Bu yazıyı yazmam gerekiyor
Bu yazıyı yazmam gerekiyor
Tarih: 22.7.2015 21:25:31 / 2117okunma / yorum
Mithat Ünal- KIRIK KALEM

Merhabalar… 

Evet neden böyle bir başlıkla giriş yaptığımı merak eden okuyucularımın merakını anlıyorum. Aslında her yazının maddi ve manevi alemde bir karşılığı, bir ifade alanı var ki bir beyinde halk oluyor sonra başka beyinlerin algılaması için ifade alanlarına serpiştiriliyor.
Ben de bu yazıyı yazmadan önce düşündüm ve ‘Bu yazıyı yazmam gerekiyor.´ Dedim kendi, kendime.
Bu gerekliliği de yazının başlığı olarak koymayı uygun buldum.

Takdir sizin…..
Peki yazı ne?....
Efendim yazı, tecrübe ile tecrübesizliğin karşılaştırılması bir anlamda.
Tecrübenin ustalığını tecrübesizliğin reddedişi….

Allah bağışlasın, bizi onlarla mutlu bahtiyar kılsın hepimizin evladı var…
Doğuşlarındaki ağlamaları, sonraki gülücükleri deyim yerindeyse içimizi içimize sığdırmıyor…
Burunlarını sıkmak, yanaklarını mıncıklamak, popolarını ısırmak geliyor içimizden…
Onlar şirinlik yaptıkça bizler mutluluktan havalara uçuyoruz.
Yaramazlıkları belki bir külfet getiriyor ama varlıkları, sağlıkları evin içindeki cıvıltıları bu külfeti önemsiz kılıyor.  Ataları olarak kendimiz, onların bütün ihtiyaçlarını karşılamakla görevli kabul ediyoruz.
Onlar ise zamanla bizim bu düşüncemizi ve davranışımızı fırsat bilip olur olmaz ihtiyaçlarla karşımıza çıkıyorlar.  
İhtiyaçları olmadığı halde keyfiyetlerinin maliyetini de beleşe getirmeye çalışıyorlar.

Ata olarak yanlışlarını dile getirdikçe, karşı durmaya başlıyorlar. Bazen sahte masumiyetlerle istediklerini yaptırıyorlar. Kendilerine olan evlat sevgimizi suiistimal edercesine kullanıyorlar….
Maalesef günümüzün toplumsal kangren hastalığı burada başlıyor. Hele bir de zengin aile evladı ise bunu çok daha kolay suiistimal ediyorlar.
Daha da ilerisi ataya itaatsizlik baş gösteriyor. Bir anne baba, kundağa beleyip büyüttüğü, emzirip canından can verdiği evladının karşısında sanki bir hizmetçi konumuna düşüyor.
Yıllarını verip hayatını kazandığı tecrübeyi evladına aktaramıyor. Evladının gidişatını görüyor ama daha nasihat edecekken onun;
´Öööfff yine başladı.´ dediğini duyuveriyor.
İşte o an kalbine düşen buğz belki de Allah´ın o evladın gelecekteki felaketine vereceği bir onayın başlangıcı oluyor.
Ata yine kalbinin küskünlüğünden evlada gelebilecek felaketi önleyebilmek için binlerce kere Allah´a yalvarıyor. Ama evlat öyle isyankar davranıyor ki, belki de Allahın ıslah makamını aşıp imtihan mevkiine geçiyor.

Sonrası…
Sonrası evladın aşırı isyankarlığının bedeli yükleniyor bütün ailenin üzerine….
Gençlik cüssenize kanınıza gençliğinize  elbette ki güvenin ama şu zamanınızı motor sırtında sosyal (ANTİ-SOSYAL) medya sayfalarında telef etmeyin.
Hırsınızı gemleyin.
Nefsinizin öfkesine yenilmeyin.
Herkesin olduğu gibi sizin de yaşamınızın bir bedeli var.
O bedeli bir asalak gibi Annenizin babanızın sırtına yüklemeyin. Elbetteki ihtiyaçlarınızı ailenizin desteği ile karşılayacaksınız. Ama bunu önce kendiniz başarmaya çalışın. Emin olun belli bir yol kat edeceksiniz.
Yetmediği yerde Annenize babanıza başvurun.
Herkesin yaşamının bir bedeli vardır. Zaruri ihtiyaçlara eyvallah. Ama nefsin aşırı istekleri ehli keyifiyeti,  inanın standart yaşamın onlarca belki de yüzlerce katı maliyettedir. Bir alışıldığı zaman ise geri dönülmez, bir ömür kendinizi, kendinizin de karşılayamayacağı bir israfın içinde bulursunuz. Bunun ötesi ise, gasp, hırsızlık, cinayet ve hem bu hem de öbür dünyanızın felaketi olacaktır.
Allah insan oğlunu yarattı…
Sizi de insanoğlunun içierisinde bir fert kıldı. Buna şükredin.
Yine Yüce Allah sizi bir tek hücreli bir amip yaratsaydı karşı gelebilirmiydiniz? Karşı gelebilirmiydik…?
O halde bize verdiği vücuda, düşünme, muhakeme etme ve ifade yeteneğine şükredelim.
Allah; anneye babaya karşı gelmeyi büyük günahlardan sayıyor.
Annemizin ve babamızın nasihatlerini dinleyelim.
Onların endişelerini anlayalım.
Onların kalbini hoş tutalım, dualarını alalım. Alalım ki onların kalbinin kırılarak bizim felaketimiz olmasın.  
Allh´ın bizi bir insan olarak yaratmış olmasına, sağlığımızı bahşetmesine, yakışıklı bir genç, güzel bir kız olarak vücudumuzu bize hediye etmesine şükredelim.

Aynanın karşısına geçip, ‘Ben ne güzel bir kızım. Komşunun kızı benim yanımda ne ki?´ diyerek havalara girmeyelim. Ben ne yakışıklı bir delikanlıyım. Güçlüyüm, kuuvetliyim. Taşı sıksam suyunu çıkarırım. Bir de şu zavallıya bak.´ Diyerek kapı komşumuzun oğlunu küçümsemeyelim.
Bu endamı veren Yüce Yaratıcıya şükredip, annemizin babamızın kalbini kazanalım. Sevgili Peygamber efendimiz (S.A.V)Efendimizin şefaatini dileyelim.

Mal, mülk, para, zenginlik, bizim sadece sağlıkta daha rahat yaşamamızı sağlar. Ne amansız bir hastalığın çaresi olur, ne de bir kişinin kalbini kazandırır.
Çevremizdeki, ihtiyaçlı insanların ihtiyaçlarından doğan hakları sizin üzerinize bir vebal olarak, kul hakkı olarak gelir.

Bütün bunlara dikkat edelim.
Bakın ülkemizde yılda 15 bin insan sadece  trafik kazasından yaşamını yitiriyor.
Bunun yüzde 70´i 15-25 yaş Arası.

Bunun bir anlamı olmalı. Hayatımızın en verimli çağında nefsimizin hırsına ve asiliğine kendimizi kurban veriyoruz. Ve geride ömür boyu acımızı yüreğinde taşıyacak olan gözü yaşlı anne baba ve boynu bükük sevenler, arkadaşlar dostlar bırakıyoruz.
Gençler gelin hayatın size mutluluk gibi gösterdiği felaket tuzaklarına düşmeyin. 
Hayatın bir bedeli vardır ve onu ancak yaşayarak anlayabilirsiniz.

YAŞAYIN, GÖRÜN, YORUMLAYIN, DÜŞÜNÜN VE SİZDE TECRÜBELERİNİZLE GELECEĞİNİZE IŞIK TUTAN İSMİNDEN GÜZEL BAHSEDİLEN TOPLMUN KABUL ETTİĞİ FERTLER OLUN.
HOŞÇA KALIN. 

Anahtar Kelimeler: yazıyı, yazmam, gerekiyor
Yazarın Diğer Yazıları
Ah şu gazetecilik (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Vizyon, Yeterlilik ve Aday Adayları (21 Eylül 2018 - Cuma)
Fuar, Kriz, Anamur ve Çevremiz (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Büyük Mutluluklar ve Küçük Ayrıntılar (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Bayramı Hak Etmek (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Anamur İçin ise Evet (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Böyleyken Böyle Değil İşte (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
24 Haziran Aritmetiği ve Yerel Seçim (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Anamur mu Tarsus mu, Yoksa İkisi de mi? (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Ramazan Bayramı ve Saltanat (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Lütfen Siyasi Söylemlerde Birleştirici Olun (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Siyasi Söylem ve Üslup (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Erken Seçim ve Anamur Siyaseti (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Emperyalistlerin Psiko-Tuzakları (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Siyaset Şahsiyeti (06 Mart 2018 - Salı)
En Çok Kiminle Konuşuyoruz? (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
Çocuklarda Var Bu Hayatta (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Küçük Gerçeklerin Büyük Mutlulukları (14 Aralık 2017 - Perşembe)
İNSAN (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz (14 Kasım 2017 - Salı)
Siyaset Kavga Değil Hizmet Zeminidir (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
Fuar, Vitrin ve Anamur (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Anamur da Fuarın Seyri ve Canan Hoca (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Anamur´un Vitrini Birliktelik ve Fuar (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Dinimizdeki Sosyal Anlam Ve…. (29 Ağustos 2017 - Salı)
Muhammet´im Umut Verdi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Festival Amacına Böyle Ulaştı (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Okuyucularım En Vefalı Sizsiniz (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
DEMOKRASİ DUAMDIR (18 Temmuz 2017 - Salı)
Bayramı Hak Etmek (30 Haziran 2017 - Cuma)
Derya Gibi Öğretmen (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
Bir Haftada 4 Bayram… (02 Mayıs 2017 - Salı)
İçimizdeki Biz (23 Eylül 2016 - Cuma)
İşte Benim Milletim (08 Ağustos 2016 - Pazartesi)
En Büyük Darbe İftiradır (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Kırmızı Gül…..Anamur (01 Mayıs 2016 - Pazar)
KADIN-ERKEK=İNSAN (07 Mart 2016 - Pazartesi)
Başkan Mehmet Türe ile Şehir Turu (29 Şubat 2016 - Pazartesi)
Yaşatmak ve öldürmek (26 Şubat 2016 - Cuma)
Ak Parti 1934 seçim sonuçları (20 Kasım 2015 - Cuma)
Festivale bir de bu gözden bakalım (01 Ağustos 2015 - Cumartesi)
2015 seçimi Siyasi Partiler ve Reis-i Cumhur (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ben ikna oldum (20 Mart 2015 - Cuma)
Domuz gribi kriz yönetimi ve paronaya (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Aday Adayıma karışmayın lütfen (27 Şubat 2015 - Cuma)
Çocuktan al nasihati (15 Aralık 2014 - Pazartesi)
Meşakkatler ve fark edilmeyenler (02 Aralık 2014 - Salı)
ANAMUR VE BÖLGEMİZ FUARA SAHİP ÇIKTI (20 Kasım 2014 - Perşembe)
İYİ Kİ VARSIN BABA (31 Ekim 2014 - Cuma)
Diyarbakırdan Anamur’a (24 Ekim 2014 - Cuma)
BELKİ MERAK EDERSİNİZ DİYE (22 Ekim 2014 - Çarşamba)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.5498
EURO
6.3900
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12