ANKARA YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU ve SEMİHA ÖZBAYOĞLU (TETA)
Tarih: 3.1.2018 00:04:07 / 944okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

1923-1981 yılları arasında liselere öğretmen yetiştirmede iki kaynak vardı. “Yüksek Öğretmen Okulları” ve “Üniversiteler.”
1891 yılında İstanbul´da kurulan “Darülmuallim-i Aliye” Yüksek Öğretmen Okulu´nun başlangıcı sayılır. Bu kurum 1954-1955 öğretim yılına kadar tek okul olarak öğretmen yetiştirme görevini devam ettirmiştir.

Daha sonra liselere öğretmen yetiştirmek üzere 1959 yılında Ankara´da, 1964 yılında da İzmir´de birer yüksek öğretmen okulu daha açılmıştır. İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde bulunan bu üç okulun hazırlık liselerine, bizim dönemimizde sayıları 89 olan öğretmen okullarından, dersleri iyi olan 8-10 öğrenci seçilir ve son sınıfı hazırlık lisesinde okuyup lise mezunu olması sağlanırdı. Lise mezunu olunca da üniversite sınavına girme hakkını sağlamış oluyordu. Ve sınav sonucu fen bölümü mezunları Fen Fakültesi´ne, edebiyat mezunu olanlar da DTCF´ne (Ankara için) kayıt olurdu. Ve branşlarında bölümlerini bitirenler lise ve öğretmen okullarına atanırlardı.

Bu üç Yüksek Öğretmen Okulu, ilk öğretmen okullarının en başarılı ve seçkin öğrencilerini alma esasına dayalı yeni bir durumdu.

Bir süre lise öğretmeni yetiştirmede ülkenin en köklü eğitim kurumu olma özelliğini koruyan Yüksek Öğretmen Okulları, çeşitli nedenlerle görevlerini yerine getiremez olduğu gerekçisiyle, Öğretmen Okulları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir rapor sonucu 1978 yılında kapatılmış ve Türkiye´nin öğretmen yetiştirme tarihinde önemli bir görev yüklenmiş olan bu okulların görevleri böylece sona ermiştir.

1960-1970 yıllarındaki 89 öğretmen okulu öğrencileri genelde yatılı olup, bu okulların sınavlarına köy ilkokulundan mezun olan öğrenciler girebilirdi. Burada amaç köy çocuklarını bu okullara yerleştirip öğretmen yapmaktı. Yüksek Öğretmen Okullarının kapatılmasıyla sadece bu okulların sonu getirilmiyor köy çocuklarının bu yolla üniversitelere geçişi bir bakıma engelleniyor, ülkemiz nitelikli öğretmen yetiştirme açısından önemli bir fırsatı yok ediyordu.

 Lise birinci ve ikinci sınıfı Mersin Öğretmen Okulu´nda okuduktan sonra Ankara Yüksek Öğretmen Okulu´na gönderilen öğrencilerdendim. O yıllarda Öğretmen Okulları mezunları üniversite sınavlarına giremezdi. Sınava girebilmek için lise mezunu olmak gerekirdi. Bunun için de fark derslerinin sınavına girip lise diploması alınması gerekirdi. Böylece üniversite sınavına girilebilirdi. Aksi takdirde sadece ilkokul öğretmeni ya da iki yıllık Eğitim Enstitüsü sınavlarına girip ortaokullara öğretmen olunabilirdi. Yüksek Öğretmen Okulları Hazırlık Lisesi´ni bitirtmenin amacı ise, lise mezunu olmak ve üniversite sınavlarına girebilmekti. Sınav sonrası yukarıda da bahsettiğim gibi Fen Fakültesi´ne veya DTCF´ne kayıt yaptırıp, pedagoji derslerini (meslek dersleri) de yatılı olduğu için akşamları Yüksek Öğretmen Okulu´nda alıyor ve lise öğretmeni olarak branşlarda mezun olup atanılıyordu.

Bir yıl hazırlık kısmı, dört yıl da fakülte kısmı olmak üzere beş yıl yatılı olarak, aynı odalarda kalmak, beraber yemek yemek, birlikte ders çalışmak, birlikte resim çektirmek, yerine göre sabahlara kadar özel genel problemleriniz için dertleşmek, sırdaş olmak, bazıları için ilişkilerini/özel beraberliklerini daha ötelere götürüp hayat arkadaşı olmak, unutulmayan kalıcı ve karşılaşınca insanı çok duygulandıran dostlukları bize bu okullar verdi ve yıllar sonra çeşitli sebeplerle gündeme getiriyoruz. Ne mutlu bizlere.

Ankara´da bulunduğum bir günde Beşevler´deki eski Yüksek Öğretmen Okulu binalarına yerleşmiş olan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü´nü ziyaret ettiğimde duygulu anlar yaşadım ve “Yüksek Öğretmenli Eskimemiş Eski Dostlar” başlıklı köşe yazımı yazdım. Orada şöyle demişimim: “Yüksek Öğretmen dostlukları, buharlaşmış gibi görünse de, birlikte olduğumuz zaman yağmur misali geri dönecektir ve dönmelidir.”

Ayrıca Kazım Ceylan arkadaşımızın oluşturmuş olduğu “Yüksek Öğretmenliler Unutulmaz” gurubuna katıldıktan sonra hatıralar ve beraberlikler film gibi karşıma gelmeye başladı.
Kazım beyin şöyle bir anlatımına rastladım:
“Necati GİRGİN hocanın eşinin dişi gece çok ağrımakta, dayanmayacak durumdadır. Hoca, arkadaşı olan dişçiyi gece yatağından kaldırır; muayenehanesini açtırır. Muayenehaneye vardıklarında hanımı korkar ve vazgeçer. 
Hoca, dişçi koltuğuna oturur, hiç ağrımayan iki dişini gösterir, "çek beyefendi der.””
Kazım hocanın bu yazısından sonra bazı yaşadıklarımdan aklımda kalanlar film gibi gözümün önüne geldi. Ve seyretmeye başladım. Sizlere de seyrettirmek için Maltepe´deki “İnci Sineması”nın balkonuna davet ediyorum.
Ankara Yüksek Öğretmen Okulu´na, okuduğum Mersin Öğretmen Okulu tarafından gönderildikten sonra, okula kabul edilmek için sınav olmadık. 1966-1967 öğretim yılında okula doğrudan gelip kaydımı yaptırdım.
Hazırlık Lisesi sınıfım Fen F idi. İsmi hatırımda kalan hocalarımız: Edebiyat Melihat hanım, coğrafya Meliha hanım, kimya Fahri hoca ( bu isimden tam emin değilim), fizik Semiha Özbayoğlu(Teta), biyolojiyi hatırlayamadım,  Matematik Necati Girgin´di.

Öğretmen okullarında, lisedeki görülen derslerin bazıları görülmez, görülse de ders saati falan az olur ve biraz daha hafiften alınırdı. Zira meslek derslerine daha çok ağırlık verilirdi. Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi´ni bitirince Üniversite sınavında başarılı olabilmek için bir yıl içinde lise birden itibaren tüm ders kitaplarının konuları anlatılmaya çalışarak özetlenirdi. Bu konuda en hassas ve dikkatli olan fizikçi Semiha(Teta) hocamızdı. Bir dönemde Reşat Otman´ın lise-1 ve Lise-2 ders kitaplarının konularını bitirip 10 tane de yazılı yapmıştı. İkinci dönemde lise son sınıfın kitabını (yine Reşat Otman´ın kitabı) okutmuştu.

Semiha hocamızın bir şekil çizen “arkadeş”i (Yine hatırımda kaldığına göre bu şekilde hitap ederdi.) vardı (Bu kişi Abdullah Yıldız idi.). O günün anlatılacak konudaki şekilleri tahtaya tek tek çizdirir ve kısa öz olarak şekiller üzerinde konuyu özetler ve böylece anlatmış olurdu. Eksiksiz öğrenilmesi, kendi gayretimiz ve çalışmamızla olurdu. Ama ben çok çalışmamız ve eksiksiz öğrenmemiz sonunda fizik dersini sevmiştim.

Okullarda genelde öğrenciler yılın sonuna doğru dersleri kaynatmak ister. Şekil çizen “arkadeş” Abdullah lise-3 konusu olan transformatörlerle ilgili şekilleri çizmeye başladı. Biz de hocayı konuşturuyoruz. Transformatörler kitabın son konuları.  Belki yazılılar da bitti. Tüm öğretmenlerin sevdiği gibi hoca da konuşmayı seviyor. “Şekil çizen arkadeş” Abdullah, şekilleri bir eliyle çiziyor diğer eliyle de çizdiği şekilleri siliyor. Yani bir çiziyor bir siliyor… Tabi yanlış çizildi gibisinden. Bu işlemi son beş dakika kalana kadar devam ettirdi. Hoca saate bir baktı beş dakika kalmış. Arkasını bize, önünü tahtaya döndü ve iki elini havaya kaldırıp avucunun içiyle tahtaya vurarak “aha bunların hepsi transformatör” dedi ve ders anlatılmış oldu. Çok güzel ders anlattığıyla ilgili olduğunu sanmıyorum ama bizi çok ve iyi çalıştırmasıyla ilgili fiziği ben sevmiştim ve Fen Fakültesi´nin de Fizik- Matematik bölümünü bitirdim.

Fizikte hareket konusunda; ‘Vo´ ilk hız, ‘V´ hız, ‘t´ zaman ve ‘a´ da ivme olmak üzere şöyle bir formül vardır. V=Vo+at. Semiha hanım ‘t´ ile ‘+´nın birbirinden ayrılması ve karışmaması için ‘t´ yi kuyruklu yap der ‘+´ gibi yapanlara kızardı. Hilal Arığ arkadaşımız da, Adnan Emiroğlu´na “Adnan ‘t´ kuyruklu mu olsun kuyruksuz mu olsun” der takılırdı.
Bir sonraki yazımda ecel bizden üstün gelmezse, Necati Girgin hocamla ilgili anılar yazacağım.
Hoş kalın. Ocak 2018, Ankara. İsmet Kadıoğlu.

 

Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3257
EURO
6.0572
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12