata yapma riskini arttırır. Kin, nefret, kıskançlık, maddi tatminsizlik duygularının yoğun yaşanmasına neden olur. Toplumda işlenen suçların kaynağına inildiğinde, temelde sevgisizlik ve dolayısıyla güvensizliğin en büyük etken olduğu uzmanlar tarafından ifade edilmiştir. Çünkü bu insanlar kendi iç dünyası ile barışık olmayan, kendini değersiz hisseden ve dolayısıyla etrafında bulunan her şeyi de değersiz olarak gören insanlardır.. Yüreğinde sevgi, şefkat, merhamet duygularını yitiren insanlar için insanlara ve diğer canlılara zarar vermek sıradan bir durum gibi görürler. Hoşgörü, sevgi ve evrensel dostluğun timsali Mevlana´ nın;”Cehennem insan yüreğindeki sevginin bittiği yerdir.”sözünde ifade ettiği sevgisiz insan modeli çıkar ortaya. Sık sık şahit olduğumuz çirkin olaylar; örneğin bebeklere, çocuklara, yaşlılara, kadınlara,  savunmasız insanlara, hayvanlara yapılan insanlık dışı davranışların sebebi sevgisizliktir. İlginçtir ki sevgisizlik suçunu işleyenlere; “pişman mısın?” diye sorulduğunda, pişman olmadıklarını söylerler. Çünkü bu durumda vicdan, merhamet, hoşgörü, sevgi, saygı duyguları devre dışı kalmıştır. Böyle insanların olduğu yerde hayat diğer insanlar için çekilmez bir hal alır. Her an tedirgin ve korku içinde hissederler. 
   Günümüzde sevgisizlikten kaynaklanan olayların önüne geçebilmek için yapılması gereken önemli işlerden biri de insanlara sevgiyi öğretmektir. Tıpkı Erich Fromm´un Sevme Sanatı isimli kitabında ifade ettiği gibi doktorluğu, mühendisliği, öğretmenliği, marangozluğu öğrendiğimiz bunlara emek ve zaman verdiğimiz gibi sevme sanatını da öğrenebilmemiz gerekiyor.

Sevelim ki sevilebilelim. Sevilebilelim ki kendimize, insanlara, yaşama güvenebilelim. Sevgi yoksa güven, güven yoksa doyum yoktur. 

Muhabbetle
Hanife Mert

Anahtar Kelimeler: CEHENNEM, SEVGİSİZ, YÜREKLERDE, YAŞANIR
Yazarın Diğer Yazıları
Davetlisiniz (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Çifte Mutluluk (10 Eylül 2017 - Pazar)
Utanmaktan Utanma (02 Mayıs 2017 - Salı)
Ye Kürküm Ye… (28 Mart 2017 - Salı)
ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2017 - Cuma)
Kör Düğüm Gibi Sevgi (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kara tren türküsü / Hüzünlü hikayesi (25 Aralık 2016 - Pazar)
Son Pişmanlık Fayda Etmez (13 Ekim 2016 - Perşembe)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun (11 Eylül 2016 - Pazar)
Umudun Bittiği Yerdedir Ölüm (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
İnsanın Yaratılış Gayesi (24 Haziran 2016 - Cuma)
Dünyanın Çivisi mi Çıktı? (25 Nisan 2016 - Pazartesi)
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2016 - Perşembe)
Kibir Hırs Kıskançlık (01 Mart 2016 - Salı)
YAŞAMAK HİÇ KOLAY DEĞİL (25 Şubat 2016 - Perşembe)
Değersizleştirilen değerlerimiz (23 Şubat 2016 - Salı)
Sözün Özü (15 Şubat 2016 - Pazartesi)
Sevginin Gücü (14 Şubat 2016 - Pazar)
Merhaba (04 Şubat 2016 - Perşembe)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.5498
EURO
6.3900
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12