BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA
Tarih: 3.7.2014 23:23:00 / 1042okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Ramazan geldi hoş geldi. Müslümanlara, ramazan ayında oruç ibadetinin huzur ve huşu içinde yerine getirilmesini, orucun, kardeşlik ve barış getirmesini dilerim..

Ramazan, toplumumuzun çoğunluğunun, inanç ve yaşam biçimini direk ilgilendirmektedir. Böylece ramazan ayında neler yapıyoruz, neler yapardık? Eskisi yenisi nasıl bir bakalım.

 Ramazan hicri takvime göre dokuzuncu, mübarek aylardan da üçüncü ayın ismidir.

Oruç, dinimizin beş şartından biridir. Oruç; bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi anlamına gelir. Oruç; tan yerinin ağarmasından güneşin batma vaktine kadar,  şuurlu bir şekilde yeme, içme ve cinsel ilişkilerden uzak durup, nefsi dizginlemek demektir. Oruç; doğan, gelişen, yaşlanan insan organizması için bir dinlenmedir.

Ramazanla ilgili kim ve ne kadar yazı yazmışsa, şu başlıklarla görüyorsunuz. Ya da konuştuğunuz 50 yaş üstü kişilerin ağzında şu ifadelere rastlıyorsunuz. ”Ah nerde o eski ramazanlar.” “Ah nerde kaldı eski ramazanlar.” “Ah o eski ramazanlar gitti.” “Ah! Eski ramazanlar mı?” “Nerde o eski ramazanlar.” İşte söylenenler bunlar. Bu söylemlere ben katılmıyorum.

Kim yazı yazmışsa, kendinden ve de yaşadığı yerdeki ramazandan bahsettiğini görüyorsunuz. Ve her yazının ilk satırı, “Gün geçtikçe eski ramazanlar özleniyor.” Ben bu sözü kullanmayacağım. Ancak hatıralar vardır, o hatıralara bağlı olarak hayaller oluşturulabilir. Onun içinde eskileri yazıp hatırlamalıyız.

Eskiden bizde ramazan için bazı hazırlıklar yapılırdı. Ama daha çok yiyecek için olurdu sanırım. Köyde yaşayanlar bilir, stok yoktu ve yapılamazdı. Önceden olmayan ama iftar ve sahurda gerekli olan yiyeceklerin kısmi hazırlıkları yapılabilirdi. Şimdi; herkesin evinde her türlü yiyecek bulundurulabiliyor. Ve olmayanların da günlük temin edilmesinde sorun olmamakta. Eskiden olmayan ama şimdilerde olan etkinlik hazırlıkları da, yapacak olan kurum ve kuruluşlar tarafından çok düzgün şekilde yapılıyor. Gazete, televizyon ve reklam panolarıyla etkinliğin şeklini, adını ve zamanını bizlere duyuruyorlar.

Bu günün ramazan etkinliklerinden örnekler vermek istiyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait, Taksim’de 5 bin, Mecidiyeköy’de 4 bin kişilik sabit iftar çadırı var. Zeytinburnu Belediyesi, 23 noktada 1500 kişiye iftar organizasyonu. Üsküdar Belediyesi, 20 mahallede 5 bin kişiye yemek. Gaziosmanpaşa Belediyesi, 18 noktada 3 bin kişiye iftar organizasyonu. Bu sene için ilanlarda gördüğüm, 13 belediye de iftar çadırları var. Kadıköy Belediyeleri gibi bazı belediyeler de iftar yemekleri yerine ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı yapmakta.

Antalya Belediyesinde de 15 yerde iftar çadırı kurulmuş. 5 tane sabit merkezde de kumanya dağıtılmaktadır.

Bunların dışında Türkiye’de tüm belediyeler, valilikler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları ile ramazan etkinlikleri yapmaktadır. Maalesef Mersin’de yazılanlardan gördüğüm kadarıyla, ramazan etkinlikleri diğer bazı illere göre daha az.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, “Uluslararası Antalya Ramazan Festivali” ile yerli ve yabancılara Türk ramazan geleneklerini sunacak. Festivalde, Çin, Özbekistan, Bangladeş, Azerbaycan, Hindistan gibi birçok ülkeden gruplar katılacak. Bu ve benzeri etkinlikler insanlara nostaljik geceler yaşatacaktır. Fasıl heyeti, sıra geceleri, Hacivat- Karagöz, gölge oyunları, orta oyunları, halk oyunları, meddah, kanto, gösterileri sihirbaz gösterileri, bu festival ve etkinliklerde insanlara gösterilecek. İnsanlar hem eğlenecekler hem de eski ramazanlarda yapılanları yine görerek yaşayacaklar.

İşte bu dönemlerde belediyeler ve valilikler ile çeşitli sivil toplum örgütleri düzenledikleri, örneklendirdiğim tipteki etkinlikler ve yardımlarla, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma örnekleri sergiliyorlar.

Bu örneklerle, bu günün ramazanları bir başka diyorum. Eskiyi aramıyorum, hatırlıyorum.

Eskiden yaşadığım köyümde, bırak gazete televizyonu, radyo bile yoktu. Yürüyerek 8 saatte Anamur’a gelinebilirdi. 13 mahallesi olan ve bir köşesinden diğer köşesine 8 saatte gidilebilen bir köy. Çok küçük kaynak suyu başında 3-5 ev. Kalabalık bir mahallesi yok. Davarcılık geçim kaynağı. Aile bireylerinin bir kısmı dağda taşta çobanlık yapar. Ramazan kış aylarındaysa, aile fertleri ve yakınlarınla bir miktar beraber olup iftar ve sahurda birliktelik az da olsa sağlanabilirdi. Eğer oruç yaz aylarında ise aile fertlerinin bir kısmı ile köylünün bir kısmı yayladadır. Keçinin sütü ve süt ürünlerinden elde edilenler katık olur. Ekmek ise günlük saç üzerinde arpa veya mısır unundan yapılırdı. Kendi kendinize ve ailenin belli fertleri ile iftarınızı açar gece sahura kalkarsınız ve orucunu tüm zorluk ve güçlüklere rağmen tutarsın.

Ramazanda anamın ev baklavası yaptığını hatırlarım. Günlük üzüm hoşafı da yapardı. Kendi yetiştirdiğimiz, barbunya tipinde fasulye ve böğrülce (Ülübü) yemeklerinin birinin yanında bulgur pilavı ve birde kuru soğan kestin mi, hem iftar hem de sahur yemeği idi.

Çorba da eksik olmazdı. Yalnız şimdiki bildiğimiz çorbalardan değil. Her şey organik ve kendi ürünün. İki tür çorba yapardı anam. Buğday ağırlıklı, sütle yapılan süt tarhanası ve yine aynı şekilde ayranla yapılan ayran tarhanası. Ayran tarhanasının içine birde böğrülce koyup pişirildi mi işte sana iftarlık çorba. Şimdi bu çorbanın tadını arıyorum.

Eski ramazanlarda televizyon yoktu. Siyah beyaz televizyon 1968’de yalnız Ankara’ya 3 gün yayın yapardı. Eskiden olmayan, her ilin iftar saatleri, her kanalda oruçla ilgili bilgiler ve yayın yapılan yöredeki etkinlikleri ve iftar sofralarını tanıtıcı programlarını şimdi herkes izliyebiliyor. İftar sonrası camiler ve kılınan teravih namazı görüntüleniyor. Eskiden yoktu. Ben niye “nerde o eski ramazanlar” diye “ah”lar çekeyim. İyi ki bu günleri yaşıyoruz diyorum.

Köyde cami yok, hoca yok. Anadan babadan öğrenilmiş dini bilgilerle imamlığı çok zor şartlarda yapabilen birinin arkasında bir evde toplanılır teravih kılınırdı. Kadınlar da bu namaza katılırdı. Cemaat 3-5 kişiden oluşurdu. Genelde rahmetli babam teravih kıldırırdı. Bizim evde toplanılırdı. Elektrik yok, gaz lambası bile yoktu. Ocaklıkta (şöminede) odun ve odunun üstünde aydınlanmayı sağlayacak çıra yanardı.

Ben ve amcam oğlu Nihat 8-10 yaşlarındaydık. Evin bir odasında, erkekler önde kadınlar arkada olmak üzere teravih kıldırılır, bizde katılırdık. Namazın içinde selam vermeden otururken ocaktaki ateş sönerse, Nihat dalgınlıkla oturduğu yerden fırlar ateşi tutuştururdu.

Mazi; geçmiş, geçen, hatıra demektir. Hatıralarımızın hatırlanması güzel olandır. Hatırlamalar, “ah” çekerek olmamalıdır.

Ati; gelecek, gelecek olan demektir. Geçmişimiz geleceğimizle ilgilendirilmelidir. Ben geçmiş ramazanları hatırlıyorum ve bu günün ramazanları bir başka diyorum. Ve arkama bakarak Allah’ıma çok şükür diyorum. Hoş kalın.                                                                         

 İSMET KADIOĞLU- Temmuz 2014                                                                                                                                                                                         

                                                                                                                                                                         

 

 

Anahtar Kelimeler: BUGÜNÜN, RAMAZANLARI, BİR, BAŞKA
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12