"ADALET YÜRÜYÜŞÜ ÖNEMLİ GELİŞMELERE YOL AÇABİLİR"
Tarih: 4.7.2017 11:34:20 / 736okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

Taha Akyol´dan bir alıntı yazı şöyle: “Siyasi tarihimizde kitlelerde büyük karşılık bulmuş birkaç kavramdan biri “hürriyet” ise öbürü “adalet”tir. 
Bunlar eksik olduğu için sürekli talep edilmiştir.

1930´larda rejimin “diktatör manzarası” taşıdığını Atatürk de söylemişti. O ortamda kurulan Serbest Fırka, ismindeki “Serbest” (özgür) kavramıyla halkın büyük desteğini kazanmış, ama kapatılmıştı.

27 Mayıs darbesinin uydurma mahkemeyle verdiği idam ve müebbet hapis kararları... Yeni kurulan partilerden birinin adı “Adalet”ti, 1965´te yüzde 52 oyla iktidara gelecekti. 28 Şubat rejimi ülke üzerine bir kâbus gibi çöktüğünde, kurulan partinin adı “Adalet ve Kalkınma” idi. Merkez sağ da tasfiye olduğu için, iktidara geldi, 15 yıldır iktidardadır.”

Yazımın başında peşin peşin düşüncelerimi yazıyorum ve CHP´nin organize ettiği Adalet Yürüyüşü´nü tasvip etmem mümkün değil diyorum. Neden mi? Yazılanlardan anladığım kadarıyla (Basından aldığım örnekler bu düşüncemi doğruladığını göreceksiniz) yürüyüş sanki FETÖ tutuklularını korumak gibi bir algı oluşturdu bende. Ve, PKK ve onun siyasi uzantısı HDP yürüyüşün başarılı olması için sanki dua ediyorlar ve belki de yürüyenler içinde varlar.

Bu peşin düşüncelerimi doğrulayan ifadeleri alıntı yaparak karşınıza getirmek istiyorum: Başlık tırnak içerisinde ve PKK´lı ‘Hüseyin Ali´ takma adıyla Özgür Politika gazetesinde yazan PKK yöneticisi Mustafa Karasu´ya aittir. Bu eşkıya yöneticisi, Kılıçdaroğlu´nun başlattığı Adalet Yürüyüşü´ne destek veriyor.  

Mustafa Karasu, “Adalet arayışçılığında demokrasi ittifakına” başlıklı yazısında “CHP, Enis Berberoğlu´nun tutuklanmasından sonra bıçak kemiğe dayandı diyerek bir Adalet Yürüyüşü başlatmıştır. Bıçak kemiğe dayandı denilmesi, Tayip Erdoğan- Devlet bahçeli faşist iktidarının tüm uygulamalarının artık kabul edilemez hale geldiğinin ifadesidir. Zaten bu faşist iktidarının Türkiye´de yeni bir hegemonik sistem kurmak için baskısını artırması, adaleti ortadan kaldırır” ifadesi kullandığını görüyoruz. 40 yıldır Türkiye´yi bölmek isteyip acımasızca, hunharca, canavarca 40 bin kişinin kanına girmiş canilerle beraber benim yürümem asla mümkün değil. Kusura kalmayın.

Bu cani yönetici sözlerinin bir başka bölümünde şöyle diyor:  “… Bu, gelecek için uyarı anlamı da taşır. Ancak şu anda öncelikli olan yaklaşım, bu yürüyüşün başarıyla sonuçlanmasını istemektir… Adalet arayışçılığı demokrasi rüzgarı haline gelecek, Tayip Erdoğan´ın saltanatına son verebilecektir.”

Siyaset siyasetçilerin işi ama bana düşen iktidar kötü idare ediyorsa sandıkta veririm oyumu sandığa gömerim onu. Demokrasinin olmazsa olmazı budur kardeşim. Görüyorum, beni diktatörlükle değil demokrasi ile idare edecek olanı seçerim. İstediğim gibi vekalet edemeyeni sandıkta boğar yok ederim.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk´ten bir bölüm: “Olağanüstü Hal Yasası´na (OHAL) dayanarak 150 bin kamu görevlisi Fetullahçı Terör Örgütü´yle (FETÖ) bağlantılı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarıldı. Atılanların hemen tüm hakları yandı…” Kanunlara göre, hakimler ne gerekeni yapmalı. Mağdurlar olabilir mi? Olabilir. Ben bu konuda mağdurlarla ilgili bir köşe yazısı da yazdım. Ancak adamlar öyle çöreklenmiş ki her yerde ve her şartlarda adamları var. 40 yılın halı dokur gibi işlenmesi ve hiçbir teşkilatta olmayan gizlilikle. Onun için mağdurların mağduriyetlerinin giderilmesi zaman alacaktır. Ama ağır işleyişine ben de katılmıyorum ve hızlansın diyorum. Saygı Öztürk´ün sözleri yürüyüşün içinde FETÖ tutuklanmalarının da olduğu algısı bende oluşuyor.

Emre Kongar da Adalet Yürüyüşü´ne ne yapıldığı ve HDP´nin yürüyüşteki yeri hakkındaki görüşlerine bir bakalım.
““Şeytanlaştırmak” (demonizing)
 siyaset ve iletişim bilimlerinin çok sık kullandığı bir terimdir: Muhalifini, yerleşik inançlar, özellikle de din ve milliyet üzerinden suçlayarak değersizleştirmek, mahkûm etmek anlamına gelir. 
 Ülkemizde Erdoğan-AKP iktidarı, bütün muhaliflerine karşı bir“şeytanlaştırmak” stratejisi uyguluyor: 16 Nisan´da Parlamenter Demokratik Rejimi bitiren darbeden sonra iyice belirginleşen Tek Adam Yönetimi´nin haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklerine karşı Kılıçdaroğlu´nun başlattığı Adalet Yürüyüşü de bu “şeytanlaştırma” operasyonlarından nasibini alıyor (Arkadaş 16 Nisan´ı darbe kabul ediyor): İlk olarak yürüyüşün bizzat kendisi, PKK ve FETÖ olarak iki ayrı terör örgütü ile ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Gerçeklere çok aykırı olduğu için akla ve mantığa da sığmayan bu iddia pek geçerli olamıyor. Ama özellikle HDP´nin de meşru bir siyasal parti olarak yürüyüşe verdiği destek, derhal PKK ile ilişkilendirilerek, aslında adaletten yana oldukları bilinen bazı kişi ve grupları dahi etkiliyor ve onların tepkisine yol açıyor!...” Hendekleri, özerklik ilanlarını hesaba katmazsak HDP meşru… Sevsinler…

Hülya Koçyiğit´in Hürriyet´ten İpek Özbey´e verdiği röportajdan bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum:  Koçyiğit, Türkiye politikasını ilgilendiren konulardan bahsetmiş. Koçyiğit sakin, şeffaf ve net düşünceleri olan, bunu açık bir şekilde ve cesur bir şeklide cesaretle söyleyebilen biri.

Hülya Koçyiğit´in bu röportajından bazı alıntılar şöyle: “Özellikle” Başımızda bir diktatör var” söylemine katılmıyorum.” Herhalde Adalet Yürüyüşü´nün gerekçelerinden birisi, Türkiye bir diktatör tarafından idare edilir ve adalet uygulanmıyor. Diktatör ne derse o oluyor.
Bir başka sözü: “İnsan hakları noktasında yıllarca eksiklerimiz vardı ve ne mutlu ki AKP hükümeti bu konuda önemli adımlar attı. İfade özgürlüğü diye bir şeyle tanıştık. İnsanlar fikirlerini söylemekten daha çok korkardı.” Doğru değil mi; başımızda diktatör var ama bu nasıl diktatörlükse, diktatöre isteyen istediği kadar hakaret edip küfredebiliyor.

“Gazetecilik yaptıkları için bu insanların suçlu olduklarına inanmıyorum ben. Teröre hizmet eden insanlar var. Her eline kalemi alan, her gazeteye yazı yazan gazeteci değildir.” Ben maddelerin içeriğini bilmiyorum ama Berberoğlu devletin gizli sırlarını ifşa etmekten, tam olmasa da vatana ihanetten ceza yedi. Gazeteci olduğu için değil. Devletin gizli sırlarını bir başka gazeteciye verdi o bu bilgileri yayınladı.

“Dışarıdan talimatlarla yönetilen, bağımlı kılınan bir ülke olmak istemiyorum. Bana bunun işaretlerini Cumhurbaşkanım veriyor. Bir ecnebi, ülkeme hakaret ettiğinde, ben de onun gibi dimdik durmak istiyorum. O zaman istedikleri gibi bize tokat atamayacaklarını düşünüyorum.”
Doğru şu anda Ortadoğu konusunda hem Rusya, hem de Amerika Türkiyesiz olamayacağını anladılar ve her ikisi de Türkiye´yi saf dışı bırakmaya çalışsa da tedbirli davranmakta olduklarına şahit oluyoruz. Dik durmak ve kararlı olmakla ilgili olduğunu düşünüyorum.

“Özellikle kendi canlarını yakan bir vakanın üzerine yürümeleri beni heyecanlandırmıyor. Ama ülke adına yaşadığımız bir olaydan sonra Yenikapı buluşması gibi bir toplanma olsaydı, koşturarak oraya giderdim. Ama bugün sadece Enis Berberoğlu için yürüyüp adalet istiyoruz demek eksik geliyor bana. … Ülke adına yaşadığımız bir acının, korkunun ya da dışarıdan bir baskının ardından böyle bir şey yapılmasını isterdim.” 15 Temmuz´da HDP hariç tüm partililerin meydanlarda tankların önüne yatarak direnmelerine herkes şahit. İşte PKK´nın ve onun siyasi uzantısı HDP´nin bu yürüyüşü desteklemesi, ayrıca Fetö´den dolayı tutuklananların ve görevden uzaklaştırılanların haklarını savunur görüntüsü, beni bu hareketten uzak durmam gerektiğini düşündürüyor ve bu yürüyüşe katılmıyorum.

Bu yürüyüş hakkında kimin ne dediği ve nedenleri hakkında yazmayı düşünmemişken bir vesileyle araştırdım ve illa ki evet ya da hayır demek yerine Koçyiğit´in düşüncelerinin altına takip edebildiğim ve anlayabildiğim kadarıyla imza atabileceğimi düşündüm ve onun düşüncelerini sizlerle basından alıntı yaparak paylaştım.  Bunları incelediğimde aynı doğrultuda düşündüğüm görüşler. Bu düşüncelere sahip kişi Türkiye´de elini taşın altına koymada çekinmeyen ve topluma mal olmuş aydın bir sanatçı. Bana göre iyi bir sanatçı, iyi bir anne, iyi bir vatandaş Hülya Koçyiğit.
Hoş kalın Temmuz 2017, Ankara. İsmet Kadıoğlu.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.8113
EURO
6.7288
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12