ANAMUR´U TANIYALIM: ANAMUR´DA ESKİ DÖNEMLERDE YAYLA VE SAHİL EVLERİ
-
Tarih: 19.4.2016 01:17:24 / 1036okunma / yorum
Gazi Mert (SOHBET KÖŞESİ)
ANAMUR´U TANIYALIM: ANAMUR´DA ESKİ DÖNEMLERDE YAYLA VE SAHİL EVLERİ

Anamur´da eski dönemlerden günümüze uzanan yayla ve sahil evleri diğer İl ve İlçelerdeki evlerden farklılık gösterir.

Bu farklılıkta tarih, coğrafya, iklim, Ekonomi, Ulaşım´ın rolü vardır.

Anamur evleriyle ilgili en geniş araştırmayı Anamur´un tarihi ve kültürel değerlerini araştıran, TRT ve Özel televizyonlarda yaptığı söyleşilerle Anamur´u tanıtmaya çalışan merhum Kutlay Alan yapmıştı.

Asıl konumuza geçmeden önce Kutlay Alan hakkında kısaca bilgi vermek istiyoruMerhum

Merhum Kutlay Alan:1935 yılında Anamur´da doğmuş, İlkokulu Anamur´da, Ortaokulu Alanya ve Anamur´da tamamlamıştı.

1951 yılında Hava Teknik Okuluna girmiş, 1953 yılında Astsubay olarak Hava Ordusuna katılmış, 1961 yılında istifa etmişti.

İstanbul´da bir fabrikada müdürlük yapmış, sonra Anamur´a dönmüş, kuyumcu dükkânı açmıştı.

Anamur´un tarihi ve kültürel değerlerini araştırarak araştırdığı konularla ilgili TRT ve Özel televizyonlarda programlar yapmıştı.

Yaptığı araştırma ve söyleşilerini 2 kitapta toplamıştı.

2001 yılında vefat eden Alan 3 çocuk babasıydı.

Merhum Kutlay Alan´la pek çok anı´larımız olmuştu.

Bu anılardan bir tanesini sizlerle de paylaşmak istiyorum.

1987 yılında YILIN ÖĞRETMENİ seçilmiş ve bir PLAKET almıştım.

O yıllarda merhum Kutlay Alan Milliyet gazetesi muhabiri idi. Aynı zamanda TEMA vakfı temsilcisiydi.

Tema Vakfında birlikte çalışıyorduk. Yılın Öğretmeni seçildiğimi duyunca duygulandı Haber yapmak için bana verilen plaketi elime tutuşturarak resmimi çekti ve Milliyet gazetesinde yayımlattı.

Her şey buraya kadar normaldi.

İşin ilginç yanı şuydu: Kendisi kuyumculuk yapıyordu. Plaket kendisinde kalmıştı.

Aradan birkaç hafta geçtikten sonra bir ziyaretimde çekmeceden birbirinin aynısı 2 Plaket çıkarıp bana verdi.

Baktım biri bana verilen normal Plaket, diğeri tıpatıp benzeri olan ve altın yaldızlı ikinci bir Plaket…

Meğer bana verilen plaketin aynısının harflerini altın yaldızlı olarak yaptırmış ve bana hediye etmişti.

“Sana bu yakışır…” sözleri hala kulaklarımda.

Her iki Plaketi şu anda özel kütüphanemde itina ile saklamaktayım…

Ayrıca ANAMUR-91 adlı eserimin basımındaki resimleri DİA fotoğraf olarak bana vermişti.

Merhum Kutlay Alan özel sohbetlerimizde Anamur evleriyle ilgili araştırmalarından da söz etmişti.

Bu araştırmalarını GÜNLÜĞÜM´den özetleyerek sizlerle paylaşmak istiyorum:

Şu sözler merhum Kutlay Alan´ın:

“ …Sohbetimizin önceki bölümlerinde belirttiğim gibi tarih, coğrafya, iklim, ekonomi ve ulaşım Ana­mur ve yayla kesimindeki evlerin yapısında önemli etken oluşturur.

Onlara bir de halkın kültürünü eklediğimizde Anamur evlerini daha yakından tanı­ma fırsatını bulacağız.

Anadolu´da, bölgelerdeki kentlerin aynı karakteri taşıyan ev yapı tekni­ği vardır. Yapı tekniği bölgelere göre çok az farklılık gösterebilir.

Ana­mur´da ise durum farklıdır. Dar bir alanda üç ayrı tipte mesken gözlemek olası. Kazı, bilim, roma döneminden bu yana Anamur´da daimi yerleşim merkezlerinin yanında, yayla kesiminde ikinci konutun var olduğunu gösteri­yor.

Bunlardan Kırkkuyu ve Elbalak Yaylalarına, mil taşı da konulan döşe­me yollarla ulaşılır.

Buralarda ev kalıntısına ise rastlanmıyor.

O dönem insanla­rının günümüzde yaylaya göçen insanların bir bölümünün ev olarak kullan­dığı “EVCİK”lerde mi oturdukları geliyor insanın aklına?

Abanoz, Şıhardıcı, Demiroluk, Güğül Tepesi, Domuz Beleni ve Çandır Yaylalarında Roma dö­nemi kalıcı yerleşim gözleniyor.

Genelde kiremit örtülü yapılar, sosyal tesis­ler, kut tören alanları ve kaya mezarlarının oluşturduğu Nekropoller. Türklerin Anadolu´ya geldiği dönemde yayladaki yerleşim merkezle­rinde, değişken göçebe kabile kampı düzeni yaratıldı.

50 yıl içinde çadırdan evciğe, sayvant adı verilen dik çatılı tipik evlerden sonra ulaşımın kolaylaşmasıyla beton yapılara geçildi.

Kışı, Gerce, Karalar ve Güneybahşiş köylerinde geçiren yörükler, Mart ayı ortalarında Anamur yaylaları ve Ermenek ilçesindeki Barcın Yaylasına göçerler.

Yayladaki çadırlarda oturma alışkanlığını bırakan göçerlerle Ana­mur´dan gelen halkın bir bölümünün evciklerde oturduklarını 80 yaşın üstün­deki kişiler anlatıyor.

*** Evcik, sadece bu yöreye has bir ev şeklidir.

Yerli halk, evcik veya bir eve misafirliğe giden kimseye “Obaya gitti” deyimini kullanır. Evcik; aile fertlerinin sayısına göre 15-20 metrekare alan, eninden kapı bırakılarak 15 metre yükseklikte taş duvarla çevrilir.

Kapının tam karşısına ocak yapılır. İki tarafa çakılan 2,5 metre yükseklikteki çatal uçlu direk üstüne boyuna konulan sırıkla ana çatı oluşturulur.

Duvarla sırık arasına enine bağ­lanan yuvarlak ince dilmeler üstüne, örtü olarak sık iğne yapraklı sedir veya köknar dallan örtülür.

Kapı yerine, büyük baş hayvan girmesin diye çapraz sırık kullanılır. İçerisi görülmesin diye de kilim asılır.

Yılana karşı önlem kedi ile alınır.

Evciklerde yaşam 4-6 ay arasında değişir. Evcik, gelecek yıllar­da yine kullanılır. Evciğin sahil kesiminde de yaygın olduğunu görüyoruz. Tarlada kurulan evcik, çiftçinin barınağı olduğu gibi; tarım işçilerinin, hasat zamanı kullandığı evdir. Saz bitkisi öttü olarak kullanıldığından sahildekilerinin ismi “Saz Evcik”, yayladakiler “Pür Evcik”tir.

***Bir de Sayvant var: Yaz sıcağında yaylaya göçen ekonomik durumu iyi kişiler, sayvant adı verilen evlerde otu­rur.

Çok sayıda evciğin yanında bunların sayısı azdır. Siyah kireçtaşı, çamur harç ve ahşap hatlarla yapılan bu evlerde çatı, tahta ve ardıç kabuğuyla örtü­lüdür. Günümüzde eskiyen örtü yerine çinko kullanılmaya başlandı.

Yayla kesimine karayolu yapılmasıyla yapılarda, beton ve biriket kullanımı ağırlık kazandı. Böylece, yöreye has ev modelleri de kaybolmaya yüz tuttu.

Yayladaki yerleşim merkezleri, gene de kır kamptan başka bir şey de­ğildir.

Bölgelerin kendilerine has yapı tekniği vardır.

Anamur ve Bozyazı ilçeleri ile Beyreli, Ortaköy, Nasrettin, Kaledran ve Çarıklar Köylerinin halkı, kendi bölgelerinde oturur.

Eski yapılarda kullanı­lan yontulmuş taslardan yapılan evlerin duvarlarında kitabe ve taş rölyef de kullanılmıştır.

Her evin etrafı çit veya duvarla çevrilir.Çevlik içindeki evlerin konumu, do­ğu, batı doğrultusundadır. Kapı, pencere menteşeleri isketi çivisi ile demirden yapılan ev ve tarım aletleri, antik kazılarda çıkanların modelinde, seyyar demirciler tarafından yapılıyor.

Kapı ve pencereler, esnek tahtadan yapılır ve damak adı verilen sürgü­lerle kapanır. Kapı içten damak arasına konan kösükle kilitlenir, kösüklenmemiş bir kapı veya zavrak çerçevede oyulan bir delikten; parmak­la açılır.

Odalardaki ocak, kille sıvanır. Çıralık da yanan çıra aydınlatmayı sağlar. İs müheri´den çıkar gider. L şek­lindeki eve, çanta ev adı verilir. Evler genelde ahır üstünde bir katlıdır.

***Anamur Sahil Kesimi: Üç ev türü ortaya çıkarıyor.

Bey ve ağaların yaptırdığı iki katlı çok odalı köşklü evler, çiftçi ve esnafın oturduğu tek katlı çok odalı ev­lerle bir oda bir mutfaktan oluşan toprak örtülü evler. Osmanlı döneminde, eski İçel sınırına kadar yönetimi içine alan Ana­mur Bey´lerinin ev örneğini Ortaköy´de görüyoruz.

***Ağa ve Tüccarların ev tipleri de Anamur, Bozyazı ve Ortaköy´de ço­ğunlukta. Anamur ve çevresinde bahçesiz ev pek yok. Tüm evlerin bahçesinde hurma, portakal, nar, zeytin ve çeşitli meyve ağaçlarıyla ipek böcekçiliği için dut ağaçlan da bulunur. Evlerin zemin katı hayvanlar ve yiyecekleri için, 1. ve 2. katlan evde yapılan işler, yemek, yatak ve sosyal kullanım içindir. Zemin katın cephesi yola doğru, yaşama bölümü güney-kuzey veya güzel manzaraya doğru yön­lendirilir.

*** Zemin Kat: Bu katta ana kapıdan başka, hizmet ve misafir kapısı ol­mak üzere iki kapı daha bulunur. Kapıların önünde taş döşeli meydanlık var­dır. Bu alanlar, deve, at, katır ve eşekle taşınan yükler için bir tür ön depo­dur. Hizmet bölümüne, bahçe bölümündeki kapıdan girilir. Buradan da depo ve kiler olarak kullanılan odalara, ana kapı ve misafir kapısı, yol kenarındadır. Ana giriş kapısından merdivenle birinci kat: Geniş holü, odalar, mutfak, tuvalet ve banyosuyla evin en fazla kullanılan çıkılır.

Birinci bölümüdür. Odaların kapısı, geniş hole açılır. Pencerelerin üstün­ de küçük bir pencere daha bulunur. Bütün odalarda bulunan ocak, kışın ısın­mayı, yazlan da hava sirkülasyonunu sağlar. Ocağın sağ ve solunda pencere bulunur. Mutfaktaki ocak,

daha geniş ve derin tutuluyor. Odalarda, yüklük, duvarlardaki bitişiğinde bir kişinin yıkanabileceği gusülhane , yüklüğün öbür yanında raf dolaplar; bu komplek­sin üstünde musandıra ve tavana yakın bölü­münde uzunlamasına raflar bulunur. Yakın zamana kadar süren ataerkil aile düzeni nedeniyle, evlenen er­kek evlada odanın biri ayrılır. Yeterli oda yoksa kapısı evin içine açılan bir oda daha eklenir. Odaların herbiri, oturma, yatak, yemek ve çalışma odası olarak kullanılır. Odalar tabandan 125 santim yükseklikte çepeçevre ahşapla kaplanır. Odaların gün ışığı aydınlatması ve doğal havalandırma çok iyi he­saplanarak sağlanmıştır.

***İkinci kat: İkinci katın gözde odası köşk, Anamur mimarisinin patentidir.

Evin en yüksek odası köşkün çepeçevre üstü kapalı balkonu da bulunur. Pencereleri, oturan bir kişinin manzarayı seyredebileceği yükseklikten başlar.

Her pence­renin üstünde bir de küçük pencere bulunur.

Köşkün üstü kiremit örtülüdür. Birinci katın üstü ise yuvarlak veya dikdörtgen kalın dilimler üstüne döşenen tahta üzerine sıkıştırılmış 25 cm. kalınlığında toprakla örtülüdür. Yöre halkı, bu bölüme “Dambaş” adını verir.

Dam, yağmurda; antik mermer sütundan kesilen ve yuvak adı verilen silin­dirle yuvanır. Dam toprağının kaymaması için çeleni´ye çepeçevre dikey enli tahta çakılır.

Çöğürtlen  damda su birikmesini önler. Taşdan yapılan kalın yüksek ve çok delikli bacalara leylekler yuva yaparlar. Dam, çok yönlü kullanılır.

Anamur´un başlıca taran ürünlerinden olan mısır, baklagil taneleri ve yer fıstığı burada kurutulur.

***Tek odalı evler: Bir oda bir mutfak evin konumu, yanyana veya T ve L şeklindedir. İhtiyaç duyulduğunda eve bitişik odalar eklenir. Üstüne oda ya­pıldığında geniş bir teras ortaya çıkar.

Anamur evlerinde göze çarpan başka bir özellik de yapı malzemesindendir. Yapılarda, kısmen işlenmiş ya da hiç işlenmemiş moloz taş görülür. ”

İşte Anamur evleriyle ilgili merhum Kutlay Alan´ın araştırmaları ve sözleri bunlar…

Bilmem ki bu araştırmaların üzerine eklenecek bir söz var mı?

Hoşça kalınız.
Yazarın Diğer Yazıları
İSLAMİYET BARIŞTAN YANADIR AMA… (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
KURBAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ... (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YENİ SEÇİLECEK BELEDİYE BAŞKANINA ÖNERİ (21 Temmuz 2018 - Cumartesi)
RAMAZAN BAYRAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… (14 Haziran 2018 - Perşembe)
GAZİ BABAM (07 Nisan 2018 - Cumartesi)
İSLAMDA KUTSAL SAYILAN ÜÇ AYLAR (30 Mart 2018 - Cuma)
GEÇMİŞTEN BİR ANI (16 Mart 2018 - Cuma)
BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… (08 Mart 2018 - Perşembe)
ANAMURLU ŞEHİTLERİMİZ (06 Şubat 2018 - Salı)
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KORKULU RÜYALARI (20 Ocak 2018 - Cumartesi)
BİR YARIŞMANIN ARDINDAN... (20 Ekim 2017 - Cuma)
İSLAMDA İLK ANARŞİSTLER- (15 Ağustos 2017 - Salı)
ORUÇ ÜZERİNE... (28 Mayıs 2017 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (26 Mayıs 2017 - Cuma)
RAMAZAN AYI (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BAHARIN MÜJDECİSİ; HIDRELLEZ BAYRAMI… (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ANI: İLKOKULA NASIL KAYDOLDUM? (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
ÜÇ AYLARIN İSLAM ALEMİ İÇİN ÖNEMİ (29 Mart 2017 - Çarşamba)
DOĞUMUM İLE İLGİLİ BİR NOSTALJİ ( 2 ) (01 Mart 2017 - Çarşamba)
BARIŞA GİDEN YOL SEVGİDEN GEÇER (24 Ocak 2017 - Salı)
SİHİR VE SİHİRBAZLIK ÜZERİNE... (20 Aralık 2016 - Salı)
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİNİN KAYNAĞI (27 Kasım 2016 - Pazar)
KAHRAMAN KADINLARIMIZ (12 Kasım 2016 - Cumartesi)
ANAMUR YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN ARDINDAN (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR… (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ (05 Haziran 2016 - Pazar)
GÜZELLER VE GÜZELLİKLER DİYARI: ANAMUR (29 Aralık 2015 - Salı)
BARIŞ ÜZERİNE... (03 Kasım 2015 - Salı)
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMALIDIR (13 Haziran 2015 - Cumartesi)
TÜRKİYE TERÖR OLAYLARINI HAK ETMİYOR (09 Nisan 2015 - Perşembe)
DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI (06 Mart 2015 - Cuma)
ZİL ÇALDI HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA (07 Şubat 2015 - Cumartesi)
BİR ÖDEV BİR HİKAYE (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
ANAMUR’DAN KIBRIS’A BARIŞ SUYU (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
AKINCILAR VE AKINCILIK... (11 Kasım 2014 - Salı)
SAVAŞ VE BARIŞ ANLAYIŞIMIZ (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GÜNDEMDEKİ OKUL : İMAM-HATİP LİSELERİ... (13 Eylül 2014 - Cumartesi)
OSMANLILARDA HUKUK SİSTEMİ (01 Ağustos 2014 - Cuma)
SEVGİLİ VEDAT ÇELİKBAŞ’IN ARDINDAN... (10 Temmuz 2014 - Perşembe)
ORUÇ ÜZERİNE... (06 Temmuz 2014 - Pazar)
RAMAZANA GİRERKEN... (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
KIZLARIN EĞİTİMİNE İSLAMIN BAKIŞI (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.5498
EURO
6.3900
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12